“15 senedir göçmenlerin hakları için istikrarlı bir şekilde mücadele ediyorum. Ben her zaman olduğu gibi, seçmenlerin görüş, temenni ve dileklerini esas alarak onlarla ortak bir çalışmaya hazırım”
ALİ ÖZŞERİK / BERN
İsviçre’de 20 Ekim’de yapılacak seçim ile 200 kişilik Federal Meclis ile 46 kişilik Kantonlar Meclisi (Senatörler Meclisi) üyeleri seçilecek. Mektupla oy kullanma işleminin 25 Eylül’de başladığı seçimde çok sayıda Kürdistanlı ve Türkiyeli aday da yarışıyor. Farklı kantonlardan, farklı partilerden Federal Meclis’e girmek için yarışan milletvekili adaylarına, seçmenlerin neden onlara oy vermeleri gerektikleri ve seçilmeleri halinde nasıl bir çalışma yürüteceklerini sorduk. Sözü ilk olarak Basel kantonundan seçim yarışına katılan Kürt adaylar Sibel Arslan ve Mustafa Atıcı’ya veriyoruz.
Atıcı, SP’den meclise aday
2004 yılından itibaren Sosyalist Parti’den (SP) Basel Kanton Milletvekili olan Mustafa Atıcı, 2015 yılındaki Federal Meclis seçimlerinde az bir farkla parlamentoya girememişti. Basel kantonunda SP listesinden yeniden aday olan Atıcı, İsviçre Demokratik Kürt Toplum Merkezleri başta olmak üzere kentteki birçok göçmen örgütü tarafından da destekleniyor. Akıcı, parti içerisindeki ön seçimde delegelerden en fazla oy alan ikinci kişi. “Basel kantonunda seçim listelerinde adaylık sıralaması yok, hangi aday en fazla tercihli oyu alırsa o seçilir” diyen Atıcı, 20 Ekim’e kadar yoğun bir seçim çalışması içerisinde olacağını söyledi.
Önceliği göçmenler
İsviçre bir göçmen ülkesi olsa da göçmenlerin sorunlarına karşı duyarsız olduğunun altını çizen Atıcı, “Bu sorunların başında, iş imkanları, dil ve göçmen çocukların okullardaki sorunları geliyor. Maalesef bu sıkıntılardan dolayı, bir iş yeri bir eleman çıkaracaksa, önce göçmen asıllıları çıkartıyor veya birçok meslek işletmesi göçmen çocuklarına sadece mecbur kaldığında imkan veriyor” dedi.
İşsizliğe çözüm
Bütün siyasi partilerin düşük yeterlilik gerektiren iş alanlarının ortadan kaldırılmasına taraftar olduğunu ifade eden Atıcı, “Bu iyi mesleği olmayan insanların otomatik olarak işsiz kalması demektir. Bu konuda kesinlikle duyarlılık yaratmak lazım. Okul öncesi eğitim, meslek eğitiminin günümüz koşullarına uygun olması ve 50 yaş üstü kişilerin işsiz kalmaması için veya işsiz kaldıklarında tekrar iş bulabilmeleri için çalışmalar yapacagım” diye konuştu.
İsviçre politikasının İsviçre’de yaşayan insanlara uygun olmadığını vurgulayan Atıcı, özellikle çocuklar ve gençlere öncelik vereceğinin altını çizdi: “İlkokul seviyesindeki çocukların yüzde 56’sı göçmen kökenli, Bern’de İsviçre’nin de geleceğini oluşturan bu çocukların ve gençlerin eğitimde, iş hayatında ve sosyal hayatta eşit haklara sahip olmaları için mücadele edeceğim. İsviçre genelinde temel eğitimden sonra (genelde 9. sınıf oluyor) ögrencilerin yüzde 13’ünün okul veya meslek yeri yok. Bu öğrencilerin içerisinde göçmen asıllı cocukların oranı yüzde 87. Bu iki rakamda bu gençlerin geleceği için bir felaketi gösteriyor. Amacım temel eğitimden sonra boşta kalan gençlerin sayısını yüzde 5’in altına düşürmek. Bu benim Federal Parlamento’daki en büyük hedefim.”
Seçmenlerle ortak çalışacağım
Geçen milletvekili seçimlerinde 90 oy gibi küçük bir oyla kaybettiğini hatırlatan Atıcı, “15 senedir kesintisiz olarak İsviçre’nin her yerinde SP Partisi içerisinde göçmenlerin hakları için istikrarlı bir şekilde mücadele ediyorum. Kaldığım Basel kantonundaki pratiğimi seçmenler bildikleri için her seçimde daha fazla destek oldular. Ben inanıyorum ki bu seçim de seçilmem için daha fazla mücadele vereceklerdir. Ben her zaman olduğu gibi, seçmenlerin görüş, temenni ve dileklerini esas alarak onlarla ortak bir çalışmaya hazırım” mesajı verdi.
İkinci kez Yeşiller’den aday
“Göçmen politikacıların tecrübe kazanmaları ve göçmenlere yönelik doğru politikaların belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle Federal Parlamentoya tekrar adaylığımı koydum”
2015 yılında İsviçre Federal Parlamentosu’na seçilen Sibel Arslan ise partisi Yeşiller tarafından yeniden aday gösterildi. Federal Parlamentoya partisi BastA tarafından Basel kantonundan yeniden aday gösterin Arslan, İsviçre Parlamentosu’ndaki 4 yılı boyunca Dışişleri, hukuk ve mahkeme komisyonlarında çalışmalar yürüttü, meclise 60’a yakın önerge sundu. Parlamentodaki en etkili ve üretken vekiller listesine giren Arslan, göçmen kökenli milletvekillerinin parlamentodaki sayısının artmasının önemine vurgu yaparak, “Göçmen politikacıların tecrübe kazanmaları ve göçmenlere yönelik doğru politikaların belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle Federal Parlamentoya tekrar adaylığımı koydum” dedi.
Kadınların, göçmenlerin sesi
Çalışmalarının odağında toplumun dezavantajlı kesimlerinin yaşam koşullarını iyileştirmek ve hak eşitliğini gerçek anlamda sağlamak bulunduğunu ifade eden Arslan, “Bu çerçevede öncelikli olarak göçmenlerin, dar gelirli insanların, kadınların, gençlerin ve kiracıların hakları için mücadele ediyorum” diye belirtti.
İklim sorunlarına adil bir çözüm
Bütün dünyada olduğu gibi sosyal hakların ekonomik güçleri elinde bulunduranlar tarafından sürekli budandığının altını çizen Arslan, yeniden seçilirse öncelik vereceği çalışmaları ise şöyle özetledi: “Eğer tekrar seçilirsem önümüzdeki dört yıl içinde sosyal hakları korumak ve genişletmek için çalışmaya devam edeceğim. Kadın hakları, özellikle de ücret eşitliği konusunda verdiğim mücadele basına da yansıdı. Kadınların hakları için yılmadan çalışacağım. Çevre ve iklim sorunları sadece dünyamızın geleceğini değil, artık gündelik yaşamımızı da tehdit ediyor. Yani iklim sorunlarına adil bir çözüm istiyoruz. Hem yasadığımız ülkede, hem gelişmekte olan ülkelerde.”
Sol bloğu güçlendirmek elimizde
Oy kullanmanın önemine vurgu yaparak, “Her kullanılmamış oy, söz hakkını da kullanmamak anlamına gelir” diyen Arslan şöyle devam etti: “Parlamento’da Yeşiller ve sol bloğu güçlendirmek bizim elimizde. Komisyon dağılımları parlamentodaki grup büyüklüklerine göre yapılıyor. Ve en önemli iş komisyon çalışmalarında bitiyor. Dört sene önce ne kadar Basel-Stadt’ta BastA! ve Yeşiller olarak koltuğu muhafazakarlardan aldıysam da, tüm İsviçrede bir sağa kayma söz konusu. Önümüzdeki seçimlerde tekrar sağ blok 6 parti olarak bu koltuğu benden alabilmek için birlik oldular. Burada şahsım için söylemiyorum ama bu koltuğun kaybedilmesi, muhafazakarların kazanması anlamına gelecektir. Geçen seçimlerden bu yana ne kadar kantonlarda en çok kazanan parti olsak da, Federal Parlamento’da da Yeşilleri ve bizlere yakın duran kisileri seçmek ulusal parlamentodaki siyaseti güçlendirecek. Böylece Avrupa Konseyi’ne de Yeşillerin tekrar girme hakkı olacak.”
Dört yıl boyunca Federal Parlamento’da önemli bir tecrübe elde ettiğini ifade eden Arslan, “Bu tecrübeyle daha büyük işler başarabileceğime inanıyorum. Bu nedenle seçmenlere bir kez daha beni ve yaşadıkları her şehirde siyasi görüşlerini paylaştıkları arkadaşlarımı oylarıyla desteklemeleri ricasında bulunuyorum” çağrısında bulundu.