İsviçre Gündemi
Gözler Strasbourg'da. Kürdistan'da yaşanan günlük gelişmeler, katliam haberleri İsviçre'de sürekli eylem halindeki Kürtleri bu seferde Strasbourg çadır eylemine yöneltti. Neredeyse günlük olarak ve özellikle hafta sonları eyleme destek için Strassbourg'a akan Kürdistanlılar, eylemde sonuç alınıncaya kadar desteklerini sürdürmekte kararlı gözüküyorlar.
Günlük ve haftalık yaşamlarının merkezine Strasbourg eylemini koyan kitlelere, her hafta yeni isimler katılıyor. Eylem devam ederken, geride kalanlar parlamento, basın ve sivil örgütlerle hem eylemin amacını paylaşıyor hem de günlük katliamlara karşı hükümet ve kurumları harekete geçirmeye çalışıyorlar. Parlamenter ve aydınların öncülük ettiği "katliamlara karşı harakete geçme ve hükümeti yaptırımlara zorlama" imza kampanyalanı da giderek büyüyor.
Sınırdışılar başlıyor
İsviçre'de 2009 yılında halk oylamasıyla kabul edilen "Suç işleyen yabancıların sınırdışı edilmesi" kararı yürürlüğe giriyor. Bu yılın şubat ayında eski önerge sahibi İsviçre Halk Partisi (SVP)'nin "Yaptırım yasası" adı altında suç kapsamını genişleten ve mahkeme kararları olmaksızın sınırdışı edilmesini kapsayan halk oylaması ret edilmiş olmasına rağmen yürürlüğe girecek yasa da yabancılar için büyük tehlike oluşturuyor. Sınırdışı suçlarında ret edilen yasa ile eski yasanın tek farkı suçun tekrarlanması ve mahkeme kararlarının esas alınmasıdır.
Yürürlüğe girecek yasanın kapsam bakımından ret edilen yasadan çok fazla farkı bulunmuiyor. Tecavüz, sosyal yardımların kötüye kullanılması, cinayet, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlar yanında, yasadışı örgüt kapsamına alınan oluşumlara destek ve maddi yardım sağlamak gibi suçları da sınırdışı kapsamına alınıyor. 1 Ekim 2016 yılında yürürlüğe girmesi kabul edilen yasa kapsamına 2 milyon kişi giriyor. Yürürlüğe gireceği tarihten itibaren geçerli olacak yasa, Demoklesin kılıcı gibi sürekli göçmenlerin başında sallandırılacak gibi gözüküyor.
SVP savcıları denetleyecek
Son halk oylamasında yenilgi alan ve 'Yaptırım yasası'nı halka kabul ettiremeyen SVP, şimdi de yürürlüğe girecek yasa hakkında karar verecek hakimleri izleyeceğini açıklayarak, yenilgiyi kebul etmediğini gösterdi. SVP adına yapılan açıklamada "Kimin kazanıp, kimin kaybettiğini göreceğiz" açıklaması yapılarak, yabancı düşmanlığından vaz geçilmeyeceği mesajı verildi. SVP son referandumda yalnız kalmasna rağmen yüzde 40 oranında "Evet" oyu almıştı. Siyasi partiler, hükümet, sendikalar, işverenler birliği, ünevirsitelerin karşı olduğu "yaptırım yasası" halk oylamasında SVP'nin parlamento seçimlerinde aldığı oylardan fazla oy alması SVP tehlikesinin süreceğini de gösterdi.
AB giriş başvurusu iptal
İsviçre Parlamentosu 1992 yılında Avrupa Birliği'ne yaptığı giriş başvurusunu geri alıyor. SVP'nin girişimleriyle gündeme getirilen öneri kabul edildi. 1992 yılında AB'ye giriş halk oylamasına sunulmuş ama ret edilmişti. Başvuruyu geri çekmeyen ve üyeliği ileriki yıllara erteleyen İsviçre'nin son oylamayla AB'yi ret etmesi Ulusal Parlamento ile Federal Parlamentoyu karşı karşıya getireceğe benziyor. Hükümetin karara karşı nasıl bir tutum alacağı ise merak konusu.
Sol partiler Ulusal Parlamento kararının fazla bir öneminin olmayacağını, başvurunun devam edeceğini ve SVP'nin girişiminin şov ve gündem yaratmaktan ibaret olacağını savunuyor.