İsviçre Gündemi


İsviçre hükümeti, Türkiye konusunda siyasi partiler ve kamuoyunun baskısı altında. Bu baskı giderek de artacağa benzer. Hem Kürdistanlılar sürekli eylem halinde, hem de basın ve siyasi partiler Türkiye'ye karşı somut yaptırımlar için harekete geçilmesinden yana. Tam da bu süreçte İsviçre Dışişleri Bakanı Didier Burkhalter’in Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'yla görüşmesi birçok çevre tarafından tepkiyle karşılandı.

İsviçre Dışışleri Bakanı Burkhalter, Çavuşoğlu'yla görüşmesi üzerine gelen eleştirilere yanıt verdi. Birçok gazetede yer alan Burkhalter’in açıklamasında, "İsviçre bağımsız bir dış politika yürütmektedir. Uluslararası birçok konuda arabuluculuk yapan İsviçre buna göre davranmaktadır. Türkiye'ye yönelik kaygı ve eleştirilerimizi ilettik. Biz bu eleştirilerimizi diyaloğumuzu kesmeden söylemeye devam edeceğiz. Kıbrıs, Ermeni vb. konularda arabulucu ülkeyiz. Bu eğer birgün aktörler de isterse Kürt sorununda da arabulucu olabileceğimizi gösterir. Siyasi aktörler bunun bilincindedir" şeklinde resmi politikaları özetledi. 

Diplomata yasak

İsviçre hükümetinin kendine göre sıraladığı bu nedenlerle Türkiye'ye eleştirilerini sürdüreceği ama "kızdırmaktan" da kaçınacağı anlaşılıyor. Nitekim İsviçre Dışişleri Bakanlığı, daha önce Ermenistan’da büyükelçi olarak görev yapmış olan Lukas Gasser’e, Zürih’te “Ermenilere Soykırım” konusunu ele alan bir kitabını tanıtım paneline konuşmacı olarak katılmasını yasakladı. Dışişlerinin bazı konulardaki arabuluculuk rolü nedeniyle Türkiye ile sorun yaşamak istemediği açıkça dile getirildi. 

İsviçre’nin bu resmi politikalarına kamuoyunu, siyasi partileri ne kadar tatmin edip etmeyeceğini izleyerek göreceğiz. Ama tarafsızlık ve arabuluculuk gerekçelerinin bütün dünyada tecrit olmaya başlayan bir gücü meşrulaştırmaya ve kabul edilebilir kılmaya yaramasının da İsviçre'nin ilkeleri ve uluslararası hukuka ters düşeceğini hatırlatmak isteriz. 

Lozan kabadayılığından geri adım

Geçtiğimiz haftalarda Erdoğan'ın Lozan kabadayılığı gündemi hayli işgal etti. Türkiye rest çekti, ‘kandırıldık, tanımıyoruz’ lafları havada uçtu. Lozan'a ev sahipliği yapan İsviçre'de bu soru Çavuşoğlu’na soruldu. Restin esamesi okunmadı. 

İşte Çavuşoğlu’nun NZZ'de yayınlanan sözleri: "Lozan anlaşmasını tanımamak gibi bir sorunumuz yok. Lozan anlaşması geçerlidir." Bu açıklama da gösteriyor ki; Erdoğan iktidarı içeride gürlerken, Türkiye sınırları dışına çıktığında süt dökmüş kediye dönüyor.