ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH
Türkiye 7 İsviçre vatandaşını tutukladı ya da ülkeden çıkışına ambargo koydu. İsviçre Dışişleri Bakanlığı bu bilgiyi doğrularken, mağdur sayısının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. İsviçre’den Türkiye’ye giden bazı kişilere de ajanlık, muhabirlik dayatıldığı da verilen bilgiler arasında.İsviçre’nin Tages-Anzeiger gazetesi, Türkiye’de tutuklanan ya da yurt dışı yasağı konan İsviçre-Türkiye vatandaşlarını gündeme taşıdı. Kamuoyuna ve sosyal medyaya daha önce de yansıyan tutuklamaların yeniden gündeme getirilmesi, Türkiye’ye gidecek olan İsviçre vatandaşı Türkiyelilere uyarı niteliği de taşıyor.
Gazetenin bildirdiğine göre Türk hükümeti, İsviçre’de ikamet eden Türk vatandaşlarının yanı sıra Türkiye-İsviçre çifte vatandaşlarına da İsviçre’ye dönüş yasağı koyuyor. Haber esas olarak çifte vatandaşları konu ediniyor. Gazete, vatandaş olmayan ama İsviçre’de ikamet eden kaç kişinin tutuklanmış olduğu bilgisine ise yer vermiyor.
Suçlama: Erdoğan’a hakaret!
İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı (EDA) habere ilişkin yaptığı açıklamada, 7 kişinin tutuklandığı ya da İsviçre’ye dönüşlerinin engellendiğini kabul ediyor. Söz konusu kişilerin ise Kürt oldukları ya da sosyal medya hesaplarından ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlarından alındıkları belirtiliyor. Haberde bu kişilerden birinin Basel’de oturan bir Kürt’ün eşi olduğu ve tutuklanvma nedeninin ise eşinin paylaşımlarının suç sayılmasından kaynaklandığı belirtiliyor. Bir süre tutuklu kalan ve şimdi tutuksuz yargılanan kadının bir çocuk dünyaya getirdiği ve buna rağmen ülkeyi terketmesinin yasaklandığı vurgulanıyor.
OHAL’den dolayı binler mağdur
EDA Sözcüsü Pierre-Alain Eltschinger, Türkiye’de 2016 darbesinden sonra benzer olayların arttığına dikkat çekerek, sorunun çifte vatandaş olanlara ilişkin yasal destek sağlanmamasıyla ilgili olduğunu belirtiyor. Sözcü, bu durum nedeniyle tutuklanan ya da ülkeye çıkış yasağı konan çifte vatandaşlarla ilgili daha fazla ileri gidemediklerine dikkat çekiyor. Gazete haberini Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildiğini ve o günden bu yana yurt içi ve yurt dışında binlerce Türkiyeli’nin suçlandığı ve tutuklandığını hatırlatarak bitirdi.
Çifte vatandaşlık desteği etkiliyor
Yeşiller Bern Kanton Milletvekili Haşim Sancar konuya ilişkin sorularımızı yanıtladı. Sancar İsviçre Dışışleri Bakanlığının çifte vatandaşlık nedeniyle hukuksal destek verilemediğini açıkladığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Asıl temel konu Türk devletinin demokrasiden uzak sergilediği tavırdır. İnsanların sosyal medyada belirttikleri fikirlerinden dolayı tutuklanması, soruşturulması düşünce özgürlüğünün ihlalidir. Bunlar demokratik bir ülkede olmaz. Bunu yapan bir devlet her şeyden önce kendisini yıpratır.”
Ajanlığa zorlanıyorlar
Türkiye’ye girişi engellenen ve ismini vermek istemeyen Türkiyeli bir yurttaş da gazetemize yaptığı açıklamada; mağdur edilen sayısının kamuoyuna yansıyandan azımsanmayacak derecede fazla olduğunu vurguladı.
Bazı tutuklanan isimlerin gündeme geldiğini ama tablonun çok daha vahim olduğunun altını çizen yurttaş, şunları söyledi: “Tutuklananlar, kamuoyuna yansıyanlardan çok fazla. Bu insanlar yeniden İsviçre’ye geldiklerinde konuyu gizli tutuyorlar. Zira yeniden gittiklerinde tutuklanacaklarını düşünüyorlar. İktidar da zaten bunu yapmak istiyor. Bazı isimlere de ajanlık, muhabirlik dayatılıyor. Geldikleri ülkede kimlerin hangi faaliyetler sürdürdükleri, konumları hakkında bilgi vermeye zorlanıyorlar.”