İsviçre Gündemi

İsviçre’de yayınlanan haftalık “Die Weltwoche” dergisi, geçen hafta manşette verdiği haberde, basının ırkçılıkta ne denli çirkinleşebildiğini ve sınır tanımazlığını gözler önüne serdi.
Derginin “Romenler’in İsviçre’ye hırsızlık seferi” manşeti, elindeki silahını objektife çevirmiş bir Romen çocuğunun büyük boy fotoğrafıyla yayınlaması, sol ve demokrat çevrelerde büyük tepki aldı. Haberin yayınlanmasından sonra yapılan araştırmalarda söz konusu Romen çocuğunun Kosova’da bir çöplükte arkadaşlarıyla oyuncak silahlarla oynarken çekilen bir fotoğraf olduğu da anlaşılınca, derginin yabancı düşmanlığı ve ırkçılığı açık niyetlerle topluma angaje etme niyeti de anlaşıldı. Dergi hakkında Almanya Roman merkezi dışında, birçok Avrupa ülkesinden ferdi suç duyuruları da yapıldı. 
Derginin kullandığı fotoğrafın sahibi olan ajans da “Die Weltwoche” hakkında dava açacağını duyurdu. Fotoğrafın 2008 yılına ait olduğuna dikkat çeken ajans, Livio Mancini’ye ait olan fotoğrafın bir röportaj amacıyla çekildiğini bildirdi. Ajans dergi aleyhine ceza ve tazminat davası açacağını vurgularken, Fotoğrafın da izinsiz kullanıldığını duyurdu. Die Weltwoche İsviçre’nin yabancı düşmanı partisi SVP’ye verdiği destekle tanınmaktadır.

Romen’den Kota’ya geçiş
Irkçı basın Romen çocuklarını silahlı hırsızlar ve tehlikeli göçmenler olarak sunmakla uğraşırken, aynı günlerde İsviçre, Avrupa Birliği’ne üye sekiz ülkeden gelen göçü sınırladığını duyurdu. Avrupa Birliği’nin serbest dolaşım hakkına ilişkin AB ile İsviçre arasında yapılan anlaşmaların ihlali olarak değerlendirdiği kararın, gazetenin manşetine parallelik göstermesi de gözlerden kaçmadı. Söz konusu kararı ile AB ile arasında yeni bir kriz başlatan İsviçre’nin önümüzdeki aylarda, hangi politik argumanları devreye koyacağı da merak konusu oldu.

AB içinde bir ada
İsviçre resmi olarak üyesi olmadığı AB’ye birçok anlaşmalarla bağlı bir ülke. Söz konusu anlaşmalarla “resmi olmayan üye ülke” statüsünü sürdüren İsviçre, son yıllarda söz konusu anlaşmalarda çark etmeye başlamasıyla dikkat çekiyor. Özellikle sağ partilerin AB’ ile bütün anlaşmaların iptal edilmesi baskısına direnen İsviçre ile AB arasındaki anlaşmazlıkların daha da derinleşeceği tahmin ediliyor.

Suriye’ye yaptırım
İsviçre’nin özellikle Ortadoğu politikalarının ABD’nin çıkarları doğrultusunda sürdürdüğü, son Suriye kararıyla da ortaya çıktı. Suriye konusunda sessiz kalan, bekle gör politikası izleyen İsviçre, ani bir kararla Esad ailesi ve kimi bakanlara İsviçre’ye giriş yasağı koyduğunu açıkladı. Annan planının kabul edildiği, BM’nin gözlemciler gönderdiği bir sırada, İsviçre’nin böyle bir karar alması anlaşmalara rağmen Esad rejiminin yıpratılmak istenmesi olarak değerlendirildi. Yorumcular Annan planının başarı ya da başarısız sonuçları ortaya çıkmadan alınan kararı, ABD’nin yönlendirmesi olarak değerlendirmektedir.