
Sosyal, siyasal ve kültürel değerlendirmelerin yapıldığı konferansta, TEV-ÇAND, Med Kültür Merkezi’nin raporları okundu. Tartışmalarda AKP Hükümeti ile birlikte Kürtlere karşı bir kültürel soykırım başlatıldığına vurgu yapıldı. AKP’nin bir yandan Kürt kültürünü yozlaştırıp kırıma uğratırken, diğer yandan da bazı çevreleri bu yozlaşmanın bir parçası haline getirdiğine vurgu yapıldı. Sanatçıların, bu girişimleri görerek, donanımlı olması belirtildi. Konferans katılımcıları, Kürt kültür ve sanat çalışmalarında sadece müzik ve folklorun ön plana çıktığına dikkat çekti. Ayrıca „bu çalışmaların önemli olduğu ancak bunlar kadar tiyatro, müzikal, sinema, fotoğrafçılık gibi alanlarda da çalışma yürütülmesi gerektiği“ ifade edildi.
Sanat çalışması ivme kazanacak
Öte yandan Avrupa’da üçüncü kuşağa yönelik anadil başta olmak üzere bir çok projenin geliştirilmesi ve bu çalışmaların oluşturulacak olan kültür meclisi üzerinden yürütülmesi gerektiği belirtildi. Avrupa’da gelecek kuşakların büyük bir asimilasyon dalgasıyla karşı karşı olduğunun belirtildiği konuşmalarda, sanatsal faaliyetlerin her alanda ivme kazanması gerektiği dile getirildi.
Konferansta İsviçre’deki sosyal, kültürel ve sanatsal çalışmaların genişletilmesi ve yaygılaştırılması için kültür meclisine ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Kültür çalışmalarının günümüze dek sadece Med Kültür Merkezi üzerinde yürütüldüğünü belirten katılımcılar, çalışmaların ağır bir şekilde ilerlediğini söyledi. Çözüm olarak da İsviçre’nin bütün bölgelerinde çalışmaları ortaklaştıracak bir meclis kurulması önerildi. Kabul edilen öneriye göre, meclis içinde değişik komisyonlar oluşturularak değişik alanlardaki kültür çalışmaları yürütülecek. Konferans katılımcıları, yaklaşık sekiz saatlik oturumlarından sonra İsviçre Kültür Meclisi’ni oluşturacak delege seçimlerine geçti. Meclis alt yapı çalışmaları başta olmak üzere alanların kültürel faaliyetlerini ortaya çıkarma ve mecliste yer alabilecek tüm çevrelerle iletişim kurmak için 21 kişilik gönüllü Meclis Yürütmesi oluşturuldu. Söz konusu yürütme önümüzdeki günlerde bir araya gelerek meclis yönetimini tayin edecek.
ALİ ONGAN/BASEL
‘Konferans verimli oldu’
İsviçre 2. TEV-ÇAND Konferansına katılan sanatçı ve kültür emekçileri düşüncelerini gazetemizle paylaştı.
Gülsefa Doğan (Sîlbus û Tarî solisti): İlk kez böylesi bir konferansa katılıyorum. Sorunlarımıza çözüm arayan bir topluluğu görmek beni sevindirdi. Ben sanatçının eleştirilerek gelişeceğine inanmıyorum. Sanat ve sanatçı verilecek olan desteklerle gelişir. Tabii sanatçı da bulunduğu konumun hakkını verebilmelidir.
Burhan Başaran (Med Kültür Merkezi yöneticisi): Geçmiş dönemlere ilişkin sorunlarımızdan çok ‘gelecek için nasıl bir kurumlaşma yaratmalıyız’ şeklinde tartışmalar olduğu için konferans verimli oldu. Kültürel soykırıma karşı kültür meclisini oluşturmamız iyi bir cevap. Bugünden sonra Basel merkezli kültürel çalışmalardan ziyade Basel’i de içine alan genel bir İsviçre çalışmasını hedeflememiz daha doğru ve yerinde bir karar oldu.
Hikmet Toktaş (Med Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi): Kültür meclisine gidilmesi mevcut darlıkları aşmak yönünde önemli bir adım. Meclis çalışmaları, sanat çalışmalarımızın ortaklaşması için yararlıdır.
Halil Uçar (Zürich Kültür Merkezi Üyesi): Konferans ön açıcı oldu. Sorunlarımız ve çözümlerimiz bir bütündür. Sanatı, para, mevki veya kariyer için yapanların sanat dışında her şeyi yaptığını düşünüyorum. Sanatçı halkının yanında olmalıdır.
Kawa Urmiye (ses sanatçı): Kültür konferansının gerçekleşmesi zamanlama açısından oldukça yerinde. Sanatçı örgütlü ve bir o kadar da idelojik donanıma sahip olmalıdır. Bizler sıradan bir halkın bireyleri ve sanatçıları değiliz.
Zeynep Matur (halk oyunları sanatçısı): Meclisleşmek kararını sevinçle karşılıyorum. Bu konferansta konuşulan, tartışılan ve dile getirilen çözüm önerileri, yeni döneme nasıl baktığımızın da bir göstergesi. Yeni açılımlar, yeni anlayışların ve en önemlisi meclisleşerek kurumsallaşmayı değerli ve önemli buluyorum.
Rodî (ses sanatçısı): Avrupa’da yaşayan halkımız kültürel ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verebilmek açısından bu konferans önemli. Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmeler doğrultusunda alternatif toplum yaratmamının yanı sıra buna bağlı olarak alternatif sanat geliştirmemiz ve önümüze bakmamız gerekmektedir.
Seyda Perinçek (ses sanatçısı): Kültür alanlarında kurumsallaşmak yapılacak çalışmalara şüphesiz bir üst nitelik kazandırır. Avrupa’da uzun vadeli plan ve projeler açısından bu önemli. Konferansta alınan meclisleşme kararının hayati bir önemi olduğunu düşünüyorum. Meclis çalışmaları içinde kendisini ve sanatını icra edenler, halkçı, devrimci ve kültürel soykırıma karşı duracaktır.