AKP, diğer seçimlerde HDP’nin birinci parti olarak çıktığı İsviçre’de katılım engellemek amacıyla oy verme işlemini 5 günle sınırlı tuttu. Ancak halklar kararlı: AKP’yi sandığa gömeceğiz. HÜLYA EMEÇ/ALİ ÖZŞERİK ZÜRİH Baskın seçim kararı sonrası Türkiye ve Kürdistan’da Yüksek Seçim Kurulu (YSK) eliyle seçim hilelerine başlayan AKP iktidarı, İsviçre’de de geçen dönemlerde aldığı çok az oy oranı nedeniyle 12 günlük oy kullanma süresini 5 güne indirdi. Bu duruma tepki gösteren HDP seçmeni, AKP’yi İsviçre’de sandığa gömeceklerini dile getirdi. Türkiye, AKP ve MHP’nin vardığı mutabakat sonucunda 24 Haziran’da yapılacak olan baskın seçime kitlendi. Cumhurbaşkanı adayların ardından,  partilerin milletvekili adaylarını açıklanmasıyla seçim çalışmaları daha da hızlandı. OHAL koşullarında 66 günlük süreye sığdırılan seçimde, iktidar tüm hızıyla hilelerini sürdürürken, HDP “Birlikte kazanacağız” şiarıyla farklı dinden, kültürden ve mezhepten adaylarla umut ışığı oldu. Önceki seçimlerde HDP’nin birinci parti olduğu İsviçre’de AKP’nin çok az oy almasıyla 12 günlük oy kullanma süresi bu yıl 5 güne düşürüldü. 15-19 Haziran tarihleri arasında Bern, Zürih ve Cenevre kentlerinde binlerce seçmen oy kullanacak. İktidarın Türkiye ve Kürdistan’dan sonra Avrupa’da da seçim hilelerine başvurmasına tepki gösteren İsviçre’de oturan Kürdistanlılar, HDP’ye ve oylarına sahip çıkmak için kısıtlı süre içerisinde tüm seçmeni sandığa taşıyacaklarını söyleyerek, AKP’ye bu yılda İsviçre’den oy çıkmayacağını dile getirdi. [caption id="attachment_109965" align="alignright" width="449"] Turabi Ceylan[/caption] Oyumuzu HDP’den yana kullanacağız Uzun yıllardır İsviçre’de oturan Turabi Ceylan, Erdoğan’ın başkan olabilmek için her türlüyü hileyi yapacağını, buna karşı sandığa ve oya sahip çıkılması gerektiğini söyledi. AKP’nin tabela partisine dönmüş MHP ile ittifak yaptığını hatırlatan Ceylan sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP ittifak yaptığı her partiyi tüketti. Şimdi de başkan olabilmek için MHP’yi basamak olarak kullanıyor. Bizler öz gücümüzle demokrasi ve barış için sokakları ve sandığı Erdoğan’a bırakmayarak sahip çıkmamız gerekiyor. Bu seçimler, Türkiye’nin geleceği için çok önemli bir yer alıyor. Herkes bu bilinçle sandığa gitmeli ve oyuna katil devletten yana değil de demokrasiyi temsil eden HDP’den yana kullanmalıdır. Bu seçimleri halklar kazanacak.” [caption id="attachment_109967" align="alignright" width="245"] Altun Koçinar[/caption] Sandığa giderken AKP katliamlarını unutmayın Ceylan’ın ardından konuşan Altun Koçintar da Kürtleri yıllardır oyalayan ve katleden Erdoğan’a Kürtlerden bir daha oy gitmeyeceğine vurgu yaptı. Bu seçimlerin Kürtler için bir fırsat olduğuna işaret eden Koçintar, “Sandığa giderken sokak ortasında cenazesi günlerce bekletilen Taybet Ana’yı, Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de ve Kürdistan’da her gün katledilen gençlerin unutmadan oy kullanacağız. İsviçre’de geçen seçimlerde de HDP birinci partiydi bu seçimlerde de kendimize oy vereceğiz. Diktatörlük yıkılana dek mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. [caption id="attachment_109968" align="alignright" width="175"] Fatoş İsken[/caption] AKP oy alamadığı için 5 gün oldu Fatoş İsken de, AKP’nin İsviçre’den çok az oy aldığı için oy kullanma süresini 5 güne sığdırdığını söyleyerek, İsviçre’de 5 gün için HDP’li seçmenin sandıklara sahip çıkarak, bu kısa sürede herkesin sandığa gideceğini dile getirdi. Emperyalistlerin Kürdistan’ı 4 parçaya bölerek Kürtleri yönettiğinin altını çizen İsken, “Kürtler artık böl-parça politikasını anlamıştır. Kürtler, ulus devlete karşı demokratik özgür ve tek parça Kürdistan için mücadele ediyor. Rojava’da Kürtler bir gelişim sağladı. Şimdi bu seçimlerle de Kuzey Kürdistan’da demokratik bir ülke için Kürtler oylarını HDP’ye verecek. Eşit, adil bir ülke için bizler de İsviçre’de oyumuzu HDP’ye vereceğiz. Herkesi de kısıtlı süre içinde sandığa gitmeye çağırıyorum” dedi. [caption id="attachment_109969" align="alignright" width="264"] Sami Salıba[/caption] Süryaniler HDP’ye oy verecek Tek adam rejimin yıkılmasını HDP’nin barajı aşmasına bağlayan Sami Salıba da Süryaniler olarak, kendilerini katleden ve ötekileştiren zihniyeti temsil eden AKP’ye oy vermeceklerini dile getirdi. AKP’nin milletvekili adaylarına dikkat çeken Salıba sözlerini şöyle sürdürdü: “Belirlediği adaylardan da anlaşılacağı gibi AKP, milliyetçi ve tekçi zihniyetini yeni dönemde de Kürdistan’da katliamlar yapmayı planlıyor. Tüm halkları birbirine düşman eden AKP, Süryanileri, Êzîdîleri ve diğer gayrimüslimleri Kürdistan’da yaşam alanı bırakmadı. Bu yüzden diasporada yaşayan Süryaniler olarak, ülkemize dönmek, eşit ve demokratik bir alanda yaşamak için oyumuzu HDP’ye vereceğiz. Her oy çok değerlidir. Oyumuza sahip çıkalım.” [caption id="attachment_109971" align="alignright" width="199"] Vesile Akyol[/caption] ‘İsviçre’de oylarımızı iki katına çıkaracağız’ “AKP’ye oy vermeyin” çağrısında bulunan 50 yaşındaki Vesile Akyol ise, AKP hükümetinin kadın karşıtı politikaları nedeniyle iktidardan devrilmesi için bu seçimlerin kadınlar ve Kürtler için çok önemli olduğuna işaret etti. Akyol, neden AKP oy vermeyeceklerini şöyle sıraladı: “Yıllardır sürgünde yaşıyorum. Köylerimiz yakıldı, çocuklarımız diri diri yakılarak katledildi. En sonunda kentlerimizi tarumar ettiler. Sadece son 4 yıllık AKP iktidarın yaptıklarına baktığımızda neden AKP’ye oy vermememiz gerektiğini çok iyi anlarız. Çok kısa bir süremiz var. HDP baraj altında kalması durumda AKP Meclis’te yine tek başına iktidar olacak. Bu yüzden de bu sürede çok çalışarak İsviçre’deki oylarımızı ikiye katlayacağız. Erdoğan’a en büyük cevabı kadınlar ‘Tamam’ diyerek verecektir.” [caption id="attachment_109973" align="alignright" width="198"] Azad Kahraman[/caption] ‘Rehavete düşme lüksümüz yok’ Bu seçimlerin Kürtlerin yeniden kendini var etmesi için bir fırsat olduğunu dile getiren Azad Kahraman ise, “Hep beraber bu faşizmi devirerek özgürlüğü tadacağız” dedi. Kürtleri Demirtaş’a sahip çıkmaya çağıran Kahraman, “Bu dönem birlik ve beraberlik günüdür. Türkiye vatandaşı olan başta 4 parça Kürdistan’da yaşayan Kürtler ve Avrupa’da sürgünde yaşayan sosyalistler olarak HDP çatısı altında birleşmelidir. Türkiye’de oluşturulan iki ittifakta faşizmi ve sağcı bloğu temsil ediliyor.  Tarih halkların omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Ya hep beraber bu bataklıktan çıkacağız. Ya da kaybetmeye devam edeceğiz. Rehavete düşme lüksümüz yok. Çok çalışacağız ve kazanacağız” şeklinde konuştu. [caption id="attachment_109974" align="alignright" width="204"] Özgür Kurtulan[/caption] ‘Oyumuzun rengi demokrasiden yana olmalı’ Kürt halkının bu seçimlerdeki rolünün çok önemli olduğunu söyleyen Özgür Kurtulan da, özellikle başkanlık seçimine dikkat çekerek, Demirtaş’ın ikinci tura kalması için herkesi HDP’ye ve adayı Demirtaş’a oy vermesini istedi. AKP tarafından mağdur edildiği için İsviçre’ye mülteci olarak geldiğini söyleyen Kurtulan, “Gençlerin bilimsel bir eğitim alması ve özgürce yaşayabilmesi için HDP’ye oy vermesi gerekiyor. Bu iktidara dur demek için sandığa gitmeliyiz ve oyumuzun rengini demokrasiden yana kullanmalıyız. Bu düzen böyle devam etmez. Değiştirmek bizim elimizde. Tarihe diktatörler değil mazlum halkların haklı mücadelesi yazılacaktır. Bu süreç, tarihi bir süreçtir. Erdoğan’ı ve faşizmini İsviçre’de sandığa gömeceğiz” dedi.   [caption id="attachment_109975" align="alignnone" width="723"]                                                                                                                                                     Umut Yıldırım[/caption] AKP miladını doldurdu AKP’nin meşruiyetini yitirdiğine vurgu yapan Umut Yıldırım, seçimin sonuçları ne olursa olsun Erdoğan’ın kaybedeceğini ve artık Türkiye’yi yönetemeyeceğini dile getirdi. OHAL’de Türkiye’de seçim yapılmasını da eleştiren Yıldırım, “Adil olmayan koşullarda seçime gidiyoruz. Binlerce kişinin tutuklandığı, sürgüne yollandığı bu süreçte seçimlerin sonuçları şaibeli olsa da Erdoğan kaybetmeye artık mahkumdur. Bu iktidar artık miladını doldurmuştur. Bize düşen de vereceğimiz oylarla onun gidişine katkı sunmaktır. Kürdistan’daki yıkım Türkiye’deki ekonomik kriz bu iktidarın sonunu getirmiştir. Oyumuza sahip çıkacağız. Türkiye’ye demokrasiyi getireceğiz” diye konuştu.

İsviçre’de inançlar seçimi tartışacak

İsviçre “Diktatörlüğe Karşı Seçim Platformu” 31 Mayıs Perşembe günü Zürich- Bülach Esen Düğün Salonu’nda (Schützenmattstr 30-8180) inançları buluşturuyor. Demokratik Alevi Federasyonu’ndan (FEDA) Songül Çelik’in moderatörlüğünü yapacağı panele Ali Çalhan Dede (AABF) Mele Hafız (CÎK) Dikran Arad (Asuri-Süryani), Bedirxwan Karaman (MŞD) konuşmacı olarak katılacak. Seçim Platformu bütün çevreleri inançları, panele katılmaya çağırdı. Öker tepkisi Öte yandan YSK’nin Turgut Öker’in milletvekili adaylığını “Erdoğan’a hakaret” gerekçesiyle reddetmesi İsviçre Diktatörlüğe Karşı Seçim Platformu tarafından kınandı. Açıklama da YSK’nin AKP/Saray diktatörlüğünün bir tetikçisi gibi davrandığı belirtilerek “Turgut Öker sadece Alevilerin değil, hepimizin ve Avrupalı göçmenlerin adayıdır. YSK, Avrupa’dan ortak sesimiz olarak seçime giren Öker’i engelleyerek irademizi yok saymaktadır. Kararını derhal geri çekmelidir” denildi. Halkların Demokratik Kongresi İsviçre Merkez Yürütme Kurulu da “YSK, HDP’nin adayı olan bir Alevi önderini engellemeye yönelmiştir. Buna bizim sözümüz: ‘Zorbalığınız batsın! Adaletsizliğiniz batsın! İktidarınız batsın! Olacaktır” diyerek, veto kararına tepki gösterdi. HABER MERKEZİ