SVP kota uygulanmasını istiyor
Referandum öncesi "İsviçrelilere öncelik", "Kitlesel göçe hayır" sloganlarını kullanan SVP, ülkedeki göçmen sayısının en yüksek sayıya ulaştığını ileri sürüyor. Göçmenlere ikinci sınıf muamelesi yapılarak iş piyasasında önceliğin İsviçrelilere verilmesini savunan SVP, AB ile imzalanan Serbest Dolaşım Anlaşması'na karşı çıkarak uluslararası anlaşma yapmasına müsaade edilmemesini talep ediyor. SVP, ülkedeki sorunlardan göçmenleri sorumlu tutuyor ve "kota"yı da bu sorunları çözecek bir yöntem olarak İsviçrelilerin önüne koyuyor.
'Göçmenler refahı yükseltti'
Ancak gazetemize açıklamalarda bulunan UNIA Sendikası temsilcisi Emine Sarıaslan, SVP'nin öne sürdüğü bahaneleri tek tek çürütüyor. SVP'nin her şeyin suçlusu olarak göçmenleri gördüğüne dikkat çeken Sarıaslan, bu durumun doğru olmadığını açıkladı: "SVP'ye göre Serbest Dolaşım Anlaşması, kitlesel göçe neden oluyor. Bu da ev kiralarının artmasına, trenlerde oturacak yer bulunamamasına ve maaşlar üzerinde baskı oluşmasına neden oluyor. Ancak onların söylemek istemediği şeyleri biz söyleyelim: Göçmenlerin büyük çoğunluğu İsviçre'nin durumunun iyi olmadığı dönemlerde geldi. Ki o zaman İsviçre, göçmenleri kendisi çağırdı. Sağlık alanında, bilimsel araştırmalarda, gastronomide göçmenlere ihtiyaç duyuluyor. Yani göçmenler SVP'nin söylediğinin aksine göçmenler iş alanı olduğu için geliyor ve ülkemizin rehafını arttırıyor. Kota ile bu olumlu durum tersine döner."
'Anlaşmanın iptali geriye götürür'
Serbest Dolaşım Anlaşması'yla İsviçre'ye gelen göçmenlerin yenilik de getirdiğini belirten UNIA yetkilisi Sarıaslan, "Bu anlaşmanın iptal edilmesi, geriye atılmış bir adım anlamına gelecek. Sendikaların yürüttüğü çalışmalar sayesinde Serbest Dolaşım Anlaşması çerçevesinde iş koşullarının kontrol edilmesi sağlandı; ancak ücretler üzerindeki baskı henüz engellenemedi" dedi.
'Hükümet harekete geçmeli'
Hükümetin göçmenlerin ucuz iş gücü olarak kullanılmasının önüne geçmesi gerektiğini belirten Sarıaslan, şu uyarılarda bulundu: "Toplu iş sözleşmelerinin bağlayıcı olması, asgari ücret uygulaması ve kontrollerin düzenli olarak yapılması, ücretler üzerindeki baskıyı engelleyerek iyi iş koşullarını garanti altına alır. Aksi taktirde işveren, göçmenleri düşük ücretle işe alarak ücretler üzerindeki baskıyı artırır. Göçmen haklarının zedelenmesi, işçi haklarının zedelenmesini de beraberinde getirir. Bu da iş koşullarının kötüleşmesine ve göçmenlerin entegre olmakta zorluk yaşamasına neden olur."
'Ayrımcı politikaya dur denilmeli'
SVP/UCD'nin sorunu çözmek yerine yeni sorunlar yarattığına vurgu yapan Sarıaslan, "Onların amacı işçileri göçmen ve İsviçreli olarak ikiye bölerek emekçilerin haklarını ve iş koşullarını geriye götürmek. Yabancı düşmanlığını körükleyerek ülkeyi sefalete sürüklemeye çalışıyorlar. Bu ayrımcı politikaya dur demek gerekir" diyerek referandumda göçmenler için kota getirilmesine "hayır" demeye çağırdı.
ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH