ALİ ONGAN / BASEL
İsviçre’de Sosyal Sigortalar Yasası’nda çok sıkı denetimi içeren değişikliklerin yapılmasını öngören referandum, 25 Kasım’da yapılacak. Malulen emekli olanlar, işsizlik ve sağlık yardımı alanlar, belediyelerden ek yardım alanlar, annelik ve yaşlılık sigortası alanların evlerinin içine kadar takip edilmesi ve izlenmesi yasallaşması için halk oylamasına gidilecek referanduma tepkiler yükseliyor.
Milliyetçi politikalarıyla tanınan koalisyon ortağı İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) önerisiyle 25 Kasım’da halk oylamasına sunulacak Sosyal Sigortalar ve İsviçre Hakimi İnisiyatifi yasa değişikliğine karşı olarak İsviçre’deki sol örgütler başta olmak üzere değişik inisiyatifler ve sivil toplum örgütleri bir araya geldi. Basel ve Bern Kantonu Milletlekililerinden Mustafa Atıcı ve Haşim Sancar, halk oylamasının kabulü halinde bunun İsviçre’de yaşayan yabancılar açısında bir dönüm noktası olacağını belirtti.
Fişlemeler başlayacak
Sosyal Demokrat Parti Göçmen Komisyonu Başkanı ve Basel Kanton Milletvekili Mustafa Atıcı, sigortalar kanunundaki değişiklikler kabul edilirse yasal anlamda fişleme sürecinin başlayacağını dile getirdi. Yasanın tamamen yabancılara karşı gündeme getirildiğini belirten Atıcı, “Çünkü SVP, yabancılara güvenmediği için onların her alanda takip edilmesini istiyor. Sigortalar yasasının hukuksal olarak verdiği haklar bu takipler sonucu kişinin elinden alınacak. Yasa ile birlikte ucu açık ve herkesi denetim altına alacak bir izleme ve takip mekanizması gelişecek. Başta göçmenler olmak üzere tüm kesimler bu oylamaya karşı sadece oy kullanmakla değil aynı zamanda inisiyatiflerde yar alarak yasanın geçmemesi çin çalışmalıdır” dedi. Atıcı, yasanın kabulü halinde İsviçre’nin kendisini izole edeceğini ve uluslararası yasaları hükümsüz bırakacağını kaydederek, hedefin göçmenler olacağını sözlerine ekledi.
‘Hedef AİHM yolunu kapatmak’
Bern Kantonu Yeşiller Partisi Milletvekili Haşim Sancar da referandumun birinci maddesinin İsviçre Hakimi İnisiyatifi hakkında olduğunu belirterek yapılacak yasa ile hak ihlallerinin AİHM’e taşınmasının önünün kesileceğinin altını çizdi. Her yıl yüzlerce davanın, iç hukuk yollarının tüketilmesi sonrasında AİHM başta olmak üzere BM ve değişik uluslararası mercilere gittiğini belirten Sancar, “Bu mercilerde bir çok dava bozularak veya İsviçre mahkum edilerek geri dönüyor” dedi.
Sigorta şirketleri lehine düzenleme
Sigortaların doğalında kar etme amacıyla kurulan şirketler olduğunu söyleyen Sancar şöyle devam etti: “Bu şirketlerin insan hak, özgürlük ve sağlığına değer vermesi düşünülemez. Örneğin, araba kazası geçiren 62 yaşındaki bir kadın, mesleği olan kuaför olarak artık çalışamayacağına mahkemenin karar vermesine karşın, kaza sigortası kadının arkasına sigorta dedektifi takıp, hal ve hareketlerini videoya aldırmıştı. Bu takibin ardından, mahkeme kararını değiştirerek, kadının malulen emekliliğini kaldırmıştı. Dava, AİHM’e gitmiş ve AİHM, kadını haklı bularak İsviçre’nin bu takipleri yapmasını sağlayacak bir yasasının olmadığına kararını verdi. İsviçre ise bu ve benzeri davaların önüne geçmek için şimdi bu yasanın halk oylamasına getirilip kabul edilmesini istiyor”dedi.
Sancar, işçilerin özel yaşamının takip edilmesinin başlı başına bir ulusal ve uluslararası hukuku hiçe saymak olacağını ifade etti. Sancar, “Kişilerin özel yaşamını, kar güden sigortalara bırakmamalıyız” dedi.
Erdoğan afişleri
AKP’yi rahatsız etti
Öte yandan İsviçre Sosyal Demokrat Partisi’nin (SP), 25 Kasım referandumuna ilişkin hazırladığı ve yaklaşık bir milyon adet basılarak sokak ve meydanlara asılan Erdoğan, Putin ve Tramp’ın içinde yer aldığı ‘İnsan hakları ihlallerine hayır’ afişine itirazlar reddediliyor.
Yerel ve ulusal mahkemelere başvuran İsviçre Türk Diyanet Vakfı, İsviçre’deki Türk Konsoloslukları, Ortak Akıl Platformu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, Türk-İsviçre işbirliği teşkilatı gibi kurumlar, ‘Erdoğan’ın bir diktatör gibi lanse edildiğini’ belirterek, bu afişlerin toplatılmasını talep etti. Yapılan başvurulara “Propaganda özgürlüğü” yanıtını alan kurumlar bu kez de SP’yi rahatsız etmeye başladı. Toplu olarak telefon, fax, mektuplar SP’ye gönderildi.
SP ile yapılan görüşmelerde de afişlerin kaldırılması veya Erdoğan’ın yüzünün kapatılması talep edildi. Ancak bu talebe SP’li yetkililer, söz konusu afişlere tahammül edilmesi gerektiği ve afişlerin konuya uygun olduğu yönünde cevaplar verdi.
Ana hatlarıyla referandum
Halk oylamasına sunulacak yasa tekliflerine ilişkin Federal Hükümet’in tutumu şöyle özetlenebilir:
- Uluslararası yasa yerine İsviçre Hakimi İnisiyatifi
- Uluslararası anlaşmalarda İsviçre Anayasası’na genel bir öncelik tanınacak. Ancak işkence ve kölelik yasağı gibi ağır hakların önceliği devam edecek.
- Mahkemeler ve idari makamlar, İsviçre Anayasası’na ters düşen uluslararası anlaşma maddelerini uygulayamayacak.
- Uygulamalarda herhangi bir çelişki oluştuğunda, yetkililer, uluslararası anlaşmaların değişimi için çaba gösterecek ya da en kötü durumda ikili anlaşmayı iptal edecek.
- Ara bir madde ile uluslararası boyutta devam eden anlaşmaların bu kapsam içine alınması sağlanacak.
- İnisiyatifin kabulü durumunda, İsviçre tüm uluslararası anlaşmalarını gözden geçirmek zorunda kalacak. Bu durumda yeni müzakereler veya anlaşmaların iptali gündeme gelecek.