İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TAYAD), Türk Tabipleri Birliği (TTB) cezaevi isyanlarıyla ilgili önceki gün ortak açıklama yaptı. Hak ve meslek örgütleri, "tutuklu ve hükümlülerin, cezaevlerinin insan onuru ile bağdaşmayan yaşam koşulları ve aşırı doluluğuna karşı volkan gibi patlayan tepkilerinin beklenmedik bir gelişme olmadığını" ifade etti. Açıklamada örgütler, "Urfa Cezaevi'nde 13 insanın ölümü ile sonuçlanan bu patlama bir birikimin sonucudur ve yıllardır tüm uyarı ve önerilerimize karşın göz göre göre gerçekleşti. Cezaevlerinde işkence ve tecrit uygulamaları, sağlık hakkı ihlalleri, anadil yasağı gibi öne çıkan ihlallerin yanı sıra denetimli serbestlik, cezanın paraya çevrilmesi, hükmün açıklanmasının ertelenmesi gibi farklı uygulamalara karşın cezaevlerinin aşırı doluluğu sorunların ana kaynağını oluşturuyor" dedi.
Örgütler devletin sorumluluğuna dikkat çekerek, "Demokratik bir devlette tüm yurttaşların, özellikle da cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü yurttaşların yaşam hakları ve güvenlikleri mutlak olarak güvence altındadır. Fiziksel yapı, insan gücü ve mali yetersizlikler, cezaevlerine kapatılmış insanların haklarının korunamamasının mazereti olamaz. Bu tür mazeretlere dayalı ihlaller, işkence yasağı ve yaşam hakkı ihlali kapsamına girer" eleştirisinde bulundu. Örgütler, Urfa Cezaevi'ndeki çocuklar dahil her yaştan tutuklu ve hükümlünün, insani iletişim yolunun tıkanması sonucunda, son seçenek olarak, yanmak pahasına, yetkililere ve topluma seslerini duyurmaya çalıştıklarını açıkladı. Açıklamada 13 tutsağın ölümünün sorumlularının etkin bir soruşturma ile bulunması ve derhal görevden alınması talep edildi. Örgütler, şu önerilerde bulundu:
- Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek Protokolü'ne (Seçmeli Protokol) göre oluşturulacak "önleme mekanizması" mutlak olarak bağımsız ve ayrı bir örgütlenmeye sahip olmalı.
- Her düzeydeki ilgili sorumlulara yönelik soruşturma süreçleri hızla tamamlanıp sorumluların hesap vermeleri sağlanmalı.
- Çoktandır insan hakları ihlallerinin katlanılmaz boyutlara ulaştığı açık olan cezaevlerinde çözüm yollarına ışık tutacak bütünlüklü bir çalışma yapılmalı.

 ANKARA