
HPG, bölgede geliştirdiği harekâtı bir kuşatma olarak adlandırıyor. Bölge halkı ve bölge idari amirlikleri ise yaşananları ‘savaş hali’ olarak adlandırıyor. Bölge tam 9 gündür gerillaların denetiminde ve şiddetli çatışmalar hiç eksik olmuyor. Çatışmaların azaldığı zamanlarda ise güçlerin elinde bulunan (asimetrik de olsa) tekniğe dayalı savaş devreye giriyor. Türk ordusu son teknoloji ile donatılan savaş uçakları, tank, obüs ve havan toplarıyla gerilla mevzilerini hedeflerken; gerilla birlikleri de XPG-9, B-7, Doçka, havan toplarıyla saldırılara karşılık veriyor. Çatışma bölgesine hakim tepeler olan Goman, Gostê, Karker tepeleri gerillanın elinde bulunuyor. Şemzinan merkezine çok yakın bir mesafede bulunan Gostê-Goman-Nêrkola hattı da gerilla denetiminde. Bölgede bulunan Şemzinan Alayı ve Garê (Tekeli) Taburu ile civar köylere konuşlandırılmış olan sınır karakolları, sürekli gerillanın ağır silah ateşi altında.
TSK karadan giremiyor
Adeta karakollara hapsolan Türk ordusu, karadan hareket edemeyecek durumda. Bölgede yolun denetimi gerillalarda olduğu için Türk ordusu askeri sevkiyat da yapamıyor. Türk devleti bütün bu gelişmeler karşısında adeta afallamış durumda. Öte yandan Türk ordusu gerillalara karşı yaşadığı çaresizliğin hıncını köylülerden alıyor. Bölgeye yönelik hava saldırıları, obüs, havan ve tank atışları aralıksız sürüyor. Çatışma bölgesine yakın olan Nêrkola, Nehrê, Bêgirdê, Navreza köyleri Türk devleti tarafından boşaltıldı. Türk ordusunun ağır silahlarla ve havadan gerçekleştirdiği bombardımanda köylülerin alın teriyle ve bin bir emekle ektiği bağ ve bahçeler kül oldu.
İki tepe gerilla kontrolünde
Türk ordusunun bombardımanı bu bölgelerle de sınırlı değil. Medya Savunma Alanları’na yönelik bombardımana da hız veren Türk ordusu, korucu köyü olan Evliya'nın sırtlarını, Robinus çevresini, Geniş ve Konserve tepesini de bombalıyor. Burada dikkat çekici bir ayrıntı var. Gostê’nin doğusuna düşen Geniştepe ile Konserve tepesi bundan önceki yıllarda Türk ordusu tarafından tutulan tepeler ve bu tepeler şu an gerilla denetiminde bulunuyor.
Gediktepe Karakolu mazi oldu
Garê (Tekeli) taburunun savunma tepesi olarak kullanılan ve Gedik tepe sınır karakolunun üzerinde bulunan Konserve tepesi(Gediktepe), (bu karakol 2010 yılı 20 Haziranı'nda gerillaların eylemine maruz kalmış, Türk ordusu bu eylemde büyük kayıplar vermişti) şimdi gerillaların elinde. Gediktepe karakolu mazi olmuş durumda. Gerillalardan, Türk ordusunun Garê karakolunun savunması için bu her iki tepeyi defalarca tutmak istediği ancak her defasında gerillaların eylemleriyle kayıp verdiği ve en sonunda çaresiz bir şekilde tepeleri tutmaktan vazgeçtiğini öğreniyoruz. Bölgede şahit olduğumuz bu gerçek, gerilla birliklerinin ilerlemesini kanıtlayan somut bir veri oluyor. Şemzinan kırsalında daha önce Türk ordu güçlerinin elinde bulunan birçok tepe şu an gerilla denetiminde bulunuyor.
Kalkan uyarmıştı
Türk devleti bunları tartışa dursun, beklenmedik bir gelişme yaşandı 23 Temmuz’da. Günlerdir operasyon yapılacak denilen bölgeye gerilla birlikleri operasyon başlattı ve işte Şemzinan kuşatması böylesi bir atmosferde başladı. Bu gelişme, KCK Yürütme Konseyi üyesi Duran Kalkan’ın bir röportajında sarf ettiğini "Herkes Türk ordusunun operasyon yapacağını tartışıyor. Ya biz operasyon yaparsak ne olur?” sözlerini hatırlattı bana. İşte Şemzinan-Gerdi hattında gerilla birlikleri tarafından 30 km’lik kordon boyunca başlatılan harekat, Türk ordusunu şoke etti. Türk devleti tam 9 gündür bölgede denetimi gerillalara kaptırmış durumda.
Vur kaç değil vur kal!
Bizler de ilk iki günkü çatışmalara bakarak gerillaların Bezelê, Oramar, Şitaza eylemlerine benzer kapsamlı bir eylem gerçekleştirdiğini ve kademeli olarak her zaman olduğu gibi güvenli üst bölgelerine çekileceklerini bekliyorduk. Çatışma bölgesine ulaştığımızda ise tablonun hiç de tahmin ettiğimiz gibi olmadığını gördük. Gerillaların rahatlığı dikkatimizi çekiyordu. Heci beg suyunu geçip Kuzey Kürdistan topraklarına girdiğimizde heyecanımız artarken, rehberimiz olan gerillanın kendinden emin “gündüz hareket edeceğiz” demesi bizi şaşırtırken harekatın kapsamının da ip uçlarını veriyordu bu cümleler. İşte bu anda yaşananların tam anlamıyla farkına varıyoruz. Kuzey Kürdistan’da gerillalar gündüz hareket ediyorlar. Yola iniyor, yol kontrolü yapıyorlar. Karakollara yönelik eylemler gerçekleştiriyor ve mevzilenmelerini sürekli koruyorlar.
Gerilla her şeyi hesaplamış
Her şeyi hesaplamışlar. Türk ordusunun karadan girebileceği bölgeleri önceden tutmuşlar, her türlü önlemi almışlar. İşte bütün bu hazırlıkların sonucu olarak da tam 9 gündür bölgeyi denetimleri altında tutmayı başarıyorlar. Burada bulunduğumuz günler boyunca gerillanın hiç de çekilmeye niyetinin olmadığını anlıyoruz. Müthiş bir hazırlığa, motivasyona ve eylem gücüne sahipler. Uzun süreli bir çatışmaya, savaşa hazırlıklı oldukları her hallerinden belli. Uykusuzluk, yorgunluk, açlık, susuzluk… bunları düşünmüyorlar bile. Tek düşündükleri şey amaçladıklarına ulaşmak! "Türk ordusu gerillanın gücünü görecek" diyorlar. Neşeleri yerinde ama disiplinden asla taviz vermiyorlar. Her biri müthiş bir efor sarf ediyor, sanki bitmeyen bir enerji ile dolular. Gencecik Kürt kızlarına ve oğullarına bakarken, hayretler içinde kalmamak mümkün değil...
Asker karakollarına hapsoldu
Bu süreçte çatışma bölgesinde bulunan HPG Askeri Konsey üyesi Kemal Garzan ile karşılaşıyoruz. HPG komutanı gayet kendinden emin ve kararlı bir şekilde konuşuyor ve "Ne pahasına olursa olsun asla geri atmayacağız” diyor. Garzan, Türk ordusunun içerisinde bulunduğu acizliği şu cümlelerle özetliyor: "Her şey kontrolümüz altında. Türk devleti karakollara hapsoldu. Ordu ne saldırabiliyor ne de kendisini koruyabiliyor."
Şemzinan kuşatması bir milat
Bu durum Kürdistan gerillasının gelişme düzeyini gösteriyor. 2008 yılında Zap’ta, 2011 yılında ise Casusan tepelerinde Kürdistan gerillasının geliştirdiği direniş savunma savaşı bağlamında tarihe geçerken; Şemzinan kuşatması ise şimdiden bir alanı kurtarma savaşı anlamında tarihe geçiyor. Bu durum, Kürdistan’da silahlı mücadelenin başladığı tarih olan 15 Ağustos 1984 yılından bu yana gerçekleşen ilk uzun erimli kuşatma oluyor. Şemzinan kuşatmasının bu anlamda bir milat olduğunu söylemek mümkün. Şemzinan’da son günlerde yaşananlar gösterdi ki, gerilla isterse Türk ordusunun elinden bir bölgeyi alabilir ve günlerce kendi denetiminde tutabilir. Şemzinan kuşatması şimdiden tarihe geçen ve derslerle dolu bir harekat oluyor.
CİHAN ÖZGÜR