Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Amed’de başlattığı; İstanbul ve Van’ın ardından İzmir Gündoğdu Meydanı’nda devam ettirdiği Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne toplumun farklı kesimlerinden destekler sürüyor. 

OHAL sürecinde çıkarılan KHK’lerle ihraç edilen İzmir İleri Teknoloji Enstitüsü Araştırma Görevlisi Özcan Gülhan da İzmir’deki nöbete destek verenlerden. İhraç edilen tüm emekçilerin ekmekleri için nöbete katılmaları gerektiğini söyleyen Gülhan, toplumun en büyük talebinin vicdan ve adalet olduğunu belirterek, bu taleplerle sesini yükselten herkese destek verilmesi çağrısında bulundu. 


Bu nöbet bir basamak

İhraç edilenlerin kamu ve özel alanda çalışmalarının da bir şekilde engellendiğini belirten Gülhan, engellerin son bulması gerektiğinin altını çizdi. Devletin adaletsiz baskıları nedeniyle toplumda yaratılan baskı ortamının kalkması gerektiğini belirten Gülhan, Türkiye’ye demokrasi ve özgürlüğün gelmesi için bu nöbetin bir basamak olacağının altını çizdi. Direnişleri ile ihraç edilen kamu emekçilerinin sembol isimleri haline gelen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın talebinin de adalet ve vicdan olduğuna vurgu yapan Gülhan, şunları söyledi: “Onlar etleri ile kemikleri ile direnişin görünür hali oldular. Onlar içinde nöbet de yer alıyoruz. Bizim istediğimiz şey ekmeğimizi geri versinler. İhraç edilen tüm emekçilere buradan çağrımdır. Vicdan ve adalete ihtiyacı olan herkes buraya desteğini sunmalı. Ekmeği için, işi için, geleceği için tüm ihraç edilenler Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne gelmelidir.”


Çerkeslerde destek

Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin ziyaretçileri arasında yıllardır adalet arayışını sürdüren Çerkes halkının temsilcileri de yerini aldı. Çerkes Soykırımı ve sürgününün 153. yıldönümünün hatırlatıldığı ziyarette, katliamların önüne adalet ve vicdan ile geçilebileceği vurgulandı. Nöbete dönük abluka ve polis engelini değerlendiren Çerkesler, devlet geleneğinin AKP eliyle sürdürüldüğünü ifade etti. 

Abhazyalı Çerkes Teyfik Ulukaptan, Türkiye genelinde adaletsizliliğin diz boyu olduğunu dile getirdi. Yaşanan adaletsizliklerden toplumun her kesiminin olduğu gibi Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin de nasibini aldığını ifade eden Ulukaptan, “Bugün burada vekiller de her türlü engellemeler ile karşı karşıya kalıyor. Halkın vekili ile kucaklaşmamız dahil engellenmek isteniyor. Bu adalet nöbeti sadece bir kısım halkı ilgilendirmiyor. Bu coğrafyada yaşayan herkesi ilgilendiriyor. Biz bu topraklarda yaşayan, ana dili unutulmuş, asimile edilmiş Çerkesler olarak tekrar ana dilimize ve kimliğimize kavuşmak için Kürtler ile birlikte omuz omuza mücadele etmekteyiz” diye konuştu.  


 İZMİR