Toplumsal ekoloji hareketini ilerletmek için, artık aramızda olmayan, hayat arkadaşı Murray Bookchin’le çalışmalar yürüten, yazar, çevirmen ve aktivist Janet Biehl, “Kuzey Doğu Suriye’deki Kürtler, Araplar ve Hristiyanların maruz kaldığı felaket büyük bir tarihsel adaletsizliktir. Bunu hak edecek hiçbir şey yapmadılar” diyor.

Türk devletinin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırısını protest eden Janet Biehl, QSD’nin koalisyonun DAİŞ’e karşı savaşta hayal edebileceği en iyi müttefiki olduğunu hatırlattı ve ekledi: “QSD savaşçıları sadece etkili olmakla kalmayıp onur, cesaret ve asaletle savaştılar. Tüm dünyanın teşekkürü, saygısı ve onurlandırmasını hak ediyorlar; onurluca savundukları topluma ve kendilerine yönelik soykırım niteliğindeki ihaneti değil.’’

Yeni bir toplum inşa ettiler

ANF’den Devriş Çimen’e konuşan Biehl, Suriye’nin kuzeydoğusunda 2012 yılından bu yana yeni bir demokrasi mantalitesine dayanan dikkate değer bir toplum inşa edildiğine dikkat çekerek şu tespitleri yaptı:

  • “Birkaç yıllık bir sürede demokratik meclisler ve komünler toplumun tüm üyelerinin özerk yönetime katılımını mümkün kıldılar.
  • Kadınları ataerkil baskıdan kurtaran ve güçleri, yaratıcılıkları ve de görkemlerinin önünü açan bir devrim.
  • Halkları ve dinleri içine alan bu sistemde ısrar edilerek, barışçıl birlikte yaşam kavimsel nefretin yerini aldı.
  • DAİŞ’e karşı savaş tüm bu bileşenleri bir ölüm-kalım mücadelesinde bir araya getirdi, ki herkes ya birlikte ayakta kalacakları ya da birlikte yok olacaklarını anlamıştı.”

Kuzey Doğu Suriye’nin birçok şehit mezarlığında Kürtler, Araplar ve Hristiyanlar; kadınlar ve erkeklerin yan yana yattıklarını ifade eden Biehl, “Tıpkı yan yana, silah kardeşleri olarak mücadele ettikleri gibi” diye konuştu.

Dayanışma umut veriyor

Aktivist Janet Biehl devamında şöyle konuştu:

“Kuzey Doğu Suriye halkı hızlı toplumsal gelişmeler sağladı; neredeyse sanki zamana karşı yarışır gibi özerkliğin her bir dakikasına mümkün olduğunca birçok sosyal gelişmeyi kaydettiler. Yedi yıl boyunca kendi kendini yönetimi tecrübe ettiler ve bunu Türkiye destekli hiçbir silah yok edemez veya onun yerine kölelik mantalitesini, kavimsel nefreti veya ataerkilliği koyamaz. Artık geçmiştekinden çok daha fazla bir şekilde dünyanın her yanından insanlar Suriye Kürtlerinin başardıklarını takdir ediyor ve onların devam eden direnişleriyle dayanışmasını gösteriyor. Bugün insanlar kendi ülkelerindeki baskıcı yönetimlere karşı savaşırken Kürt hareketinin uzun yıllar öğrettiğini daha iyi anlıyorlar: Yaşamak direnmektir. Bu uluslararası dayanışma hepimizin mücadelesine umut veriyor.”

 

KÜLTÜR SERVİSİ