
'Kadınların Radikal Düşünce ve İnşası' başlığı altında yapılacak Jineoloji Konferansı birçok farklı toplumsal yapıdan, uzmanlık alanından, mücadelelerden, farklı coğrafyalardan kadınları bir araya getiriyor.
Utamara Kadın Buluşma Merkezi, Cenî Kadın Barış Bürosu, Uluslar arası Özgür Kadın Vakfı ve YXK-Jin'ın organize ettiği Jineoloji Konferansı, kadın hareketlerinin ve çevrelerinin bilimsel alanda edindikleri tecrübe ve birikimlerini buluşturmayı, paylaşmayı ve özellikle Kürt Kadın Hareketi'nin sosyal bilimler alanına dönük düşünce, eleştiri ve alternatif çalışmalarını tanıtmayı amaçlıyor.
Konferans hazırlıklarına ilişkin gazetemize bilgi veren Konferans Hazırlık Komitesi Üyesi ve CENÎ Yönetim Kurulu Üyesi Songül Turhal, düşünceleri ortaklaştırmak ve dayanışmak için kadınları konferansta buluşmaya çağırdı.
Bilimlerin köklü eleştirisi yapılacak
Kadının tarihte sömürgeleştirilen ilk sosyal kesim olduğunu hatırlatan Turhal, bilim ve teknolojik gelişmişlik düzeyine rağmen kadın ve toplumların tarihinin hala karanlıkta bırakıldığına dikkat çekti. Turhal, toplumsal cinsiyetçiliğin bu denli güçlü olmasında bilimlerin kadını ele alışının payı bulunduğunu belirterek, şöyle dedi: “Mevcut bilimler cinsiyetçi ve tek taraflıdır. Kadın hala 'yok' sayılmakta, hala yönetilmesi, denetlenmesi gereken sosyal kesim olarak gösterilmektedir. Günümüzün en yakıcı sorunu olan toplumsal cinsiyetçiliğin, kadına dönük şiddet ve sömürü zihniyetinin çok yönlü olarak ortaya konulması, deşifre edilmesi, en başta da toplumsal cinsiyetçiliğin güç aldığı mevcut sosyal bilimlerin köklü bir eleştiriye tabi tutulması gerekmektedir.”
Dünyanın birçok yerinde kadın hareketlerinin konu üzerinde çalışmalar yaptığını, erkek egemenlikli sistemi eleştiriye tabi tuttuğunu, büyük direnişler sergilediğini ve bu uğurda bedeller de ödediğini hatırlatan Turhal, buna rağmen mevcut sistemin aşılamadığını kaydetti.
Jineoloji kavramının, ilk olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından Demokratik Konfederalizm projesi çerçevesinde gündeme getirildiğini belirten Hazırlık Komitesi Üyesi Turhal, Kürt Kadın Hareketi'nin de 2011 yılından bu yana kavram üzerinde çalıştığını ve öneriler geliştirdiğini dile getirdi. Turhal, jineoloji kavramının anlatılmasına, tartışılmasına ve dünya kadınlarına mal edilmesine duydukları ihtiyaçla bu konferansın hazırlıklarına giriştiklerini söyledi.
Alternatif sistem tartışması
Böyle bir konferansın kendileri açısından bir ilk olduğunu ifade eden Turhal, bunu uluslar arası çapta tartışmaya açılmasının önemli ve gerekli olduğunu söyledi ve ekledi: “Çünkü kadın hareketlerinin ve çevrelerinin sadece eylemsel-örgütsel değil, bilimsel alanda da tecrübe ve birikimleri mevcuttur. Bu açıdan bu konferansla bu tecrübelerin buluşması ve ilk paylaşımlarını sağlamayı, özelde de Kürt Kadın Hareketi'nin sosyal bilimler alanına dönük düşünce, eleştirileri ve alternatif çalışmalarını tanıtmayı sürdürmeyi amaçlıyoruz. Tartışarak, paylaşarak özgür, demokratik ve ekolojik toplumun inşasına katkıda bulunmak istiyoruz”.
Konferansı 9 Ocak 2013’te Paris’te katledilen Kürt kadın devrimciler şahsında bugüne kadar kadın özgürlük mücadelelerinde yer alan ve yaşamlarını yitiren kadın direnişçilere adayacaklarını ifade eden Turhal, konferans sonuçlarını takiple, sonraki süreçlerde de devamını getirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Pratik hazırlıklar tamam
Konferansı tertipleyen kurumlar olarak, geçen yıldan beri hazırlık içerisinde olduklarını dile getiren Turhal, pratik hazırlıklara ilişkin de bilgi verdi. Buna göre konferans, Köln Üniversitesi’nde 300 kişilik bir salonda yapılacak. Türkçe, Kürtçe, Almanca ve İngilizce olmak üzere dört dilde simültane çeviri yapılacak. Ayrıca konferans, oluşturulan http://jineoloji2014.blogsport.eu/ blogu üzerinden de canlı yayınlanacak.
Uzak ülkelerden ve Almanya'nın uzak kentlerinden konferansa katılmak isteyen çok sayıda kadının bulunduğunu belirten Turhal, bunun için iki günlük barınma ihtiyacını karşılayacak mekanların hazırlandığı bilgisini verdi. Turhal, farklı ülkelerden gelecek misafirlerin jineology2014@hotmail.de e-mailine isimleriyle birlikte nereden katılacaklarını ve ne kadar kalacaklarını bildirmelerini istedi.
Konferansın sadece akademik çalışmaları olan çevrelerle sınırlı tutulmayacağını belirten Turhal, her halktan, her kesimden kadınların katılabileceğinin altını çizdi ve düşünce ve birikimlerini paylaşmak üzere konuya ilgi duyan tüm kadınları katılmaya çağırdı.
Konferans programı
2,5 gün sürecek ve dört oturumdan oluşacak olan konferans, zengin bir programı içeriyor. Konferans, “insanlık tarihinde karanlıkta bırakılan kadın tarihinin hakikati, kadın ve toplumların egemenlikli sistem karşısında kaybedişi, tarih yazımı, mevcut bilim zihniyetinin inşa biçimi, feminizmin yaratımları ve tıkandığı noktalar, 21. yüzyılda kadın hareketlerinin düşünsel ve pratik tecrübeleri ve çözüm önerileri" temelinde bir sorgulamayı ve çıkış arayışını öngörüyor.
28 Şubat Cuma günü saat 15'te resmi açılışı yapılacak konferansta, konuşma, mesaj, sinevizyon ve sanat dinletileri yer alıyor.
Konferansın ilk oturumu ertesi gün 'Çarpıtılan Tarih-Çarpıtılmış Kimlikler' başlığıyla yapılacak. Moderatörlüğünü Ellen Jaedicke'in yapacağı oturumda, Doğu Londra Üniversitesi'nden Dr. Camilla Power ile Kürt Kadın Hakları Savunucusu Songül Ömürcan birer sunum gerçekleştirecek.
Bilimlerin kadına bakışı sorgulanıyor
İkinci oturumda mevcut paradigmalarda kadının yeri ve ataerkil sistem irdeleniyor. 'Bilimin Epistemolojisi-Kadını Yaşamın Dışında Bırakan Bilimin İnşası' başlıklı bu bölümde Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolog Nazan Üstündağ, Feminist Araştırmacı Maria Hagberg, Güney Afrika Komünist Parti Merkez Komite Üyesi ve Milletvekili Grace Pampiri Bothman, Sosyalist Feminist Yazar Gülnur Acar Savran ve Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanı Songül Karabulut konuşmacı olarak katılıyor.
Feminizmin eleştirisi ve yeni arayışlar
Susanne Rößling'in moderatörlüğünü üstlendiği 'Feminizm-En Eski Sömürgenin İsyanı' konulu üçüncü oturumun konuşmacıları ise; Köln Üniversitesi Öğretim görevlisi Dr. Muriel Gonzales Athenas,
Devrimci Feminist ve Anarko-komünist Gazeteci Ayşe Düzkan, Kadın Hakları Aktivisti ve Gazeteci Ann-Kristin Kowarsch.
Konferansın son oturumu ise iki bölümden oluşuyor. 'Jineoloji: Bilimin Yeniden İnşası ve Komünal Özgür Yaşama Doğru' başlıklı ilk bölümde, Uluslararası Kürt Kadın Hareketi Temsilciliği’nden Gönül Kaya, Demokratik Alevi Federasyonu Temsilcisi Rojda Yıldırım, ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Barış İnisiyatifi üyesi Havin Güneşer ve Bask'tan bir kadın aktivist konuşmacı olarak yer alıyor.
Kadın hareketlerinin tecrübelerinin ele alınacağı ikinci bölümde ise, Kürt Kadın Hareketi, Rojava Kadın Hareketi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, Filipinler ve Katalonya'dan Gatamaula Kadın Hareketi'nden temsilciler deneyimlerini paylaşacak.
Her oturum sonrasında yarımşar saat tartışmaların yapılacağı konferans, kapanış konuşması ardından Kadın Folklor Grubu'nun sunumuyla sona erecek.
SOZDAR DÊRSIM/DÜSSELDORF