Oldukça kapsamlı bir çalışmanın ürünü olarak açığa çıkan dergi, Ali Fırat, Fatmagül Berktay, Halide Türkoğlu gibi sosyologların yanısıra kadın bilimi üzerine kapsamlı çalışmalarıyla bilinen Sara Aktaş gibi çok sayıda güçlü yazarın kaleminden oluşuyor. Derginin beşinci sayısında kadın bilimi olarak kavramsallaşan jineoloji, kadının sosyal bilimlerdeki yeri ve tarihsel arka planları biçiminde sosyal, siyasal ve kültürel olarak detaylandırılarak irdeleniyor. Dergide, Paris’te katledilen üç Kürt devrimci Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez anısına  bir yazı da bulunuyor.

Jineoloji geliştirilmeli

Düşünce ve kuram dergisi Demokratik Modernite’nin özgün olarak hazırlanan jineoloji dosyasında kadın bilimi üzerine kapsamlı araştırmalarıyla bilinen Çimen Işık’ın ‘Jineoloji ve Feminizm’ başlığıyla kaleme aldığı yazısı da yer alıyor. Feminist hareketlerin irdelendiği bu yazıda Işık, feminizmin ilk gelişim süreciyle beraber tarihsel-siyasal ve toplumsal koşullar itibariyle kadının seçme-seçilme hakkını, erkekle eşitlenişinin koşullarını ele alıyor. Öte yandan kadını nesneleştiren kapitalist modernite zihniyetine de dikkat çekiyor. Işık, bu minvalde kadını bilimsel olarak jinekolojiye sıkıştıran, sunulu sistemin karşısında alternatif bir bilim dalı olarak jineolojinin daha çok geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

Yaşamı yeniden kurma alanı

“Kapitalist sistemin günlük olarak salgıladığı iktidar; bilimcilik, cinsiyetçilik, milliyetçilik, dincilik başta kadının sonra da bütün toplumun canına okuyor” diyen yazar Sakine İpek, ‘Kadının Yeni Dünyası’ olarak kaleme aldığı yazısında kadının bütün sosyal bilimlerin en temel ham maddesi olarak eğitilip öğütüldüğünü belirtiyor. “Kadın var olma ile yok olma arasında bir yerde tutuluyor” diyen İpek, jineoloji biliminin bu anlamda kadının yeniden kendi öz kaynaklarına ve gerçek anlamına kavuşmasının önemli bir zemini olduğunu hatırlatıyor. İpek ayrıca, jineolojinin kadının yaşamı yeniden kurma alanı olduğunun altını çiziyor.

Bilinç yükseltilmeli

Sosyolog Fatmagül Berktay ise ‘Feminist Teoride Yeni Açılımlar’ başlığıyla kaleme aldığı yazısında, toplumsal cinsiyetçiliğin kadına biçtiği rol ve misyonu derinliğine işleyerek birçok araştırma ve incelemelere konu olabilecek bir biçimde okuyuculara sunuyor. Berktay, kadınların, ‘bilinç yükseltme grupları’ aracılığıyla evliliğe, çocuk doğurmaya, anneliğe, cinselliğe ve kadının kodlanmış diğer yönlerine karşı durulması gerektiğini ifade ediyor. Berktay, on iki başlık altında kaleme aldığı yazısında “Herhangi bir toplumu, bir analiz kategorisi olarak toplumsal cinsiyet unsurunu görmeden anlayabilmek mümkün değildir” diyerek aynı zamanda toplumsal cinsiyetin kendisinin de kültürel ve tarihsel bağlam gerektirdiğine işaret ediyor.


ŞAFAK ÇELEN