
EREM KANSOY / LONDRA
John Harding, 54 yaşında eski bir İngiliz askeri. YPG’ye katılmadan önce makine mühendisi olarak çalışıyordu. İngiltere’nin kuzeydoğusunda doğup büyüdü ve İngiliz ordusu ile dünyanın çeşitli bölgelerinde ve çoğunlukla Rojava’daki YPG ile çeşitli askeri operasyonlara katıldı. John, Rojava’ya son gidişinde Yekîneyên Bijîşkê Taktîkî’ye (Taktik Doktorlar Birliği, YBT) dahil oldu ve YBT’yi bir komutan olarak yönetmeye başladı.
Harding, YPG ve YBT’ye yeni katılan kişilere sağlık eğitimi veriyor, çatışmaların şiddetlendiği bölgelerde yaralılara ilk müdahaleyi yapıyor. YPG’nin tıbbi ve ilk yardım birimi olan YBT’nin komutanlarından John Harding, “Hevallerimi iyileştirirken ve onların canını kurtarmak için çabalarken bir taraftan da savaşıyoruz. Ben yapmam gerekeni yapıyorum. Kürtlerin mücadelesine destek oluyor ve DAİŞ sıçanlarına karşı savaşıyoruz” diyor.
İngiltere’nin başkenti Londra’da sorularımızı yanıtlayan Harding, en kısa zamanda yeniden Rojava’ya gitmek istiyor.
Kürtlerle nasıl tanıştınız ve Rojava’daki mücadeleye nasıl katıldınız?
İngiltere hükümetinin DAİŞ ile savaşmak konusunda hiçbir şey yapmadığının farkındaydım. ‘Lions of Rojava’ Facebook sayfasında YPG’ye gönüllü katılabileceğimi fark ettim. 2015 yılında sayfa yöneticileriyle görüştüm ve davaya gönüllü oldum. Bundan önce Kürtlerin mücadelesini veya Kürtlerin savaşma sebebini bilmiyordum.
DAİŞ tarafından yakalanan Ürdün pilotlarının acımasızca infaz edilmeleri benim ilgimi tetikleyen ilk şey oldu ve bölgeyle ilgilenmeye, araştırmaya başladım. Bunun sonucunda Kürt mücadelesini öğrenmeye başlamış ve sempati duymuş olsam da, bunun benim de mücadelem olduğunu başta hissetmedim. Öncelikli nedenim, DAİŞ sıçanıyla mücadele etmekti.
Kürt davasını tanımak ve giderek tanımlamak benim için Rojava’da savaşmaya başladıktan sonra gerçekleşmeye başladı. Kendimi her zaman sol düşünceyle tanımlardım, ancak Rojava’da kaldığım zaman boyunca Kürt mücadelesine ve Kürtlere aşık olduğumu fark ettim.
Savaşa katılmanızdaki motivasyon neydi?
Esas motivasyonum DAİŞ tarafından yapılan haksızlıklar ve Batı yaşam tarzına yönelik tehditlerdi. Bununla birlikte, Rojava’da olmanın bir sonucu olarak, Kürtlerin sadece kendileri için değil aynı zamanda insanlık için savaştığını öğrendim. Bu mücadeleden geri kalmamalıydım.
Rojava’da sizin gibi birçok İngiliz savaşçı var. Onların da motivasyonları sizinki gibi mi?
Her yabancı gönüllü için sebeplerin önemli ölçüde farklı olduğuna, ayrıca Rojava’da savaşmak için birçok ‘doğru’ sebep olduğuna inanıyorum. Sağ görüşlü yabancı gönüllülerden bazıları, özellikle Batı ülkelerinde sosyalizm algılarını değiştirmeye devam etti. Oysa YPG’nin farklı bakış açısı ve ideolojisiyle tüm dünyadan gönüllüleri kabul etmesi, açık fikirliliğin ve şeffaflığın kanıtı.
Bize komutanlarından olduğunuz ‘Yekîneyên Bijîşkî Taktîkî (Taktik Doktorlar Birliği)’ ünitesini anlatır mısınız? YBT nedir, nasıl kuruldu ve yurtdışındaki Kürtler YBT’ye nasıl destek olabilir?
YBT, tıbbi bir birimdir ve önemlidir; çünkü Rojava’da cephede savaşırken ilkyardım ekibi olarak çalışan çok az sağlık görevlisi var. Amacımız hevallerimize ilkyardım ve sağlık eğitimi vermek, bu sayıyı artırmak ve daha fazla hayat kurtarmak. Elbette savaş yaralanmaları için daha fazla ekipman temin etmek ve sağlamak da görevimiz.
YBT birimleri -sayıları değişmekle birlikte- ortalama 10 kişiden oluşuyor. Amaç her bir savaş grubunun kendi tıbbi birimine sahip olabilmesi için gerekli YBT üyelerini yetiştirmek.
Rojava’da muharebede tıbbi ekip içinde olabilmek için mutlaka tıbbi bir geçmişe sahip olmanız gerekmiyor. Katılımcılarımızda aradığımız, doğru tutum ve kararlılıktır. YBT, Rakka gibi operasyonlarda yaptığı iyi işler sayesinde ivme kazanıyor ve büyümeye devam ediyor.
Kürt diasporasının YBT’ye sosyal medyayla ve bağışlar yoluyla yaptığı katkı, yardımcı oluyor.
Rojava’dayken çevrenizdekilerle nasıl iletişim kuruyorsunuz?
Türkçe ve Kürtçe, aynı zamanda çok az İngilizce konuşan arkadaşlarımız vardı; sevindiricidir ki dil sorunum Rojava’da pek olmadı.
Rakka operasyonunda YBT’nin rolü ne?
Halihazırda YBT birimi, Rakka’ya yakın düşman hatlarının arkasında, aktif operasyonlar için yardım ve destek sağlıyor. Açıkçası devam eden savaş göz önüne alındığında çok fazla açıklayamam ama kesinlikle YBT’nin hayatlarımızı kurtardığını söyleyebiliriz ve bunu yapmaya devam edeceğiz. YPG, YPJ, SDF, hepsi bir bütün ve Rakka’yı DAİŞ çetelerinden temizlemeye hazırlanıyorlar.
İngiliz devleti, gönüllü İngiliz YPG’lilere karşı nasıl bir tutum içinde?
İngiliz hükümeti, gönüllülerin geri dönüşlerini zorlaştırarak üstü kapalı bir şekilde Türkiye’yi destekliyor. Sonu gelmeyen sorgulamalar, bazı arkadaşlarımızın pasaportlarına el konulması, cep telefonları ve laptoplarımızın alınması gibi uygulamalara maruz kalıyoruz. İngiliz polisinin YPG gönüllülerine yönelik tacizi bazen ailelerine kadar da uzanıyor, bunun örneğini de gördük.
Rojava’ya ilk turumdan sonra araştırılıp serbest bırakıldığım halde ikinci seferde DAİŞ için savaşmadığımın bilinmesine rağmen aynı prosedürlere tabi tutuldum.
Rojava’da YPG ile dayanışma içinde farklı ordu mensuplarının da bulunduğunu biliyoruz. Siz onlarla karşılaştınız mı hiç?
Evet, Rojava’da çeşitli koalisyon ülkelerinden takımlar ve bölükler var. Örneğin hava saldırılarını koordine etmek için oradalar. Bazı Batılı medya organlarının halkı inandırabilmek için uydurduğu yalanlar gibi değil ama: DAİŞ ile mücadelede başrolü oynayan YPG ve SDF’dir. Kısa süre önce Rojava’da Fransız özel kuvvetlerinin yerli halkla çok iyi uyum sağladığını fark ettim.
Rojava’ya gidiş gelişlerinizde sizi etkileyen, unutamadığınız anılarınız var mı?
Rojava ile ilgili iyi ve asla unutamayacağım anılarım var ama en önemli anılarımı düşmanın haksızlık ve vahşeti oluşturuyor. Hayatımda ve özellikle askerlik yıllarımda böyle acımasız bir düşman hiç görmedim. DAİŞ tamamen merhametten yoksun. Savaş meydanında bile bir ahlakın olması gerekirken DAİŞ’in savaşçı olmayan insanlar ve sıradan sivillere bile yaptığı barbarlıkları dünyanın başka yerinde görmedim.
İngiliz YPG’li şehitler arasında arkadaşlarınız olduğunu da biliyoruz. Bizimle şehit arkadaşlarınıza dair anılarınızı paylaşmak ister misiniz?
Amerikan gönüllülerinden Jordan McTaggart’la ilk turumda, 2015’te tanıştım. Onunla yan yana savaşmıştık. 2016 yılında Minbic savaşı sırasında şehit olmadan yaklaşık 4 gün önce onu tekrar gördüm. Onun gayreti ve devrimci tutkusu örnekti, hiçbir mücadeleden feragat etmedi, ancak ne yazık ki düşman ateşi altındaki bir yolu geçerken şehit oldu.
2015 yılında Gunter olarak bilinen ve Almanya’dan gelen başka bir gönüllü ile tanışmıştım. Gunter, Barzan Dok olarak bilinen bir hevalin yanında savaştı ve 2015 yılının ikinci yarısında şehit oldu. Barzan Dok’un ölümü, Rojava’da ilk defa ilk yardımcıların oluşması için ilham kaynağı oldu.
Rojava’nın hangi bölgelerinde operasyonlara katıldınız?
Tel Abyad, Serêkaniyê, Minbic ile Rojava’da sayısız köyde bulundum. Çoğu kez katılabileceğiniz operasyonun adını bilmiyorsunuz ve savaşmakta olduğunuz bölgeyi bazen bir yol tabelası görene kadar anlamanız, tanımanız mümkün olmuyor.
Bir sonraki projeniz nedir? Rojava’ya geri dönüyor musunuz?
Niyetim Rojava’ya dönmek ve yeteneklerimi en iyi şekilde kullanılabileceğimi düşündüğüm YBT birimine tekrar katılmaktır. Rojava’daki cephede askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için YBT kapasitesini genişletmeye devam etmek istiyorum.
İngiliz halkına Rojava’da savaşan bir YPG’li olarak mesajınız nedir?
İngiliz halkı, hükümetlerinin kendilerine verdiği hikayenin doğru olmadığının farkında olmalı. Resmi hikayeleri kabul etmeyin ve proaktif olun ve dünyadaki gelişmelerle ilgili gerçekte neler olduğunu öğrenin. Bilgileri doğrudan doğruya insanlardan almamak için hiçbir neden yoktur. Bir hikayeyi okuduğunuzda gerçekliğini kontrol edebilirsiniz. Gerçek hikayeyi anlatan yayın organları olduğunu da göreceksiniz. Örneğin İdlib’deki kimyasal saldırının yakın tarihte bildirilen hikayesi, Batı medyasına inanmanızı istemektedir.
Kürt gençlerine ne söylemek istersiniz?
Kürt gençleri, Rojava’daki mücadeleyi desteklemenin mutlaka bir tüfek almak anlamına gelmediğini anlamalı. Benim tavsiyem, gençlerin kendi yeteneklerini tanımlamaları ve mücadeleyi en iyi şekilde desteklemek için kullanmalarıdır. Rojava’ya gitmemek, mücadeleyi destekleyemeyeceğiniz anlamına gelmez. Gösterilere katılmak, davanın farkındalığını artırmak için sosyal medya gruplarına katılmak gibi yapabileceğiniz birçok şey var. İngiltere’deki Kürt gençleri de farkındalık yaratmak için girişimde bulunmaları, siyasi baskı oluşturmak için milletvekilleriyle görüşmeleri bu süreçte önemli.
