Soykırım saldırılarının sürdüğü Şirnex'in Silopiya ilçesinde 'son yasak' 24 Nisan'da kalkmasına rağmen devlet güçlerinin halka yönelik saldırıları sistematik bir şekilde sürüyor. Saldırıların şiddetli yaşandığı yerlerden Zap, Barbaros ve Cudi mahallelerindeki kadınlar, devlet güçlerinin cinsel şiddetine maruz kalıyor. 

Yıkımın aralıksız devam ettiği Zap Mahallesi'nde, zırhlı araçların ablukası altında yeni yaşamı inşa etmeye çalışan kadınlar, polislerin sürekli cinsel saldırılarına maruz kalıyor. 


Yerel kıyafetlere hakaret!

İsmini vermek istemeyen bir kadın, yasağın kalkmış olmasına rağmen değişen hiçbir şeyin olmadığına dikkat çekiyor. Özel harekatçıların tacizine dikkat çeken kadın şunları anlatıyor: "Polisler, birden evlerin bahçesine dalıyor, küçük çocuktan tutun yaşlı kadınlara kadar süzüp duruyorlar. Giydiğimiz fistanlara bakıp 'bunlar Êzîdî kadınların giydiği kıyafetler, neden bunları giyiyorsunuz, bırakın kâfir kadınların giydiklerini giymeyi' gibi hakaretlerde bulunuyorlar."


'Numaralarını yazıp atıyorlar'

Yine Zap Mahallesi'nde yaşayan başka bir kadın ise siyah çarşaf giyen kadınların yanından geçen polisin sözlü tacizde bulunduğunu anlatıyor. Polislerin, "Sıcakta niye çarşaf giyiyorsunuz, çıkarın bunları da sizi görelim" sözleriyle tacize maruz kaldıklarını anlatıyor. Yaşanan durumdan dolayı mahallede dolaşamadıklarını, sürekli bahçe kapılarını kapatmak zorunda kaldıklarını anlatan kadın, "Ayrıca genç kızlarımıza gazete parçalarına numaralarını yazıp atıyorlar, sonra da dönüp 'bizi arayın' diyorlar. Bu olay ilk defa yaşanmıyor, özellikle burada ahlaksız şeylere soyunan polisler var, sadece cesaret edemiyorlar yoksa her şey yaparlar" diyor. 


'İŞİD'lilere benziyorlar'

Zap Mahallesi'nde yaşayan kadınların verdiği bilgilere göre, özel harekat polisleri, sokaktan geçerken çocuklara sürekli hakaretlerde bulunuyor. Kadınlar, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amed'de sarf ettiği "Bunlar ateist, bunlar Zerdüşt" sözlerinin devlet güçlerinin dilinden de düşmediğine dikkat çekerek, "Mahallede sürekli sürü halinde dolaşıyorlar, ırkçı marşları şarkıları yüksek sesle dinliyorlar, bu müzikleri dinledikçe çıldırıyorlar. Çocukların yanından geçip 'hepiniz Ermeni p… siniz, hepiniz kafirsiniz Zerdüşt'sünüz! Alın çocuklarınızı sokaktan, onları burada görmeyelim' deyip bize nefes aldırmıyorlar. Bizi yıldıran, yıkılmış evimiz değil, bunların tacizleridir. Çünkü böyle polis asker görmedik, bunlar İŞİD'lilere benziyor" şeklinde anlatıyor.


Göçe zorluyorlar 

Barbaros Mahallesi'nde yaşayan kadınlardan biri ise özel harekatçıların halkı göçertmek için uğraştığını ifade ederek, yapılan tehditleri şöyle anlatıyor: "Mahallede gördüğümüz özel harekat polisleri korkunçlar. Çocuklarımız onları gördüğünde kaçacak yer arıyor. Biz yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz, o yıkımdan sonra evlerimizi temizlemeye çalışıyoruz; polisler yanımızdan geçip 'siz burada ne yapıyorsunuz? Çıkın gidin buradan, ne yapacaksınız bu yıkılan evleri. Bakın İstanbul, Mersin gibi yerler var, gidin orda yaşayın. Bırakın Silopi'yi yoksa sizin için hiç iyi şeyler olmaz' gibi tehditlerde bulunup gözümüzü korkutmaya çalışıyorlar ve bizi göçe zorluyorlar." 

Polisin yanlarından geçerken sürekli ıslık çaldığını dile getiren kadın, tacizlerden korunmak için birkaç kadının birlikte dolaşmak zorunda kaldığını anlatıyor.  


 JINHA/ŞIRNEX