İngiltere Gündemi
WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange yaklaşık iki ay önce Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’ne politik iltica talebiyle sığındığında, ateşli taraftarları ve takipçileri yayınladığı belgelerle ABD dış siyasetinin kirli yüzünü ortaya çıkaran bu karizmatik modern çağ kahramanının nihayet güvenli bir limana demirlediğine hükmetmişlerdi.
Ekvador’da yönetimde bulunan anti-Amerikancı devlet başkanı Rafael Correa’nın ABD’nin kirli sırlarını deşifre eden Assange’a sığınma hakkı vereceği tahmin ediliyordu, ancak Britanya’nın tepkisinin bu kadar sert olacağı öngörülememişti herhalde. Bazılarının enformasyon çağının ideolojisiz militanı olarak adlandırdığı Assange’a politik sığınma hakkı tanındığının duyurulmasının ardından dokunulmazlık altındaki elçilik binasının Britanya polisi tarafından resmen kuşatmaya alınması diplomatik bir skandal olarak nitelendiriliyor.
Dışişleri Bakanı William Hague sert bir açıklama yaparak iltica kararına rağmen Assange’ın ülke dışına çıkışına izin vermeyeceklerini, büyükelçilik binasından çıktığı anda tutuklanacağını ve Ekvador’un bu sığınma talebini kabul ederek ‘suçlulara kucak açtığını’ öne sürdü. Ekvador hükümeti ise İngiltere’yi kolonyalist bir güç gibi davranarak uluslararası hukuku çiğnemekle suçladı. Karşılıklı sert açıklamalarla olay ciddi bir krize dönüşürken, Assange’ın İngiltere’deki davası artık sadece hukuki bir süreç olmaktan çıkarak iki ülke arasındaki politik bir soruna dönüşmüş oldu. Assange’ın kaderi bundan sonra iki ülke dışişleri bürokratlarının kapalı kapılar ardında yapacağı teknik pazarlıklarla şekilleneceğe benziyor.
İngiltere’nin tezi Assange’ın Londra’daki davasının ‘suçluların iadesi’ kapsamında yapıldığı ve İsveç’te ‘cinsel taciz’ soruşturmasından dolayı bu ülkeye iade edilmesi gerektiği yönünde. Ekvador yatkilileri ise WikiLeaks’in 41 yaşındaki kurucusunun ifade özgürlüğünü kullandığı için, başta ABD olmak üzere, uluslararası büyük güçlerin hedefi haline geldiğini vurgulayarak, ülkelerine sığınan bu savunmasız adamı emperyalist güçlere yem etmeyeceklerini söylüyorlar.
Ancak son iki gündür Ekvador yetkilileri ile Britanyalı mevkidaşları arasında Assange’ın durumuna nasıl makul bir çözüm bulunabileceği konusunda görüşmeler başlamış durumda. Ekvador, Julian Assange’ın İngiltere tarafından İsveç’e iadesi ya da İsveç yetkililerine ifade vermesi konusuna, üçüncü bir ülkeye (ABD’ye) iade edilmemek koşuluyla, sıcak bakıyor.
Ekvador açısından bu olay aynı zamanda bir iç siyaset malzemesine dönüşmüş görünüyor. Kamuoyu yoklamalarına göre alt sınıflara yönelik eşitlikçi sosyal politikalar sayesinde halkın yüzde 70’inin desteklediği ülkenin solcu lideri Rafael Correa, Assange’a kucak açarak ifade özgürlüğüne destek verirken kendi ülkesinde basına karşı baskı politikaları uygulamakla eleştiriliyor. Bu yılın Şubat ayında Ekvador’un muhalif çizgide yayın yapan büyük gazetelerinden El Universo’un editörü başkent Quito’daki Panama Büyükelçiliği’ne basın üzerindeki aşırı baskılardan dolayı siyasi sığınma talebinde bulunmuştu. Correa’nın muhalifleri Julian Assange olayının ülke için uluslararası bir soruna dönüştürülmesinin içerideki sosyal ve siyasal sorunları perdelemeye yönelik olduğunu iddia ediyorlar.
Britanya açısından ise Assange meselesi sadece adli bir konu değil. ABD’nin ulusal çıkarlarını baltaladığını öne sürerek WikiLeaks’in kurucusunu yargılayıp cezalandırmak istediği biliniyor. O yüzden Britanya’nın Assange’ın Ekvador’a uçmasına hiçbir şekilde izin vermeyeceği vurgulanıyor. Arjantin’le Falkland adası konusunda yaşadığı sorun nedeniyle Latin Amerika ülkeleriyle ilişkileri gittikçe kötüleşen Britanya Ekvador ile yapacağı müzakerelerle Assange’ın İsveç’e iadesini sağlarsa topu İsveç’in sahasına atarak bir anlamda sorundan kurtulmuş olacak.
Londra’daki Ekvator Büyükelçiliği önünde Assange için gösteri yapan destekçileri ise İngiltere izin vermese de WikiLeaks’in kurucusunu diplomatik dokunulmazlık araçları kullanarak kurtarmanın gizli yolları üzerinde zihin egzersizleri yapıyorlar. İsveç’te açılan ‘cinsel taciz’ soruşturmasının kurmaca ve komplo olduğunu söyleyen Assange’ın avukatları bu ülkeye iadesinin ölüm cezasıyla yargılanabileceği ABD’ye iade sürecinin yolunu açacağını ifade ediyorlar.
İki aydan bu yanan tedirgin bir ‘bekleme odası’ mesaisi süren Assange’ın daha ne kadar polisler tarafından kuşatılmış elçilik binasında konaklayacağı bilinmiyor. Şimdilik Ekvador’un Londra’daki birkaç metrekarelik “ulusal” topraklarında güvende gibi görünse de durumu bir destekçisinin ifade ettiği gibi Schrödinger’in Kedisi’ni andırıyor biraz da. Britanya polisine onun orada olup olmadığını kontrol etme izni verilmediği süre boyunca, elçilik binasında olduğu varsayılacak.
Julian Assange: Schrödinger’in Kedisi...