ÖZGÜR PAKSOY/GÖKHAN ALTAY/MA/MARDİN Bugüne kadar 7 kez tutuklanarak yaklaşık 14 yıl boyunca cezaevinde kalan Kızıltepe Belediyesi eski Başkanı Ferhan Türk, "Ben Kürt’üm demekle çözüm sağlanmıyor, demokrasi ve adalet için mücadele etmek gerekiyor” dedi. Mardin’in Kızıltepe Belediyesi eski Başkanı Ferhan Türk, 21 Kasım 2016’da gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı. Bir hafta önce davanın 3’üncü duruşmasında tahliye edildi. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası kaldığı cezaevinde ağır işkencelere maruz kalan Türk, bugüne kadar birçok kez gözaltına alındı ve yaklaşık 14 yılını cezaevinde geçirdi. En son 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Nusaybin’de bulunan Bagok Dağı bölgesinde Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından düzenlenen 1. Bagok Dağı Barış Festivali’ne katıldığı için tutuklanarak cezaevine konulan Türk, tahliyesinin ardından, kendisini yıllarca cezaevi kapısında bekleyen eşi Hamdiye Türk ile birlikte Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.   Tutuklama sürpriz değildi Hakkında hazırlanan iddianamede bahsi geçen festivalin resmi izin ile yapıldığını hatırlatan Türk, son dönemdeki siyasi atmosferde tutuklanmanın kendisi için sürpriz olmadığını söyledi. Hakkındaki iddianamenin “FETÖ” mensubu olduğu ileri sürülen savcılar tarafından hazırlandığını aktaran Türk, "Buna rağmen tutuklandım" dedi. KCK operasyonları sırasında iddianame hazırlayan savcıların da “FETÖ”den tutuklandığını hatırlatan Türk, “FETÖ’cüler de AKP’liler de farklı bir gözle Kürtlere bakıyor. Bizlere demokratik bir şans tanınmadı. Bizim yaptığımız her şey açık bir şekilde ortada. Hırsızlık yapmadık, siyasi parti çalışmalarımız dışında başka bir suç bulamıyorlar. Bizleri tehlike olarak görüyorlar. Halkın taleplerini dile getiren kim varsa tutuklanıyor” dedi.   Kürtlere yaklaşım değişmiyor Tutuklandığı her dönemde, farklı görüşlerde olan hükümetlerin yönetimde olduğunu söyleyen Türk, “Hükümetler değişti, Kürt’e yaklaşım değişmedi. Siyasetin kabuğu değişse de içeriği değişmedi” tespitinde bulundu. Hükümetlerin Kürt sorunu hakkında geçmişte yaptıkları açıklamalara değinen Türk, “Bülent Ecevit sol görüşüyle geldi. Kürtler de sorunun çözümü için destek verdi. Erdoğan, ‘Kürt sorunu benim sorunumdur’ dedi. Kürtler bu nedenle destek verdi. Ancak güçlendikleri zaman Kürtleri tanımayarak, zulüm uyguladılar. Tamamen Kürt’e karşı bir siyaset yürütülüyor. Olmak veya olmamak durumundayız” şeklinde konuştu. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin ardından Erdoğan’ın, “Güçlü olmak haklı olmak değildir” söylemine dikkat çeken Türk, “Biz de söylüyoruz; güçlü olmak Kürtlere zulüm yapmak ve haklarını ayaklar altında almak değildir” dedi.   Kürt’üm demek yetmiyor Yürütülen siyasi politikalara karşı birlikte demokratik bir zeminde mücadele verilmesi gerektiğini vurgulayan Türk, şu çağrı ile konuşmasını sonlandırdı: “Kürtler buna karşı birlikte hareket etmeli. ‘Ben Kürt’üm’ demekle çözüm sağlanmıyor, demokrasi ve adalet için mücadele etmek gerekiyor.”   Umudumu hiç yitirmedim Yıllardır farklı cezaevi kapılarında eşini bekleyen Hamdiye Türk ise yaşadıkları şu sözlerle özetledi: “Yıllardır zulüm çekiyoruz. 1980’den bugüne zorlu bir yaşam geçirdik. Yavaş yavaş 80’lere doğru gidiyoruz.” Her tutuklamanın ardından umut ile ayakta kaldığını ve mücadele verdiğini belirten Türk, “Umutlarım hiçbir zaman kırılmadı. İnsan umutlarıyla yaşar” dedi.