Kaçırılan Efrînli Kürtler öldürüldü mü?

Dosya Haberleri —

Efrîn

Efrîn

  • Efrîn'de ÖSO tarafından kaçırılarak Türkiye'ye zorla götürülen Efrînli Kürtlere ağır cezalar verilirken, aileleri hiçbir şekilde kendilerine ulaşamıyor. Türk yargısı ÖSO'yu referans alarak Efrînlilere, işkence ve ağır cezalar vermesini eleştiren İHD Urfa Şube Başkanı Avukat Mustafa Vefa, “SMO, Türkiye'nin resmi polis gücü mü?” diye sordu.

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

Türkiye'nin Efrîn, Girê Sipî ve Serêkaniyê’ye gerçekleştirdiği işgal saldırıların ardından kaçırılıp Türkiye'ye getirilen Rojavalılara yüzlerce yıl hapis cezası veriliyor. Yüzlerce Rojavalı Türk cezaevlerinde tüm insanı haklarından mahrum rehin tutulurken, hukukçular Türk hukuk sisteminin bu yargılamalar sonucunda çöktüğünü söylüyor.

Türkiye’nin Efrîn işgalinin üzerinden 5 yıl Girê Sipî ve Sêrekaniyê işgalinin üzerinden 3 yıl geçti. Bu bölgelerde ciddi insan hakkı ihlalleri yaşanırken, YPG ve YPJ’li oldukları gerekçesi ile paramiliter güçler tarafından kaçırılıp Türkiye’ye teslim edilen yüzlerce sivil Türk cezaevlerinde rehin tutuluyor. Türk devletinin işgali altında bulunan bölgelerde yaşanan insan hakkı ihlalleri uluslararası raporlara yansısa da Türk ordusu ve desteklediği paramiliter güçlerin gerçekleştirdiği insan kaçırma, yağma, tecavüz ve cinayet gibi suçların önlenmesi noktasında bir şey yapılmıyor.

Kaçırılan siviller unutuldu

Türkiye’nin işgal ettiği bölgelerde yüz binlerce sivil yerinden edilirken, son 5 yıl içinde sadece Efrîn İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) raporuna göre, Efrîn’de 604 sivil öldürüldü, 7 bin 243 kişi kaçırıldı, 300 bin kişi göç etti. Girê Sipî ve Sêrekaniyê’de ise tablo aynı. Bölgede yaşanan hak ihlalleri başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere birçok uluslararası kurumun raporlarına yansırken, işgal saldırılarının başladığı dönem ve sonrasında kaçırılıp Türkiye’ye getirilip tutuklanan siviller ise tamamen unutulmuş durumda.

128 Efrînli cezaevinde

Kuzey-Doğu Suriye’den Türkiye teslim edilen sivillerin sayısına ilişkin resmi bir veri yok. İHD ve avukatlardan aldığımız bilgilere göre Urfa ve Hatay cezaevlerinde toplam 128 tutuklu bulunurken, Efrîn İnsan Hakları Örgütü’ne göre ise Efrînli 50 kişinin Türk cezaevlerinde tutulduğu belirtiliyor. Bu rakamlar sadece buz dağının görünen kısmı zira sayının çok daha fazla olduğu düşünülüyor.

İbrahim Şexo

Hiçbir temas kurulamıyor

Efrîn İnsan Hakları Örgütü Sözcüsü İbrahim Şexo, Efrîn’den kaçırılıp Türkiye’de tutsak edilen 50 kişinin olduğunu söylüyor. “Ancak gerçek sayının bundan çok daha fazla olduğunu düşünüyorum” diyen Şexo, Türkiye’de tutuklu bulunan 50 kişinin hangi cezaevinde olduğuna dair bilgi sahibi olmadıklarını ve bu tutsakların hiçbirinin ailesi ile temas kuramadığını ekliyor.

Öldürülmüş olabilirler!

Eşinin akrabası olan Muhammed Oso, Mesoud Oso ve Rizan Oso isimli üç kişinin kaçırıldığını ve hepsinin Türkiye’ye teslim edildiklerini uzun uğraşlar sonucunda öğrenebilen Şexo, tüm araştırmalarına rağmen akrabalarının nerede tutulduğunu öğrenemediklerini ve bu kişilerin öldürülmüş olabileceğini düşünüyor.

Yetkililer suskun

Türk cezaevlerinde Kuzey-Doğu Suriye’den kaç kişinin olduğu bilinmezken, 2017 yılında dönemin CHP Milletvekili ve Parti Sözcüsü Gamze Akkuş İlgezdi’nin "Ceza İnfaz Kurumlarındaki Yabancı tutuklu ve hükümlülere" ilişkin önergesine yanıt veren Adalet Bakanlığı cezaevlerinde 2017 yılı Haziran ayı itibarıyla 2 bin 398’i hükümlü, 2 bin 870’i tutuklu olmak üzere toplam 6 bin 31 tutuklu ve hükümlü olduğunu açıkladı. Bilgi almak için ulaştığımız Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile Adalet Bakanlığı yetkilileri ise bu konuda yorum yapmayı reddetti.

Kanunlara aykırı

Başka bir ülkenin yurttaşı olan bir kişinin Türkiye’de yargılanmasının şartları hem uluslararası anlaşmalarda hem de Türk yargı sisteminde şu şekilde belirtiliyor: "Türkiye zararına" suç işleyen birinin Türkiye’de yargılanabilmesi için suçun Türkiye dışında işlenmiş olması, suçun yabancı bir kimse tarafından işlenmiş olması ve Türk kanunlarına göre işlenen suçun alt sınırının en az bir yıl hapis cezasının olması ve failin Türkiye’de olması gerekir. İşlenen suçun yabancı bir ülkede ve o ülkenin vatandaşı tarafından "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına veya özel hukuk tüzel kişisinin zararına" işlenmesi halinde, suçtan dolayı o kişiye kendi ülkesinde hüküm verilmemiş olması, suçtan zarar gören kişinin şikayet etmesi gerekir.

Türkiye yargılayamaz

İHD Urfa Şube Başkanı Avukat Mustafa Vefa’ya göre Kuzey-Doğu Suriye’den getirilen sivillerin Türkiye’de yargılanması için belirtilen şartların hiçbiri oluşmuş değil. Vefa, Türkiye’ye getirilen yurttaşların, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma", yani Türk Ceza Kanunun (TCK) 302 maddesine göre yargılandıklarını ifade etti. Bu kişilerin Türkiye aleyhine herhangi bir eylemde bulunduklarına dair hiçbir delilin olmadığını aktaran Vefa, "Bu kişilerin Türk yargı sistemine göre soruşturulup yargılanması hukuka tamamen aykırıdır" diye belirtti.

Tercümanlık hizmetinin güvenilirliği yok

Rehin alınan kişilerin sorgulanmaları ve yargılanma sürecinin uluslararası hukuka aykırı olduğuna dikkat çeken Vefa, "Suriye’den getirilen yurttaşların hiçbiri Türkçe bilmiyor. Gözaltı aşamasından tutuklanmalarına kadar yapılan tüm işlemlerde bu kişiler haklarının ve hukuki durumlarının ne olduğunu bilmeden bir takım soruşturma işlemlerine tabi tutulmuşlar. Sunulan tercümanlık hizmetinin güvenilirliği yok" dedi. 

Avukat Mustafa Vefa

Türkiye'nin resmi polis gücü mü?

Mahkeme kayıtları ve resmi evraklardan anlaşıldığı üzere Türkiye’ye getirilen yurttaşlara yönelik suçlamaların temelinde, "SMO adlı paramiliter güce karşı silahlı mukavemette bulunmuş olmaları"nın bulunduğunu kaydeden Vefa, "Aynı resmi evraklarda yakalama işleminin Türkiye hukuku tarafından resmi kolluk gücü olarak sayılmayan SMO tarafından yapılmış olması yakalama işleminin Türkiye kanunlarına ve uluslararası hukuka aykırı olarak yapıldığını göstermektedir" dedi.

İletişim yolları kapalı

Türk cezaevlerinde kalan Kuzey-Doğu Suriyeli tutukluların neredeyse tümüne yerel mahkemeler tarafından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verildi. Verilen cezaların bazıları Bölge Adliye Ceza Mahkemeleri (İstinaf) tarafından onanırken, Yargıtay’da bekleme aşamasında. Cezaevlerinde kalan tutsakların hiçbiri aileleri ile görüşemezken, ekonomik olarak da kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. İnfaz Yönetmeliği’ne göre tutukluların haftada bir gün kapalı, ayda bir gün ise açık görüş hakkı dışında hafta bir günde 10 dakika telefonla görüş hakkı var. Ancak Kuzey-Doğu Suriyeli tutuklular bu hakların hiçbirinden yararlanamıyor. 

Yönetmeliğe göre birinci derece yakınlar ve Türkiye vatandaşı olan kişiler cezaevi görüşü gerçekleştirebiliyor. Ancak bu tutsakların yakınlarının hiçbiri Türkiye’de yaşamıyor. Suriye’den gelse bile görüşme gerçekleştirebilmesi için Adalet Bakanlığı'nın özel izni gerekiyor. Telefon görüşmesi için ise cezaevinde bulunan tutuklunun birinci derece yakını adına Türkiye’de faaliyette bulunan herhangi bir telefon operatöründen bir hat alıp cezaevi idaresine sunması gerekiyor. Ancak tutukluların yakınları Türkiye’de olmadığı için bu haklarından da yararlanamıyorlar.

Tutsaklar anlatıyor...

Rojavalı tutsakların yaşadıkları hak ihlalleri, İHD’nin raporlarına yansıdı. İHD Hatay Şubesi’nin ulaştığı tutuklular ile yaptığı birebir görüşmelerde hazırladığı iki ayrı rapor da tutukluların anlatımlarına yer veriyor.

* Hatay  T Tipi Cezaevin D-1 Koğuşunda bulunan İdris Mustafa adlı tutuklu, yaklaşık 3 yıl önce ÖSO çetelerinin Efrîn’e girmesinden sonra kendisi ile aynı köyden çoğu akraba olan toplam 11 sivilin YPG’li oldukları ve Türk askerini öldürdükleri gerekçesi ile ÖSO tarafından gözaltına alındıklarını, 12 gün süren gözaltı süresi boyunca işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını anlattı. 3-4 saat boyunca tek elden kelepçelenerek tavana asılı halde tutulduklarını, işkence ile zorla YPG’li olduklarını kabul ettirdiklerini belirten Mustafa, 12 gün süren işkenceden sonra Türk askerine teslim edildiklerini, askerin önlerine koyduğu ve ne olduğunu bilmediği evrakları imzaladıklarını belirtti.

 1 yıl 3 ay süren yargımlalar neticesinde İdris Mustafa, “Devletin birliğini ülke bütünlüğünü bozma” suçlaması ile 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mustafa’nın cezası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanırken Yargıtay’da ise beklemede.

12 gün işkence ettiler

* Mustafa gibi aynı cezaevinin D-3 koğuşunda kalan Mesud Mecid Kilkavi, Efrîn’de 2 Türk askerini öldürdüğü gerekçesi ile 3 yıldır tutuklu. Kılkavi, Efrîn işgalinden sonra ifadesi olduğu yönünden köy muhtarına haber bırakılır. Bunun üzerine ÖSO karargahına giden Kilkavi, burada saldırıya uğrar ve YPG’li olduğu iddiasıyla gözaltına alınır. Kilkavi, gözaltında ve sonrasında yaşadıklarını şöyle aktarıyor: "12 gün süren gözaltı süresi boyunca işkence ve kötü muameleye maruz kaldım. 3-4 saat boyunca tek elden kelepçelenerek tavana asılı halde tutuldum. işkence ile YPG’li olduğumu kabul ettirmeye çalıştılar. Ailemle tahdit edildim. ÖSO elemanları yöneltilen suçlamayı kabul etmemem durumunda kadınlarımıza tecavüz etmekle tehdit etti. 12 gün süren işkenceden sonra Türk askerine teslim edildim ve askerin önüme koyduğu ve ne olduğunu bilmediğim evrakları imzaladım. Türkiye’de ilk önce suçlamaları kabul etmedim ancak bizi teslim alan askerler ‘savcı ne derse desin evet diyerek kabul edin, aksi halde ÖSO’ya teslim edileceksiniz’ diyerek tehdit edildim."

3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Kilkavi, 3 yıldır Hatay T Tipi Cezaevinde kalıyor. Evli ve 2 çocuk babası olan Kilkavi, yakalandığı günden bu yana ailesini göremedi.