Bölgedeki tüm farklı dini ve etnik topluluklar ile farklı görüşlere sahip grupları hedef alarak soykırım kampanyası yürüten DAİŞ çetesi, Ağustos başında Şengal’e yöneldi. 3 Ağustos 2014'te Şengal'e ulaşan DAİŞ, 11 yıl boyunca alanın güvenliğini sağlayan Federe Kürdistan güçlerinin geri çekilmesiyle savunmasız kalan Êzîdîlerin soykırım ve katliamlarla dolu tarihlerine kara bir sayfa ekledi. 


73. ferman

Êzîdîler'in 73. ferman olarak tanımladığı saldırıda çoğu kadın ve çocuk binlerce kişi kaçırıldı. Bir o kadarı katledildi. Kadınlar tecavüze uğradı, pazarlarda satışa çıkarıldı. On binlerce kişi ise aynı akıbetle yüz yüze kalmamak için Şengal Dağı'na sığındı. Ancak kaçış sırasında büyük bir bölümü çocuk, yüzlerce kişi açlık, susuzluk ve yorgunluktan yaşamını yitirdi. Şengal İnşa Meclisi'nin katliamdan bir yıl sonra hazırladığı rapora göre, "3 Ağustos katliamından önce 170’in üzerinde köye, 12 nahiye, 3 kasabaya sahip Şengal’de, 500 bin civarında insan yaşıyordu. Bu insanlardan 3 bin 161’i Şengal Katliamı’nda şehit düştü.

15 bin 450 insan, DAİŞ çetesine esir düştü. Bunların 2 bin 789’u kurtuldu. Şu an Şengal Dağı’nda 20 bine yakın insan yaşıyor. 460 binin üzerinde insan ise göç etti.” 


12 süvari

Aslında Mayıs, Haziran aylarında vahşet dalgasını artıran DAİŞ'in Musul'daki varlığı nedeniyle Şengal saldırısı beklenmiyor değildi. Böyle bir saldırıyı öngören Kürt Özgürlük Hareketi, Musul ve Telafer işgali ardından Güney Kürdistan Hükümeti'yle görüşmeler yaparak gerilla gücünü Şengal, Mexmûr ve Kerkük'e göndermek istediklerini belirtmiş, ancak bu talep reddedilmişti. Halk Savunma Merkezi Karargâh Komutanı Murat Karayılan, o görüşmeyi şöyle anlatmıştı: "KDP, ‘Her şey kontrol altında. Pêşmergenin gücü yeter, gerillaya ihtiyaç yoktur' dedi. Bir şeyler olduğunda harekete geçebilmemiz için hazırlık yapmamız gerekiyordu. Şengal için 12 arkadaşımızı hazırladık. Hatta ben o 12 arkadaşla şöyle konuştum: ‘Derwêşê Evdî, 12 süvari ile Kürtleri kurtarmak için gitti. Siz de 12 kişi olarak gidip Şengal'i koruyacaksınız.' Onları gizli bir şekilde gönderdik. Şengal'e ulaşan arkadaşlarımız kaçak yoldan girdiler." 


Gerilla katliamın önüne geçti

İşte Karayılan'ın sözünü ettiği 9 kişilik gerilla grubu (12 kişiden 4'ü Asayiş güçlerince tutuklandı) Şengal Dağı'na sığınan on binlerce Êzîdîyi ve Şengal'i korumak için direnişi başlatan grup oldu. Tarihi bir direnişle çetelerin dağa çıkışını engellemeyi başararak yeni büyük katliamların önünü aldılar.

Halk Savunma Merkezi Karargâh Komutanlığı da işgalden hemen bir gün sonra, 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, “Êzîdî halkını gerilla güçlerimiz savunacaktır” diyerek hızla gerilla birliklerini alana ulaştırdı. 


İnsani koridor 

8 Ağustos'tan itibaren Rojava'dan YPG/YPJ güçlerinin desteğiyle Cezaa bölgesine uzanan bir insanlık koridoru açılarak, 18 Ağustos'a kadar on gün boyunca on binlerce insan bu koridor sayesinde tahliye edildi. 

Bu direniş sırasında koridora DAİŞ saldırıları eksik olmadı, bu yolun savunmasında 60 YPG savaşçısı şehit düştü.  

26-29 Eylül günü  DAİŞ'in saldırıları sonucu koridor kapandı. Êzîdîler, HPG/YJA Star gerillaları ve YPG/YPJ savaşçıları öncülüğünde çete saldırılarına, zorlu kış koşullarına ve erzak sıkıntısına rağmen tarihi direniş sergileyerek Şengal Dağı'nı bırakmadı. 


Şengal kent merkezine giriş

18 Aralık günü Şengal'den HPG/YJA STAR gerillaları, Rojava'dan ise YPG/YPJ güçleri ortak bir operasyon başlattı. Bu operasyonla hem insani koridor yeniden açıldı, hem de Rojava-Şengal arasındaki köyler çetelerin elinden kurtarılarak özgürleştirildi.

Bu operasyon sadece Rojava koridoru değil, Şengal kent merkezindeki DAİŞ çetelerine yönelik olarak da kapsamlı bir hamleye dönüştürüldü. Gerilla savaş taktikleriyle DAİŞ'in tuttuğu şehir merkezinde bir yıpratma savaşı yürütüldü. 22 Aralık 2014 tarihinde gerilla birlikleri Şengal kent merkezine girdi. Ve şehir merkezindeki 3 mahalle savunma güçlerinin denetimine geçti. Bu operasyonun Şengal'in tümden özgürleştirilmesi operasyonuna dönüştürülmesi için defalarca PKK yetkilileri ve Şengal HPG Komutanları tarafından "Şengal için Ortak Komutanlık" çağrısı geldi. Ancak bu çağrıya Güney Kürdistanlı güçler tarafından yanıt verilmedi. 

3 Ağustos-Aralık 2014 tarihleri arasında Şengal Direniş Güçleri ile DAİŞ çeteleri arasında 420’nin üzerinde çatışma yaşandı. Çatışmalarda binin üzerinde çete üyesi öldürüldü. Şengal Direniş Güçleri'nden ise 114 savaşçı şehit düştü. 


Êzîdîler örgütleniyor

3 Ağustos işgalinden bu yana geçen 15 aylık süreçte, Şengal Dağı'na sığınan Êzîdîler de örgütlendi. YBŞ ve YPJ Şengal çatısı altında yüzlerce Êzîdî, kendi askeri güçlerini kurarak Şengal savunmasında yer aldı. 14 Ocak 2015 tarihinde ise Şengal İnşa Meclisi kuruluşunu ilan etti. Katliamın birinci yılı Şengal Dağı'nda önemli bir direniş, Êzîdîler için önemli bir örgütlenme dönemi ile karşılansa da, yıldönümü Şengal'in özgürleştirilmesi müjdesiyle tamamlanmamıştı. 


Şilo hamlesi ön hazırlıktı

Kürt güçleri arasında ortak operasyon, ortak komutanlık odaklı görüşmeler sonuç vermedi. HPG ve YBŞ güçleri Eylül ayını belli bir hazırlıkla geçirdikten sonra, Ekim ayı başında Şilo operasyonunun startını verdi. Şilo, Şengal kent merkezine hakimiyet için önemli bir eşikti. Ve 8 Ekim'de başlatılan ve 20 günü aşan operasyonla 100 çete üyesi öldürüldü, Şilo vadisi çetelerden temizlendi. 


Ortak komutanlık

30 Ekim tarihinde ise, Şengal'in DAİŞ işgalinden tümden kurtarılması için tarihi bir adım atıldı. YBŞ (Şengal Direniş Birlikleri-Yekineyên Berxwedana Şengalê), YJÊ (Yekîneyên Jinên Êzîdîxan-Êzîdîxan Kadın Birlikleri) ve HPŞ (Şengal Savunma Birlikleri-Hêzên Parastina Şengalê) güçleri, Şengal'in kurtuluşu için "Êzîdîxan Komutanlığı" adı altında ortak komutanlık oluşturdu. 


Ve özgürlük operasyonu

Şilo operasyonu ve oluşturulan Ortak Komutanlık, Şengal'in uzun zamandır beklediği haberin de müjdecisi oldu. 12 Kasım günü Kürdistan güçleri, Uluslararası Koalisyon'un yoğun hava desteğiyle Şengal'deki DAİŞ'i işgalini bitirmek için operasyon başlattı. 13 Kasım'da ise Şengal kent merkezinin çetelerden temizlendiği duyuruldu. 


 HABER MERKEZİ