
NATO ile muhalifler Libya’da iktidar olmak için el birliğiyle mücadelelerini devam ettiriyor. NATO, halen muhaliflere karşı direnen Kaddafi birlikleriyle Kaddafi’nin doğum yeri olan Sirte’yi vuruyor. Ancak muhalifler tarafından sayıları yüzlerle ifade edilen Kaddafi yanlıları dün Trablus havaalanını bombaladı.
Yeri bilinmeyen Kaddafi ise sesli mesajlarla halkı NATO ve muhaliflere karşı savaşmasını istiyor. Kendisini destekleyen bir televizyon kanalında yayınlanan son sesli mesajında Kaddafi “aşiretler Trablus üzerine yürümeli. Trablus’u bu sıçanlara bırakmayın, onları öldürün, hemen mağlup edin” dedi.
Muhalifler para istiyor
Muhalifler ise hem siyasi alanda hem de halkın nezdinde Kaddafi’nin izlerini silmekle uğraşıyor. İç savaşın Kaddafi’nin ölümü ya da yakalanmasıyla sonuçlanacağını düşünen muhalifler, öncek igün Kaddafi’yi öldürene 1,7 milyon Dolar ve af vaat etmişti. NATO ve İngiliz SAS komandoların Kaddafi’nin nerede olduğuyla ilgilenmesiyle muhalifler de uluslararası arenada Libya’nın tek temsilcisi olmak için çalışmalar yürütüyor. Önceliği ülkenin yönetimini ele geçirdiğini halka benimsetmek için Bingazi’den başkent Trablus’a taşınmaya hazırlanan Libya Ulusal Geçiş Konseyi (NTC) Birleşmiş Milletler’de de Libya’yı temsil etmek istiyor. NTC Başkanı Mahmud Cibril, “Gelecek ay Libya’nın BM’deki mevcut sandalyesini yeniden doldurmasını umut ediyoruz” dedi.
Ancak muhaliflerin önceliği kendi yönetimlerini halka kabul ettirmek. Bunun için de kesenin ağzını açmak istiyor. Ancak bugüne kadar emperyalist güçlerinin verdiği mali yardımla geçinen muhaliflerin kasası boş. Muhalifler, Kaddafi döneminde bloke edilen paranın bir an önce serbest bırakılmasını ve bunu halka dağıtarak iç savaşı daha erken bitirmenin hesaplarını yapıyor. Cibril, para kaynaklarının gecikmesi halinde Libya’daki ayaklanma hareketinin dağılabileceğini söyledi. İtalya’da konuşan Cibril, “İstikrarsızlık yaratacak en büyük etken... gerekli hizmetleri yapamamamız ve aylardır maaş almayan halka ücretlerini ödeyememek olur. Hükümetin derhal gerekli paraya erişememesi halinde, önceliklerimizi yerine getiremeyiz” dedi.
Türkiye yaranmaya devam ediyor
Cibril, bu talebini Türkiye’de düzenlenen Libya Temas Grubu toplantısından sonra da dile getirdi. Dün Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte düzenlediği basın toplantısında “Rejim devrildiği zaman, Libya halkının altı aydır mahrum kaldığı maaşların ödenmesi ya da elektriğin sağlanması gibi hizmetlerin temini için gözler Ulusal Geçiş Konseyi’ne çevrilecek” diyen Cibril, “Bu beklentileri karşılamak için mali kaynaklara ihtiyacımız var. Libya halkının, kaynaklardan mahrum kalmış hissetmemeleri çok önemli” dedi.
Libya’daki ganimet savaşında payını almak isteyen Türkiye de muhaliflere şirinlik yapmaya devam ediyor. Önceki akşam bir televizyon kanalına konuşan Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, muhaliflerin Trablus’a girmelerini Hz. Muhammed’in Mekke’ye girmesiyle eş değerde tutarak, “Hz. Peygamber’in Mekke’ye girdiği gibi Trablus’a girin. Girdiği anda herkesi affetmiştir” dedi. Libya’nın bloke edilmiş paralarının bir önce serbest bırakılmasını da isteyen Davutoğlu, “Bürokratik engelleri öne sürüp zor zamanda onların (muhaliflerin) yanında olamazsak yarın nasıl beraber olabiliriz?” diyerek asıl niyetlerini ortaya koydu.
Libyalı muhaliflerin isteklerini şartsız destekleyen Davutoğlu, muhaliflere yaranmaya dün de devam etti. Cibril’le düzenlediği basın toplantısında da muhaliflerin BM’de temsil edilmesini isteyen Davutoğlu, “dolayısıyla bayrak, mali kaynaklar ve uluslararası tanınma, bir ulusal meşruiyetin ve egemenliğin üç şartı olarak artık yerine getirilmelidir. Ulusal Geçiş Konseyi, Libya halkının temsilcisi olarak bu üç hususta tek muhatap olarak kabul edilmelidir” dedi.
TRABLUS/İSTANBUL