
Üç kadın belediye başkanlığından dokuza...
Bu kararları dikkate alan DEHAP, 2004’te yerel seçimlerde ilk kez kadın kotası uygulama kararı aldı. Ancak yerel yönetim politikalarında erkek egemen zihniyetin henüz kırılamamış olması nedeniyle, daha sonra bu kota geri çekildi. Seçimlere hazırlıklı giren DÖKH, kadın adayların seçilmesi için büyük çaba harcadı. Bu çalışmalar sonucu 1999 yerel seçimlerinde üç olan kadın belediye başkanlarının sayısı dokuza çıktı. İl genel meclis üyelikleri ve belediye meclis üyeliklerinde ise yüzde 40 olan kadın kotası tutturulamasa da yüzde 17 kadın temsili sağlandı. Bu 2004 yerel seçimlerine katılan tüm partiler arasında en yüksek orandı.
Dêrsim il, Amed'in Bağlar ve Bismil İlçeleri, Mardin’in Kızıltepe ve Mazıdağı İlçeleri ile Sürgücü Beldesi, Van’ın Bostaniçi Beldesi, Adana’nın Küçükdikili Beldesi ile Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesini kazanan kadın belediye başkanları, DÖKH konferansında tespit edilen politikaları uygulamak için çalışmalara başladılar. DÖKH, bunun için belediye başkanlarının yanına kadın danışmanlar gönderilmesi kararı aldı ve bu karar bazı belediyelerde hayata geçirildi. Yönetimin bütün kademelerinde kadınların yer alması sağlandı. Örneğin belediye başkanı erkekse başkanvekili kadın oldu, belediye başkan yardımcılarının da yarısı kadın olarak atandı.
Daha sonra yapılan çeşitli konferans ve eğitimlerle kadın belediyeciliği konusundaki çalışmalar derinleştirildi. Bağlar Belediyesi tarafından düzenlenen “Uluslararası Yerel Yönetimler ve Kadın Konferansı”nın hemen ardından DÖKH tarafından düzenlenen I. Demokratik Ekolojik Cinsiyet Özgürlükçü Yerel Yönetimler Kadın Konferansı’nda, yerel yönetimlere kadın bakış açısı ile yaklaşmanın önemi üzerinde duruldu.
Uluslararası Yerel Yönetimler ve Kadın Konferansı
ABD, Almanya, Rusya, İsviçre, İsveç, Polonya, Fransa, İngiltere ve Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen kadınların katıldığı 'Uluslararası Yerel Yönetimler ve Kadın Konferansı’nda kadınların yerel yönetimlere katılım modelleri, cinsiyet temelli bütçe, cinsiyete duyarlı imar uygulamaları, kadın dostu belediyeler gibi konular irdelendi ve kadınlar kendi deneyimlerini paylaştılar. I. Demokratik Ekolojik Cinsiyet Özgürlükçü Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'nda ise, kadının siyaset ve yerel yönetimlerdeki yeri, demokratik ekolojik cinsiyet özgürlükçü paradigma eksenli yerel yönetimler ve kadın model taslağının oluşturulması, 2009 yılında yapılacak yerel yönetimler seçim stratejisi, yerel yönetimlere ilişkin kadın çalışmaları gibi bir çok konu detaylı olarak değerlendirildi.
2010 tarihinde düzenlenen BDP’nin 1. alanda yapılan 2. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Kadın Konferansı’nda ise kadın belediyeciliğinde gelinen nokta gözden geçirildi. Nusaybin’de yapılan konferansta, yapılan tartışmalarda kadın belediyeciliğinin her türlü rantçılık, yolsuzluk gibi ahlaki olmayan kazanç yol ve yöntemlere karşı mücadelede önemli adımların atılmasına karşın modelin oturtulmasında aynı başarının gösterilemediği tespiti yapıldı. Erkek egemen zihniyetin yerel yönetimlerde hala etkinliğini sürdürdüğüne dikkat çekilen konferansta, özgün kadın örgütlülüğünün temel ihtiyaç olduğu belirtildi. BDP Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu ile koordineli olarak çalışacak ‘Yerel Yönetimler Kadın Komisyonu’nun kurulmasının karar altına alındığı konferansta, ekolojik demokratik cinsiyet özgürlükçü özgür yerel yönetimler modelinin cinsiyet özgürlükçü bölümü ile kadın tutum belgesi de tartışılarak kabul edildi. Konferansta ayrıca yerel yönetimlerin kadına yönelik şiddete karşı daha etkin mücadele edilmesi ve belediyelerde sığınma evlerinin ve danışma merkezlerinin açılmasına hız verilmesinin yanında, toplumda bu konuda duyarlılığın artması için kampanyalar düzenlenmesi kararları da alındı.
Kadın yönetici sayısı süreçle arttı
2009 seçimlerinde 14 yerde belediye başkanlıkları ile 19 il genel ve 190 belediye meclis üyeliklerinin kazanılmış olmasının DÖKH’ün bu alanda yaptığı aktif çalışmalar sonucunda mümkün olduğuna dikkat çekilen konferansta, kadın belediye başkanları, belediye ve il genel meclisi üyelerinin Demokratik Özgür Kadın Hareketinin doğal üyesi olması da kararlaştırıldı. Bütün bu konferans ve tartışmaların sonucunda saptanan politikalar kadın belediye başkanları tarafından hayata geçirilmeye çalışıldı. Bunları şöyle özetleyebiliriz:
Çalışanların çoğunluğunun erkek olması göz önünde bulundurularak belediyelerin bu eril yapısının değişmesi için çeşitli için adımlar atıldı. Bunlar arsında istihdamda kadın erkek eşitsizliğinin süreç içerisinde giderilmesi için yeni işe alımlarda yüzde 40 cins kotasının uygulanması, işe alımlarda aynı pozisyon için başvuru varsa kadınların tercih edilmesi belediyede kadın müdür ve amir sayısının süreç içerisinde artırılması için amirlik müdürlük atamalarında kadınlara pozitif ayrımcılığın uygulanması yer alıyordu. Bu uygulamalara çeşitli belediyelerde başlandı. Böylece belediye personeli içinde kadın yönetici sayısı süreç içinde arttı.
Belediye hizmetlerinde kadın erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik kurumsal yapının oluşturulması ve güçlendirilmesi için de çeşitli adımlar atıldı. Belediyelerde Kadın Erkek Eşitliği Komisyonları ve kadın kurulları oluşturuldu, bütçeden kadınların kullanımı için pay ayrılarak kadın bütçeleri oluşturuldu. Eşitlik polikalarının uygulanması için öncelikle kadın meclis üyelerinden başlamak üzere Diyarbakır, Batman, Kızıltepe, Silopi, Van, Doğubeyazıt gibi kentlerde eğitimler verildi.
Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik hayata daha etkin katılabilmelerini ve iş hayatına hazırlanmalarını sağlamak için çeşitli çalışmalar yapıldı. Birçok belediyede kadınlara bilgisayar, bilgisayarlı muhasebe, yönetici sekreterlik, el sanatları, tekstil, halıcılık, ehliyet, kuaförlük gibi kurslar düzenlendi. Bağlar Belediyesi’nin açtığı ehliyet kursundan mezun olan kadınların bir kısmı Büyükşehir belediye otobüslerinde şoför olarak işe alındı.
Bağlar, Kızıltepe, Bostaniçi, Doğubeyazıt’ta kadın kooperatiflerinin kurulması desteklendi. Belediyeler bu kooperatiflerle ortak çalışmalar gerçekleştirdi. Doğubayazıt ve Kızıltepe’de halı-kilim dokuma atölyeleri, Bağlar'da kadınların satış yaptığı pazar yeri açıldı. Üretime dönük bu faaliyetler yeterli pazar bulunamadığı için karşılaştıkları zorlukları yenmekte çeşitli güçlüklerle karşılaştılar.
Ayrıca kadınların kapasitelerinin geliştirilmesi için de pek çok adım atıldı. Açık öğretim, ortaokul, lise ve üniversiteye devam eden kadınlara temel derslerde kurslar düzenlendi; hukuk, sağlık, bulaşıcı hastalıklar, aile planlaması, iletişim gibi konularda eğitimler verildi. Bilinç yükseltme grupları oluşturularak; kadın dayanışması, cins bilinci, demokratik değerler konularında çalışmalar yapıldı.
Kadınlara yönelik ayrımcı ve şiddet içeren yaklaşımları ortadan kaldırmak için danışmanlık merkezleri ve sığınma evleri açıldı. İşçi ve memur toplu sözleşmelerinde kadına yönelik şiddet uygulayan belediye personeline müeyyide uygulayan hükümlerin yer alması sağlandı. Küçükdikili ve Kayapınar belediyelerinde başlayan bu uygulama diğer belediyelerde de hayata geçirildi. Kadına yönelik şiddetin durdurulması için her kademede duyarlılık eğitimleri verildi. 8 Mart’ın belediyedeki kadın personeller için tatil olması toplu sözleşmelerde yer aldı.
Kadınların kültürel çalışmalara daha aktif katılması için de pek çok çalışma yapıldı. Kadınlara yönelik, resim, müzık, tiyatro kursları düzenlendi, kadın koroları kuruldu. Kadınların yaptıkları resimlerin sergilenmesi için resim sergileri açıldı. Belediyelerin kültür sanat etkinliklerinden kadınlar ücretsiz olarak yararlanabildiler, yaz aylarında parklarda sinema gösterileri yapıldı.
Yoksulluktan en çok etkilenen kesimin kadınlar olduğu gözönünde bulundurularak, Diyarbakır ve Bostaniçi belediyeleri ücretsiz çamaşırhane ve tandırevleri açtılar. Buralar aynı zamanda kadınlar için bir eğitim merkezleri haline geldi. Kadın ve çocuklara ücretsiz hizmet veren ana çocuk sağlığı merkezleri kuruldu. İlk olarak Doğubeyazıt’ta başlayan bu çalışma daha sonra Bağlar ve Kızıltepe’de de hayata geçirildi.
Batman belediyesinde kadın başkan yardımcısının girişimiyle kadınlar belediyeye ait ulaşım araçlarından haftada bir gün ücretsiz olarak yararlanabildiler.
Bağlar Belediyesinde de yukarıdaki uygulamaların yanı sıra kadınların lehine pek çok çalışmalar yapıldı. İlk olarak Bağlar Belediyesi tarafından başlatılan ve daha sonra diğer belediyelerde de hayata geçirilen eğitim destekevinde öğrenim gören çocukların kurslara katılması sırasında kadın/erkek eşitliği gözetildi. Eğitimin başında kız çocuklar daha geri iken dönem sonunda eşit eğitim aldıkları halde arayı kapattıkları hatta erkeklerden daha başarılı oldukları görüldü.
Belediyelerin spor hizmetlerinden kız çocuklarının da yararlanabilmesi için futbol yanında basketbol, voleybol kulüpleri de kuruldu, kapalı spor salonu inşa edildi. Bunun bölge çapında başarılı olmalarına destek olundu. Bağlar yazları sıcak bir bölge ve yeşil alan eksikliği vardı. Boş bulunan her yere parklar yapılarak buralarda kadınların nefes alabileceği alanlar yaratıldı, yaz geceleri ücretsiz sinema gösterileri yapıldı. Köylerde kadınlara yönelik sağlık hizmetleri verilirken kadın hakları konusunda bilgilendirmeler yapıldı. Mahalle evleri inşa edilerek buralarda kadın meclislerinin oluşması için kadın toplantıları yapıldı. Bu ve benzeri çalışmalarla kadınların bilinç düzeyi yükseltilirken görünürlükleri de arttı ve Bağlar Belediyesi kadın hizmetleriyle öne çıktı. Benzer çalışmalar diğer bölgedeki diğer belediyelerde de uygulandı.
Belediyelerde kadınlar lehine değişim
Bütün bu çalışmalar kadınlar lehine pek çok şeyi değiştirdi. Önceleri belediyeler erkeklerin yönettiği, çalıştığı, gidip geldiği yerlerdi. Kadınlar belediye yönetemez deniyordu. Ancak kadın belediye başkanlarının yönetimindeki kentlerdeki değişimden sonra şimdi pek çok kent yerel yöneticilerin kadın olmasını tercih eder hale geldi. Kadınlar da eskiden göreve talip olmakta çekingen davranırken şimdi hem meclis üyeliğine hem de başkanlığa aday pek çok kadın var. Kent kadın meclisleri de çalışmaları ve bütçeyi denetleyebiliyor. Kadınlar belediyeye taleplerini daha özgürce iletebiliyorlar. Çalışanların yapısı da değişti. Belediyelerde daha çok kadın yönetici (başkan yardımcısı, daire başkanı, müdür gibi) var, kadınlar sadece ofis işlerinde değil pek çok hizmet alanında çalışıyorlar.
BDP ve HDP ile eşitlik politikaları daha ileriye
Son seçimlerde ise BDP ve HDP eşitlik politikalarını daha ileriye taşıdılar. Belediye yönetimlerinde eşbaşkanlık sistemi ile meclis üyeliklerinde fermuar sistemini uygulamaya başladılar. Bu uygulama kadınlar açısından büyük bir adım olmasının yanında toplumda eşitliğin sağlanması için önem taşımaktadır.
Ancak daha yapılması gereken çok iş var. Yukarıda sözünü ettiğimiz uygulamaların bütün kentlerde aynı başarıyla uygulandığını belirtemeyiz. Ekolojik demokratik ve cinsiyet özgürlükçü temele dayanan özgür belediyecilik modelinin tam olarak uygulanabilmesi için gerek meclislerde, gerekse belediye çalışanlarının da modeli bilince çıkarmaları için sürekli eğitim yapılması gerekiyor. Deney birikimi ve aktarımı da çok önemli. Meclisler ve belediye başkanları beş senede bir yenilendiğinden eğitimlerin her dönem yeni baştan ele alınması gerekiyor. Belediyelerin ilk dönemlerinde ekonomik olanaksızlar da önemli engeller arasında yer alıyordu. Ancak şimdi belediyeler bu konuda belli ölçüde mali dengeye kavuştukları için kadına yönelik hizmetler konusunda daha çok adım atabiliyorlar. Cinsiyet eşitliğine duyarlı politikaların ve bütçenin uygulanması için veri tabanının oluşturulması büyük önem taşıyor. ‘Hangi hizmetten kimler ne kadar yararlanabiliyor’, bunun bilimsel olarak da tespit edilebileceği birimlerin kurulması daha objektif bir çalışma yapılmasına olanak sağlayacaktır. Eşbaşkanlık uygulaması ve kent kadın meclislerinin de bu dönemde daha fazla güçlenmesi sağlanabilirse çalışmalar kadınlar tarafından daha katılımcı gerçekleşebilir ve denetlenebilir hale gelecektir.
YURDUSEV ÖZSÖKMENLER