Van Belediyesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi, BDP Kadın Meclisi, Wan ve il dışından gelen kadın kurumları, sivil toplum örgütlerinin kadın komisyonları ve gönüllü kadınlar depremzedeler için yardım seferberliğini sürdürüyor. Van Belediyesi Kültür Parkı’nda kurulan Kadın Dayanışma Çadırı’na gelen istem ve şikayetleri değerlendiren kadınlar, sorunları yerinde görmek için mahalleye giderek, incelemelerde bulunuyor. Tespit edilen ailelerin ihtiyaçlarını karşılayan kadınlar, ayrıca sosyal ve psikolojik destek de sunuyor. Çalışma ile ilgili bilgi veren VAKASUM yetkililerinden Ceyhan Timur, kadın ve çocukların özgün durumları göz önünde bulundurularak, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve acil bir şekilde karşılanmasına dönük çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Kadınların mağduriyeti depremle birlikte arttı

Kadınların ağır iş yükü altında yaşadığı mağduriyetin deprem ile birlikte daha da ağırlaştığına dikkat çeken Timur, “Savaş, ekonomik kriz, doğal afet vb. anlarda en çok etkilenen kesim kadın ve çocuklardır. Yardımlara erişimde, kendi durumlarına özgün ihtiyaçlarının karşılanmasında, barınma ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasında temel ciddi sorunlar yaşamaktadırlar” dedi. “Kadın ve çocuklardan oluşan bu risk gruplarının güvenlik ve barınma sorunlarının giderilmesi için merkezi, yerel yönetimleri harekete geçirmek, bu konuda duyarlılık sağlamak, güçlü bir dayanışma ile bu afet anının aşılmasında yardımcı olmak temel hedefimizdir” diyen Timur, şunları ifade etti: “Biz kadınlar olarak; bu deprem sürecinin sağlıklı yönetilmesi, depremzede kadın, çocuk, yaşlı ve engellilerin koşullarının iyileştirilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması, sosyal ve psikolojik desteğin sağlanmasını, toplumsal yaşamın normalleşmesine katkı sağlamak amacıyla sosyal etkinlik ve faaliyetlerin yürütülmesine dair çalışmalar yürütmekteyiz.”

Kadınlar yardımlara ulaşamıyor

Kendilerine gelen kadınlarla yaptıkları görüşmeler üzerinden tüm hane bireylerinin ihtiyaçlarını karşıladıklarını aktaran Timur, “İlk depremden bu yana kadın ekibi oluşturulup, özellikle doğumu yakın olan hamile kadınlar, yeni doğum yapan kadınların ve bebeklerinin ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmalar yürüttük” diye konuştu. Özellikle eşi ölmüş, eşi tutuklu, boşanmış ya da eşi tarafından terk edilmiş kadınların barınma ve güvenlik problemleri ile karşı karşıya olduğuna işaret eden Timur, özellikle bu durumda olan kadınların yardımlara ulaşmada da büyük sıkıntı yaşadıklarını belirtti.

Kadına şiddet devam ediyor

Yaşanan afete rağmen kadına yönelik aile içi, toplumsal ve kurumsal şiddetin devam ettiğini aktaran Timur, “Erdîş’te yaşanan deprem sonrası 20 günlük evli kadın, ateşli silahla öldürüldü. Etraftan rastgele bir kurşunla öldüğü söylense de, cinayet sonrası süreç bunun böyle olmadığı konusunda bize bilgi veriyor. Bu olayla ilgili herhangi bir gözaltı ve tutuklanmanın olmaması da bize ayrıca düşündürüyor” dedi.

Binlerce kişiye ulaşıldı

İlk depremden şu ana kadar yaklaşık bin 608 kadın ile yaklaşık 9 bin çocuğa ulaştıklarını aktaran Timur, “Ulaştığımız her haneye battaniye, gıda, çocuk bezi, çocuk maması, kadın hijyen malzemeleri, hasta yatak bezi, çocuk ve kadınlar için kışlık giyim, atkı ve eldiven dağıttık. Ayrıca acil doktora ve ilaca ihtiyacı olan 23 kadının ailesine sağlık desteği verdik. Çocukları risk altında olan 2 aileyi ise barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak isteyen yardımseverler aracılığıyla il dışına gönderdik” dedi.

DİHA/WAN




'Güvenlikli' kentte taciz vakaları


Türk Kızılayı tarafından Süphan Mahallesi'nde kurulan ve 'güvenliği' asker ile polisler tarafından sağlanan Mevlana Kent'te 2 uzman çavuşun 15 yaşındaki N.S.'ye cinsel istismarda bulunması ardından harekete geçen kadın kurumları, yeni taciz olaylarını açığa çıkardı. Yaşanan olayı araştırmak üzere Mevlana Kent'e giden Van Kadın Derneği (VAKAD) çalışanları, burada kadınlarla yaptıkları görüşmede kadınların, benzer taciz vakalarının yaygın olduğunu söyledi. N.S. gibi başka çocukların da asker ve kentteki diğer erkekler tarafından tacize uğradığını öğrenen kadınlar, görüşmeleri sürdürdükçe yeni vakaların yaşandığına tanık oldu. Yapılan görüşmelere göre, Lise 2. sınıfa giden bir çocuğun da bir askerin tacizine uğradığı öğrenildi.

'Güvenlik' müdahale etmiyor!

Yaptıkları görüşmelere ilişkin bilgi veren Van Kadın Derneği (VAKAD) gönüllüsü Zozan Özgökçe, kadınların kent içinde gittikleri her yerde söz konusu kentin "güvenliğini" sağlayan askerlerin gözetiminde olduğunu belirterek, bunun kadınlarda yarattığı psikolojik duruma dikkat çekti. Kadınların rahat olmadıklarını ifade eden Özgökçe, yaptığı görüşmelerde, sözde 'güvenliği' sağlayan asker ve polislerin Mevlana Kent'te çıkan kavgalara da müdahale etmediğini öğrendiklerini söyledi. Özgökçe, bir kadının eşinin şiddetine maruz kaldığını, buna müdahale edilmemesi olayının örnek gösterildiğini söyledi.

Güvenliği askerler sağlamasın

Çadır kentlerde ve Mevlana Kent'te erkeklerin kadınlara yönelik çeşitli tacizlerde bulunduklarını, takip ettiklerini, çeşitli şekillerde kadınlara yaklaşmaya çalıştıklarını duyduklarını belirten Özgökçe, bu durumun daha önceden tahmin edilip, ciddi önlemler alınması gerektiğini hatırlattı. Özgökçe, bu alanların güvenliğinin askerler tarafından sağlanmasını istemediklerini dile getirdi. Askerliğin erkeklerden oluşan bir yapı olması ve militarist bir güç olmasının kadınların bulunduğu bir yerde olmaması gerektiğini ifade eden Özgökçe, bu tür toplum yaşam alanlarında güvenliğin sağlanması için farklı yöntemler geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kadın güvenlikçi sistemi

Daha önce kadın ve çocukların güvenliği için tedbirler alınması konusunda Valiliğe önerilerde bulunduklarını belirten Özgökçe, önerilerinin dikkate alınmadığını ve yaşanan vakalara ilişkin tekrar valiliğe gideceklerini söyledi. Özgökçe, Sosyalist Feminist Kolektif (SFK), Muş Kadın Derneği (MUKADDER), Amargi, Kadın İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği, VAKAD ve bağımsız feministlerden oluşan kadınların bir araya gelerek, kadınların güvenliği için çalışmalar başlatacaklarını söyledi. Sadece kadın ve çocuklardan oluşan bir Mevlana Kent kurulması için ilgili yerlere başvuruda bulunacaklarını dile getiren Özgökçe, asker ve polisin dışarıda kalacağı bir güvenlik sistemi istediklerini belirterek, içerde ise sadece özel kadın güvenlik görevlilerinin olduğu bir sistem düşündüklerini söyledi.

Kadınlara gezici psikososyal hizmet

Ayrıca aralarında 31 bin TL para toplayan kadın kurumları, kadınlara psikososyal destek vereceği, içinde psikolog ve sosyologların bulunduğu gezici konteynır projelerinin oluşturulduğu, çalışmanın Aralık sonunda hayata geçirilmesinin planlandığı öğrenildi.


GÜLER CAN - DİHA/WAN