
KDP kurşunuyla katledilen Nûjiyan Erhan’ı asla unutmayacaklarını belirten kadın gazeteciler, “Nasıl ki Deniz Fırat’ın kalemi yerde kalmadı, Nûjiyan’ın da kalemi yerde kalmayacak. Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz” dedi.
KDP çetelerinin 3 Mart’ta Şengal’e saldırısı sonucu şehit düşen gazeteci Nûjiyan Erhan (Tuba Akyilmaz), önceki gün Şengal’in bağrında toprağa verildi. İki yıl boyunca kaldığı Şengal’de Êzîdî halkının ve kadınların sesi olan Nûjiyan, bir yandan da KDP’nin kirli politikalarını deşifre ediyordu. Kadın gazeteciler, Nûjiyan’ın bilinçli olarak hedef alındığını belirterek, kalemini yerde bırakmayacaklarını kaydetti.
Katledilsek de gerçekleri yazacağız
Saldırının bilinçli ve planlı olduğunu dile getiren Dihaber muhabiri Semra Turan, “Hakikati ve gerçekleri ortaya çıkaran kadın gazeteciler hedef alınıyor. Nûjiyan, KDP’nin Şengal saldırısını görüntülemek için oradaydı ve bilinçli olarak hedef alındı. Bu katliamı ve saldırıları kınıyoruz. Kadın gazeteciler olarak kalemini, yazılarını bıraktığı yerden sürdüreceğiz. Evet, biz kadın gazeteciler katledilebilir, şiddete uğrayabiliriz ama bunlar yüzünden ne mesleğimizden ne de gerçekleri yazmaktan vazgeçeceğiz” dedi.
‘İşimizi doğru yapmaya devam edeceğiz’
BBC Türkçe muhabiri Hatice Kamer, mesleklerini en iyi şekilde yaparak Nûjiyan’ın mücadelesini devam ettireceklerini söyledi. Kamer, “Gazetecilik zor bir meslek. Hele son yıllarda Ortadoğu’da gazeteci olmak ateşten gömlek… Haberimizi, işimizi doğru şekilde yapmaya devam edeceğiz. Medyada kadın gazetecilerin varlığı çok önemli. Habere insan odaklı, hak odaklı, kadın odaklı yaklaşımların gelişimi için bu önemli. Bu yüzden sadece ben değil tüm kadın gazeteciler işlerini doğru bir şekilde yapmaya devam ettikçe hayatını kaybeden gazetecilerin kalemi de yerde kalmamış olacaktır” diye konuştu.
‘Yaptığı işin kutsallığının farkındaydı’
1HaberVar Kürtçe Haber Editörü Gülistan Korban da, Türkiye ve Ortadoğu’da gazeteciliğin zor ve cesaret isteyen bir meslek olduğunu dile getirerek, “Türkiye ve bölgede gazetecilik yapıyorsanız, bölgenin size dayattığı zorlukları da göz önünde bulundurmak zorundasınız. Hele kadın olarak bu işi yapıyorsanız, yaptığınız bu işin zorluğu ikiye katlanıyor. Nûjiyan Şengal’de haber peşinde koşarken, Şengal’de olup biteni duyurmaya çalışırken yaptığı işin zorluğu ve kutsallığının farkındaydı. O denli farkındaydı ki yaşamını göze alıp Êzidî kadınlarının yanında oldu” dedi.
‘Gerçek mücadelesinin arkasından gideceğiz’
Nûjiyan’ın gerçekleri aktarmaktaki kararlı duruşunun kendilerini cesaretlendirdiğini dile getiren Korban, şöyle devam etti: “Türkiye gibi ifade özgürlüğünün kısıtlandığı ve 155 gazetecinin tutuklu olduğu bir ülkede şunu söyleyebiliriz: Siz ne yaparsanız yapın, Şengal’de olduğu gibi kurşun da yağdırsanız, gerçekler Nûjiyan gibi cesaretli gazeteciler olduğu sürece elbet ortaya çıkacaktır. Biz de Türkiye’de gazetecilik yapmaya çalışan, halkın haber alma özgürlüğü için çalışan kadın gazeteciler olarak Nûjiyan’ın kararlı duruşunun, gerçekler için verdiği mücadelesinin arkasından gitmeye, bıraktığı yerden sürdürmeye devam edeceğiz.”
‘Asla unutmayacağız’
Elinde kamerasıyla şehit düşen Nûjiyan Erhan’ı asla unutmayacaklarını belirten Gazeteci Esmer Tunç ise, “Bu mücadele Gurbetelli Ersöz ile başladı ve şimdi yüzlerce kadınla devam ediyor. 2014 yılında Maxmur’da DAİŞ saldırısında gazeteci Deniz Fırat’ı katlettiler. Nûjiyan da DAİŞ tarafından kaçırılan kadınların çığlığını tüm dünyaya duyurmak, orada yaşanan zulmü tüm dünyaya duyurmak için Şengal’e gitti. Pes etmedi, yolun sonuna kadar gitti ve elinde kamerasıyla birlikte şehit oldu. Biz kadın gazeteciler onu asla unutmayacağız, disiplinini, gülen yüzünü ve samimiyetini asla aklımızdan çıkarmayacağız. Kalemi asla yerde kalmayacak” dedi.
ŞÛJIN/AMED