
Marmara Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi ve Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) üyesi Kader Ortakaya'nın Kobanê direnişine katılmak için sınırı geçerken Türk askerleri tarafından katledilişinin üzerinden 1 yıl geçti. Ortakaya'nın ölümünün üzerinden geçen zamana rağmen dosya halen soruşturma boyutunda kalırken, Ortakaya kadın mücadelesinin unutulmayan isimleri arasında yerini aldı. Kadınların simge isimlerinden olan Ortakaya, ortaokul ve liseyi açıktan okuduktan sonra Kütahya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü kazanır. Yatay geçişle Eskişehir Üniversitesi'nde öğrenimine devam eden Ortakaya, Yüksek Lisansı'na da Marmara Üniversitesi'nde başlar. Bitirme tezini işçi sınıfı mücadelesi üzerine yapmayı planlayan Ortakaya'yı, arkadaşları Kampüs Cadıları İnisiyatifi'nden Elif Demirel ve Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi'nden (TÖP-G) Meral Çınar anlattı.
'İyi bir yol arkadaşıydı'
Kendisi ile Gezi direnişinde tanıştığını belirten Elif Demirel, Ortakaya'nın kadın mücadelesinde aktif ve kararlı bir duruşa sahip olduğuna vurgu yaptı. Ortakaya'yı "Kader kadın hakları aktivistiydi. Hayat doluydu. Tüm benliği ile kadın mücadelesini üstlenen biriydi" sözleriyle tanımlayan Demirel, Ortakaya'nın Kobanê sınırındaki direnişine tanıklığını ise, "Birlikte Kobanê sınırına gitmiştik. Biz döndüğümüzde o kalmaya devam etmişti. Kaderi en son o zaman görmüştüm. Ondan bir ay sonra Kader'in öldürüldüğüne dair haber aldım. Kadın mücadelesinde çok kararlı, bilgi birikimi olan, sözünü söylemekten çekinmeyen, iyi bir feminist ve çok iyi bir yol arkadaşıydı" şeklinde anlattı.
Ortakaya ile 7 yıldır tanıştığını dile getiren Meral Çınar ise "Tanıştığımda küçük, kısa boylu zayıf bir kadındı. Tanıdığımda ise dev gibi bir yüreği olduğunu gördüm" dedi.
Mücadelesi fabrikada başladı
Ortakaya'nın küçük yaşlardan itibaren tekstil fabrikasında işçi olarak çalışmaya başladığını belirten Çınar, Ortakaya'nın 13 yaşındayken fabrikada yaşadığı bir olayı şu şekilde aktardı: "Kader'in sağ elinde bir yara izi vardı. Kader'in bana anlattığına göre; Tekstil atölyesinde çalıştığı sırada, atölye şefi kendisini aşağılayan bir şekilde işi yapmasını söylemiş. O da, 'Bana emir veremezsin' demiş. Bunun üzerine kendisine bıçak çekilmiş. Kader de 'Sen beni bıçakla mı korkutuyorsun?' diyerek bıçağı eliyle tutmuş. Orada yaşadığı zorluklar, karakterinin inatçı ve sert olmasında etkili olmuştu. Kader, örgütlenmek için deli gibi örgüt aramıştı."
‘Arîn’den çok etkilenmişti'
Pirsûs ve Kobanê mücadelesinden etkilenen Ortakaya'nın Kobanê'ye geçmek için yola koyulduğunu belirten Çınar, "Kader, Gezi'de mücadele vermişti. Kobanê'ye ise DAİŞ'in erkek egemenliğine karşı durmak için gitti. Aynı zamanda işçi sınıfının direnişini de burayla birleştirmek istiyordu" diye konuştu. Ortakaya'nın mücadelesinin yaşını kat be kat aştığını ifade eden Çınar, Ortakaya'nın Kobanê'de DAİŞ çetelerine karşı fedai eylem gerçekleştiren Arîn Mirkan'dan çok etkilendiğini dile getirdi.
Arkadaşları unutmadı
Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi (TÖP-G), geçtiğimiz yıl 6 Kasım'da Kobanê-Pirsûs sınır hattında askerlerce açılan ateş sonucu katledilen Kader Ortakaya'yı mezarı başında andı. "Ateşi tutuşturan kıvılcıma bin selam, Kader Ortakaya ölümsüzdür" pankartının açıldığı anmada, "Yaşasın devrim ve sosyalizm", "Kader'e sözümüz devrim olacak" sloganları atıldı. Ortakaya'nın arkadaşları ile ablası Ayşegül Ortakaya'nın da katıldığı anmada konuşma yapan TÖP-G aktivisti Perihan Koca, "Kader'in katilleri cihatçı, katliamcı çetelere cephe geriliği yapan hırsızlığa, yolsuzluğa ve seri cinayetçiliğe bulaşmış AKP iktidarıdır, devlet terörünün kendisidir" dedi.
Ortakaya'nın yaşanan kadın ayaklanmasına öncülük ettiğini vurgulayan Koca, "Kader'in bıraktığı onurlu bayrağı her daim ileri taşımaya devam edeceğiz." diye konuştu. Konuşma ardından mezarına karanfiller bırakılarak Avusturya İşçi Marşı okundu.