Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın lideri olduğu totaliter rejim, kadınlığı her gün aile, annelik, vatan, ulus gibi “kutsal” kodlarla yeniden tanımlayarak, cinselliği üzerinden faşizmi inşa sürecine girişiyor. Tecavüzcüleri korurken her fırsatta ölüm, katliam, işsizlik ve cinsel saldırıdan kadınları sorumlu tutan yetkililer, katliamların tartışıldığı dönemde dahi kadınların bedeni ve doğurganlığı üzerinden gündemi değiştirmeye devam ediyor.  

2011 tarihinde bombardıman sonucu 34 sivilin yaşamını yitirdiği dönemde "Her kürtaj bir Uludere'dir" şeklindeki çıkışı ile katliamları örtmeye çalışan zihniyet, günümüzde aynı aktörler tarafından sürdürülüyor.  Erdoğan tıpkı 1'inci Roboskî Katliamından hemen sonra olduğu ikinci Roboskî Katliamından sonra da kadını ve doğurganlığını tartışmaya açtı. 


Türk neslini çoğaltacak

Geçtiğimiz günlerde aile şirketi TÜRGEV’in 20’nci kuruluş yıldönümüne katılan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sefer de işi biraz daha ileriye götürerek, "Zürriyetimizi artıracağız. Neslimizi çoğaltacağız. Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayış içinde olamaz" diyerek kadın mücadelesine karşı açtığı cepheyi sürdürdü. 

Her fırsatta "kadınlar erkeklerle eşit olamaz, bu doğaya aykırı" diyerek fitili ateşleyen Erdoğan, söylemlerini kadınların kaç çocuk doğurması gerektiğine kadar vardırdı. Kadına anne ve eş dışında bir misyon biçmeyen zihniyet, Erdoğan'ın "Anneliği ret eden, evini çevirmekten imtina eden bir kadın iş hayatında ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir, yarımdır" sözleri ile sürdürüldü. Erdoğan'ın sözleri ise kadın cephesinde bardağı taşıran son damla oldu. 


Anneliği reddeden kadın 'yarım ve eksik'miş! 

İstanbul’da kızı Sümeyye Bayraktar’ın da başkan yardımcısı olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği'nin (KADEM) önceki gün gerçekleşen hizmet binası açılışında konuşan Erdoğan, kadın bedeni, kimliği ve iradesine karşı saldırılarının dozunu artırdı. Erdoğan, kadının iş hayatındaki konumunun anneliğini geri plana atmaması gerektiğini savunarak, çalışma yaşamındaki kadınlara göndermelerde bulundu. “Kadının iş hayatındaki konumu onun anneliğini asla geriye atmamalıdır. Çalışıyorum diye annelikten imtina eden bir kadın aslında kadınlığını inkar ediyor demektir. Anneliği ret eden, evini çevirmekten imtina eden bir kadın iş hayatında ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir, yarımdır” diyen Erdoğan, yıllardır kamusal alandan soyutlanan kadının özel alana hapsedilmişliği yetmezmiş gibi iş hayatında aktifleşen kadına tahammül edemeyen erk zihniyet onu tekrar ev ve annelik kalıbına sokarak “eksik, yarım” diye tanımlamaktan geri durmadı. 


Kadınlar ‘yarım olan aklındır’ diyor 

Toplumsal olaylarda en hızlı tepki veren, en organize olan, ses çıkaran kadınlardan korkan Erdoğan, her toplantı ve açılışta kadınları hedef almayı bir görev haline getirirken, en güçlü cevap ise her defasında kadınlardan geldi. Kadınların kazanımlarına göz diken ve kadınlara ‘Ölün, şiddet görün, tecavüze uğrayın, ama boşanmayın, sesinizi çıkarmayın, vatan için doğurun’ diyen zihniyete karşı kadınlar daha fazla kadın özgürlük mücadelesine sarılarak, "varım, var olacağım, buna alışın" diyerek karşı bir duruş sergiledi. 

Erdoğan'ın "Anneliği reddeden kadın yarımdır" sözlerine sosyal medya üzerinden tepki gösteren kadınların cevabı ise "İstemiyorum arkadaş anne falan olmak, zorla mı? Sana ne, kime ne?!!" oldu. Kadınların akşam saatlerinde ise “Kadın Kadındır, Yarım Aklındır” sloganıyla alanlara çıkması bekleniyor. 


 HABER MERKEZİ