
PKK tarihi gerçek anlamda kahramanlar tarihidir. Kahramanlar halklara mal olmuş kültürel, ahlaki ve vicdani gerçeklerdir.
Kahramanları anlatırken PKK’yi, PKK anlatıldığında ise kahramanları anlatmış oluruz. Bu nedenle ikisi de birbiri ile özdeştir. Kahramanlar her zaman halkların özgürlük çizgisini de belirlemiştir ve PKK’de Apocu çizgiyi oluşturan gerçeklik de budur. Bundandır ki temelleri güçlüdür, halklara mal olmuştur. Mazlumlarla başlayıp Agîtlerle zirveleşen kahramanlık gerçeği, PKK içerisindeki bütün özgürlüklerin de başlangıcı olmuştur. Bir devrimcinin hayatı boyunca elde ettiği en büyük vasıf, onun yarattığı kahramanlıktır. Çünkü bu, tarihe ve halklara mal olarak kendilerini ölümsüz kılarak ebedileşmişlerdir.
Mazlum Doğan direnişinde Newroz’u üç kibrit yakarak günümüze getirerek abideleşen kahramanlık gerçeği, birçok kahramanlıklara da tarih yazdırmıştır. Zekiyelerle ve Rahşanlarla tarihin kadın yüzünü de açığa çıkartarak Ronahî ve Bêrîvan yoldaşlar şahsında özgürlüklerin kolay olmadığını, birçok bedel ve kahramanlık gerektirdiğini vurgulamışlardır.
Komutan Agît'in direnişi Kürdistan'da yürütülen özgürlük mücadelesi için nasıl bir gelenek bıraktı?
Halkların özgürlük seyrini kuvvetlendirenler, ona güç verip yolunu aydınlatanlar; kahramanlardır. İşte PKK’de Agît yoldaşla birlikte bu mertebeye ulaşmanın sayısız isimlerine tanıklık edilmiştir. Onlar tarihe not düşerken sadece şehadetleriyle değil, yaşamlarıyla da bu kutsal yürüyüşün yolcusu olmayı başardılar. Apocu ismini almanın dahi büyük cesaret gerektirdiği bir dönemde, Agît yoldaş Kürtlük davasında öncü rol oynamış, ruhen ve bedenen kendini adarken insanlık onuruna en anlamlı fedai kişiliğini yaşamıyla ortaya koymuştur. Sadece kulakların değil, gönül ve vicdanların da Kürtlüğe, onurlu yaşama kapatıldığı, en ufak bir serzenişte emperyal devletlerin faşizm estirdiği bir realitede umut ışığı olandır Agît yoldaş.
Agît yoldaş, PKK’yi, Apocu ruhu en derinden anlayarak yaşamış, yaşatmıştır. Gerek yoldaşlığın en zor koşullarında direngenliği, anlayış sahibi ve öngörüsüyle gerekse halkta yaratmış olduğu özgür yaşam bilincinin derin etkisiyle, sadece tarihe değil insan hafızasına da kaydolmuştur.
Kürt halkının özgürlük direnişinde ortaya çıkan, özellikle PKK'de zirveleşen kahramanlıklarda kadının rolü nedir?
Kahramanlıklar insan yaşamında demokratik-özgür yaşamın nasıl ki vazgeçilmezi olmuşsa, PKK ile birlikte bu gerçeklik tarih seyrinde fedaice, gözünü kırpmaksızın tecelli olmuştur. Mazlum, Kemal, Hayri ve Agîtlerle süregelen bu gelenek, her geçen an yaşamlarıyla ödenen bu büyüklük karşısında adeta bir borç bellercesine katlanarak devam etmektedir. Özelikle de bu mücadelede öncü rol oynayan kadın yoldaşlarımızın göstermiş olduğu direniş salt Kürdistan ve Ortadoğu'da değil, tüm dünyada yaşanan özgürlük mücadelesine nakşolmuştur. Kürdistan’da Besêlerle başlayan bu gelenek, daha en başında kadının düşmana hiçbir zaman teslim olmayacağını göstermiş, sonuna kadar direneceğini kanıtlamışır. PKK'de kadın yoldaşların sergilediği fedaice çıkışlar bu gelenekten gelen bayrağı teslim almış ve zirveye çıkarmıştır. İşte bu nedenledir ki, Kürt Özgürlük Hareketi, Önder Apo’nun belirttiği gibi şehitler partisidir. Yani yaşamıyla ve şehadetiyle kendini adamanın, büyük, yaşamın kahramanlık destanıdır.
Kadının kahramanlık çizgisinde aldığı yol, tarihin seyrini belirler nitelikte olmuştur. Beşbin yıllık erkek egemenlikli zihniyetin öncelikle köleleştirdiği kadın aynı zamanda yaşamın yaratıcısı, hissedeni, en derinden anlayanı, tanıyanı ve tamamlayıcısı olması sebebiyle düşüncesi dahi devlet zihniyetini tehdit eder niteliktedir. Bunun direnişe dönüşmesi, bu zihniyetin temelden sarsılması anlamına gelmektedir. Kürdistan’da bu, hakikatin yaşama dönüşmesi demektir. Önder Apo bunu “kadının özgürleşmesi toplumun özgürleşmesidir” şeklinde ifade etmiştir.
İlk Kürt hareketlerinden bugüne süregelen bu gelenek Zîlan, Bêrîtan, Sema ve Saralarla en büyük ve kutsal sahiplenmeyle zirvedeki yerini almıştır. Bir halk gerçekliğinde tüm halkların özgürlük anlam ve arayışına kavuşmak, bu yoldaşlar şahsında bir kez daha verilen bedel ile kanıtlanmıştır. Zîlan gibi vücudunun her zerresini bomba yaparak faşizmin odağında patlatmak, Bêrîtan gibi son mermisine kadar düşmanla savaşmak ve teslimiyeti, ihaneti lanetlemek, Sema gibi kutsal ateşin kollarında yanarak canını davana siper etmek; Sara gibi düşmanın tüm direniş silahlarını elinden aldığı zindanda en büyük cevap olmasını bilmek ve Sara gibi yaşamın her anında direnişin ruhuyla, coşkusuyla yaşamak, özgürlük hareketinin temel taşlarını atmaktır.
Kadın özgürlük çizgisi Kürt kadınını hangi boyutta etkiledi?
Bu kadın arkadaşlar şahsında ve öncülüğünde özgürlük hareketindeki binlerce kadın, aynı amaç uğruna halkların vicdan ve gönüllerinde yer tutarken Kürdistan’ın, Ortadoğu’nun ve dünyanın tarihine kahramanlık destanları nakşedip abideleştiler. Mezopotamya’nın bağrında yetişen bu insanlar gözleri kan bürümüş faşizm yuvalarına en büyük darbeyi vurarak eşitlik, barış ve demokrasinin yaşanılacak olan tek hakikat olduğunu alenen göstermiş oldular. Zaman ve koşulların güçlü kişilikler yaratması, Kürdistan’da bunun en çarpıcı örneklerine tanıklık etmesi, yıllardır suya hasret toprak misali Kürdistan’ın dört parçasında her bireye, her eve, kasaba ve şehirlere dalga dalga yayılırken, şüphesiz bunu en çok sahiplenen kadın olmuştur. Kültürel ve fiziki soykırımındaki Kürt kadını bu zorbalığı aşarak özgür kadın olmanın bilincine varmış, söz sahibi olmuş ve en ön saflarda direniş bayrağına sahip çıkmıştır. Yaşanan her bir kahramanlık ardından milyonlarca ardılı özgürlük davasının büyük sözüyle daha güçlü bir şekilde mücadele etmiştir. Bugün tüm Kürdistan da hayatın her kademesinde faal bir şekilde kadının yer alması yaşanan kahramanlıkların izinde edinilen öz güven, bilinç, irade sayesindedir.
Çok uzakta olmayan somut bir gerçeklik de şu ki; baskı zihniyetinin yaşamın her hücresine hükmetme içgüdüsüyle kadının kendi evinin önüne çıkamadığı bir hakikatten bugün kadınların siyasetten felsefeye, meydanda gösterdiği öncülük misyonu, yaşamı en ayrıntısına kadar idame etmesine kadar gelişme yaratıldığının en bariz örneğini teşkil etmektedir. Bugün Kürdistan’da yaratılmış olan ve yaratılan her gelişme kadın yoldaşların tarihe not düştükleri miras üzerinden büyümekte tüm insanlığa mal olarak bu direnişin niçin ve nasıl sahip çıkılacağını bizlere anlatarak, onurlu yaşamın kıblesini göstermektedir. İşte bu kahramanlar özgürlük ağacı kanla beslenir hakikatini ortaya koyarken bundan bahsetmektedir. Yani yaşanılacaksa bir yaşam tüm insanlar bir olacak, özgür olacak; eğer değilse bu uğurda büyük direnilecek ve bu gelenek kahramanlarını sonsuzlaştırırken yenileriyle bu meşaleyi doruğa taşıracaktır.
Önder APO’nun ve PKK’nin yaratmış olduğu ve tüm insanlığa mal olan kahramanlık haftasının 28’inci yıl dönümünde bize her koşul ve zamanda yolumuzu aydınlatan şehit kahramanlarımız önünde saygıyla eğiliyor ve onların yolunda ilerleyeceğimizin sözüyle insanca yaşamın onurlu, ahlaki ve hakiki yaşamın özgür ve demokratik yaşam dışında yaşanılamayacağının bilinciyle, her daim bu büyük kahramanların izinde yürümek gerektiğini bir kez daha belirtiyoruz.
ÇETİN DEVRİM/BEHDÎNAN