Kadın katletmenin bahanesi: Şeref ve namus
Kadın Haberleri —

.
- Başûrê Kurdistan’da kadının ‘şeref ve namus’ adı altında katletmesi gündelik, sıradan bir olaya dönüştü. Bu konuda medyanın rolüne de dikkat çeken kadın aktivistler, katillerin aklanmaya çalışıldığını kaydetti.
Başûrê Kurdistan’da artan kadın katliamları gündelik, sıradan haberlere dönüştü. Kadınları katleden erkekler ‘şeref ve namus’ bahanesi arkasına saklanırken, kadın hakları örgütleri ise devam eden şiddetin ana nedenleri olarak yasaların uygulanmaması, katillerin cezadan kurtulması ve katillerin korunması olarak görüyor.
Katilin konuşmasına izin veriliyor
Başûrê Kurdistan’daki kadın hakları aktivistlerinden olan eski Kürt parlamenter ve YNK Politbüro Danışmanı Rêzan Şêx Dilêr artan kadın katliamlarını değerlendir. Kürt toplumunun erkek egemenlikli bir toplum olduğunu dile getiren Dilêr, yaygınlaşan teknolojinin kadında yarattığı farkındalığa dikkat çekti. Kadınların hakları konusunda bir bilinçlenme yaşadığını belirten Dilêr, “Toplum şu anda kadınların bu ilerleyişini onaylama sürecinde. Şimdiye kadar ise kadınlar erkeklerin namusu olarak görülüyordu” diye konuştu. Kadın ve erkeğin farkındalığı yüksek bir toplum oluşturmak için birlikte çalışması gerektiğini dile getiren Dilêr, medyanın kadın katliamlarındaki rolüne işaret etti. Dilêr şöyle söyledi: Bir medya krizi içindeyiz. Bir kadının öldürülmesini toplumda büyük bir sorun ve tehlikeli bir durum olarak göstermek yerine, katilin konuşmasına, kendini savunmasına izin veriliyor. Hükümete bağlı medyada İman Sami’nin katili ile nasıl röportaj yapıldığını ve katilin onlar aracılığıyla suçunu nasıl haklı çıkarmaya çalıştığını gördük.
Yasanın caydırıcılığı gösterilmeli
YNK Sekreterliği üyesi Bilêse Cebar Ferman da kadın katliamındaki artışın yasaların uygulanmamasından ileri geldiğini kaydederek şöyle söyledi: Medya kadın sorunlarına daha fazla önem vermeli. Bir kadın cinayeti haberi yaparken, sadece haberciliğe dikkat edilmemelidir. Konu ve katilin aldığı ceza hakkında kapsamlı bir araştırma yapılması gerekir. Yasanın ne kadar caydırıcı olduğunu göstermek zorundalar, ki böylece kimse bir başkasını öldürmeye cesaret edemesin.”
Medya kadın katliamına bahane üretiyor
Gazeteci Bêrîvan Şaho da Kürdistan genelinde artan kadın katliamına dikkat çekti. Özellikle Başûrê Kurdistan’da kadın katliamlarının olay olmaktan çıkıp, sıradanlaştığını belirten Şaho, kadınların ataerkil zihniyetli aşiretlerin kurbanları haline geldiğini söyledi. Birçok medya kuruluşunun kadınları itibarsızlaştırmak ve zayıflatmak için çalıştığını dile getiren Şaho, Başûrê Kurdistan’daki medyasının ataerkil bir zihniyetle yönetildiğini ifade etti.
Şaho, bir kadın katledildiğinde bazı medya kuruluşlarının olayı hemen bir erkeğin ‘malı’ ve ‘namusu’ olarak gösterdiğini ve bu nedenle katil için bir bahane ürettiğini dile getirdi.
Geçtiğimiz Şubat ayı başlarında düzenlenen bir törende konuşan Kürdistan Bölgesel Parlamentosu Başkanı Rêwaz Fayeq, “Kürt toplumu kadın katilleri olarak tanınıyor, kadın cinayetleri bizi tanımlayan bir şey haline geldi” diyerek artan kadın katliamına tepki göstermişti.
En son Başûrê Kurdistan’ın Hewlêr kentine bağlı Soran ilçesinde 15 yaşındaki bir kız çocuğu dışarı çıktığı gerekçesiyle babası tarafından öldürülmüştü.
3 ayda 16 kadın katledildi
Başûrê Kurdistan’da kadına yönelik şiddet, katliamlarında ciddi oranda arttı. 2022’de ilk 3 ayda en az 16 kadın katledildi. Dihok’ta 18 Mart’ta 13 yaşında zorla evlendirilen Aliya, 15 yaşındaki eşi tarafından katledildi.
Bu yılın başından bu yana, Hewlêr’de erkek kardeşi ve amacası tarafından öldürülen Mariya Sami (20) ve Şinyar Hüner (21) de dahil olmak üzere Kürdistan Bölgesi’nde “namus” gerekçesiyle katledilen kadınların sayısı 16’ya çıktı.
Kadına ve Aileye Yönelik Şiddetle Mücadele Genel Müdürlüğü’nün istatistiklerine göre, Başûrê Kurdistan’da son bir yılda 24 kadının katledildi, 62’si “intihar” ve 78’den fazla “kendini yakma” olayı yaşandı.
ROJNEWS-SILÊMANÎ













