
Fransa siyasi cinayetlerin yeri!
Jan ayrıca, Fransa’nın devrimler ülkesi olduğu kadar, siyasi cinayetlerin en fazla işlendiği bir yer olma özelliğini taşıdığına vurgu yaparak, bu bağlamda, Sakine, Fidan ve Leyla'yı katledilerek kadın özgürlük mücadelesine darbe vurulmak istendiğini belirtti.
Ardından konuşan KNK Kadın Komisyonu Başkanı Nilüfer Koç, kadın kırımının tarihçesini ve Kürt kadınlarının bu kırıma karşı mücadelesine ilişkin bir sunum yaptı. Koç, Femicide kavramının ilk olarak Latin Amerika kadınlar tarafından kullanıldığını söyleyerek, "Bu kavramın kadın kırımını sınırlı bir biçimde ele aldığını fark edince Kürt Kadın Hareketi bu kavramın başlangıç noktasını anlamaya çalışarak, alternatif görüş ve inisiyatifler oluşturmaya başladı" diye konuştu.
Paris Katliamı kadın kırımıdır
Varolan anlaşma ve hukuksal mekanizmaların yeterli olmadığını ifade eden Koç, bu mekanizmaların kadının sistematik bir şekilde katledilmesinin önüne geçemediğini söyledi. Kadına şiddetin sadece fiziki olmadığını, ataerkil zihniyetin birçok alanda kadına saldırdığını belirten Koç, "Kürt kadınları ayrımcılığa maruz kalan diğer kadınlardan farklı olarak, Kürt kimliğinden kaynaklı siyasal anlamda da hedef alınmaktadır. Son olarak yaşanan Paris katliamı bir kadın kırımıdır ve Kürt kadınının nasıl hedef alındığının ifadesidir" diye kaydetti.
Eğitim ve bilinçlenme
Femmes Solidaires’in Ulusal Yönetim kurulu üyesi Soad Baba Aissa de, 23 Kasım 2011'de Fransa Ulusal Meclisi'nde Kadın Kırımı Konferansı'nı Uluslarası Kadın Vakfı ve İFE Avrupa kadın İnisiyatifi ile ortaklaşa gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, "Kadın kırımı fiziki ölümle birlikte, devlet şiddetini, aile içi şiddeti, 'namus' cinayetlerini ve kadın sünnetini kapsıyor" dedi. Dinlerin etkisine de değinen Baba Aissa, tüm dinlerin geri yanlarının kadına şiddete hizmet ettiğini belirterek, bu anlamda kadınların eğitim ile daha çok bilinçlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Mücadele yöntemleri tartışıldı
Kadın kırımına karşı mücadele yöntemlerini değerlendiren Uluslararası Özgür Kadınlar Vakfı Başkanı Nursel Kılıç ise, 2008’den bu yana kadınlara dönük başlatılan kampanyalar hakkında bilgi verdi. 2011’den itibaren bir kamuoyu oluşturma amaçlı 5 ayrı ülkede siyasi kurum, şahsiyet ve sivil toplum örgütleriyle ortaklaşa konferanslar düzenlendiğini ifade eden Kılıç, bu çalışmaların, 'Kadın Kırımına Hayır-Recme Son' ve 'İdama Hayır' sloganı çerçevesinde yürütüldüğünü dile getirdi.
Konferansın soru ve tartışma bölümünde, kadın kırımına dönük hukuksal alanda, kapsamlı bir çalışmayı sürdürme amaçlı uzman kişilerden oluşan bir komitenin oluşumuna gidilmesi önerildi.
Son olarak da, bu çalışmaların başarıya ulaşması için, varolan kampanyaların güçlendirilerek sürüdürülmesi gerektiğine dikkat çekilerek, bu uzun vadeli çalışmaların, 'kadın kırımının uluslararası yasalarda bir insanlık suçu olarak tanınması' hedefi taşıdığı ifade edildi.
HABER MERKEZİ