Kadın olmak başlı başına zor 

Kadın Haberleri —

13 Eylül 2021 Pazartesi - 17:10

  • Bir ekmek parası için kilometrelerce yola düşen kadınlar, saatlerce tarlada çalıştıktan sonra çadırlara dönüp, çamaşır yıkıyor, yemek yapıyor, çocukların bakımını yapıyor. Mevsimlik tarım işçisi kadınlar, “Kadın olmak başlı başına zor buralarda. İki kat daha fazla çalışıyoruz” diyor.    

DİLAN BABAT/JINNEWS 
 
Her yıl mevsimlik işçilerin yaşadığı sorunlar katlanarak devam ediyor. Emek sömürüsünden, nefret ve ırkçılığa kadar türlü saldırılara uğrayan mevsimlik kadın işçilerin gündelik sorunları da ağır. 
Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Kesikköprü Mahallesi’nde bulunan soğan tarlasındaki mevsimlik tarım işçi kadınlar yaşadıkları sorunları Jinnews’e anlattı.

Tarlada çalışan ailelerin neredeyse tamamı Riha’nın (Urfa) Curnê Reş (Hilvan), Siwêreg (Siverek), Pirsûs (Suruç) ilçelerinde gelmiş. Birkaç aile ise Suriye’den Türkiye’ye göç etmek zorunda bırakılan ailelerden oluşuyor. Tarlada 16 çocuk çalışırken, 14 çocuk ise yaşlarından dolayı çadırlarda kalıyor. 

.
Caption

Çocuklara kimlik çıkaramıyor

Suriye’den 5 yıl önce Türkiye’ye göç etmek zorunda bırakılan mevsimlik tarım işçisi kadınlardan Firat Enqe’nin 2 çocuğu var. Çocukların kimliği olmadığı için okula gönderemiyor. Bir çocuğunu çadırda doğran Firat Enqe, tüm başvurularına rağmen çocuğuna kimlik çıkartamamış. Kızını da kimliksizlik yüzünden tedavi edemiyor. Özel hastanelere ise parası olmadığı için gidemiyor. Enqe yaşadığı ekonomik soruna değinerek, “Nereden bulacağız o parayı? Biz ancak tarlada geçimimizi sağlayabiliyoruz” diyor. 
 
Kadınlar iki kat daha fazla çalışıyor

Riha’nın Pirsûs ilçesinden gelen Adile Eraslan sabah 06.00’dan akşam saat 17.00’a kadar tarlada çalıştıklarını anlatıyor.

Tarlada, soğan çıkarmanın diğer sebzelerden daha zor olduğunu belirten Eraslan, “Çadırlarda yaşam çok zor. Bazen temiz olan içme suyumuz geç geliyor. Gelen suyu da banyo ve içme suyu olarak ayarlıyoruz. Burada ormanlık alan olmadığı için odun bulmakta zorlanıyoruz. Tarlada çalıştıktan sonra çadıra gidip çamaşır yıkıyoruz, yemek yapıyoruz. Kadın olmak başlı başına zor buralarda. İki kat daha fazla çalışıyoruz” diyerek yaşadıkları sorunlardan sadece birkaçını dile getiriyor.
 
Torba başına çalışıyorlar

Cemile Eraslan ise çalışmak için 5 ay önce Ankara’ya geldiklerini belirterek, mevsimlik tarım işçisi olmanın zorluklarına değinerek şöyle diyor: “Çocuklarımızla kaç aydır oradan oraya gidiyoruz. Sabah erkenden kalktığımız için çocuklarımız uykusuz kalıyor. Ama geçinmemiz için yapmak zorundayız. Torba başına çalışıyoruz. Soğanları bitirdiğimizde topladığımız torbalar üzerine bir fiyat çıkıyor, onları alıyoruz.” Cemile Eraslan, elektrik ve temiz suyun olmadığını da ayrıca vurguluyor.
 
Memleketinde iş olmadığı için okulu bıraktı

Tarlada çalışanlardan biri de Sedef Mızraklı. Riha’nın Siwêreg ilçesinden iki ay önce Ankara’ya gelen Mızraklı, çalışmak zorunda olduğunu söylüyor. “En büyük sıkıntımız kadınların bu işi yapması” diyen Mızraklı Bu işin çok kolay olduğunu söylüyorlar, ama o kadar kolay değil. Elektriğimiz yok, temiz suyumuz yok. Tankerle su getiriyorlar, temiz diyorlar. Ama şimdiden herkesin bağırsak rahatsızlığı ortaya çıktı. Memleketimde kendi işimi yapmak istiyorum. Benim memleketimde bir iş imkanı yaratsalardı, ben bugün buraya gelmezdim, okulumu da bırakmazdım” diyor.
 
İş imkanları yok

Pirsûs ilçesinden gelen Ayşe Laçin ise: “Okullar açıldı ve ben çocuklarımı okula gönderemiyorum. Döndüğümüzde ‘konulara geç kaldı’ diyerek çocukları okula almayacaklar. Ama bizim yapacak bir şeyimiz yok, çalışmak zorundayız. Buradan kazandığımız da yetmiyor. Çocuklarım memlekete döndüğünde oğlum hamallık yapıyor. Kızım da, varsa işe gidiyor. Yoksa idare etmeye çalışıyoruz. Hiçbirimizin memleketinde iş imkanları olmadığı için bizler de bir ekmek parası için kilometrelerce yola düşüyoruz” diyor. 
 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.