Kadının emeği de güvencesiz

emeklilik

emeklilik

  • DİSK/Genel-İş’in raporuna göre; çalışan kadınların yüzde 30’a yakını kayıt dışı. Kadınlarda tam zamanlı çalışanların yüzde 21’i kayıt dışı. Kısmi zamanlı işlerde güvencesizlik yüzde 60’larda. Her 10 kadın işçiden yalnızca 1’i sendikalı.
  • Türkiye, cinsiyet eşitsizliğinde 148 ülke içinde 135. sırada. 1,5 milyon kadın, işgücüne dahil değil. Her 10 kadından 4'ü geniş tanımlı İşsiz. En yüksek kadın işsizliği üniversite mezunlarında. Kadın işsizliği, AB ortalamasının üzerinde.

Kadın Emeği Raporu'na göre; Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da sayısı 33 milyonu geçen çalışma çağındaki kadın nüfusun yüzde 64’ü işgücüne dahil olamıyor. İstihdama edilen her 10 kadından üçü ise ise kayıt dışı işlerde çalışıyor.

DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesinin (emar) hazırladığı, çalışma hayatındaki cinsiyet eşitsizliğine ilişkin verilerin ve kadınların karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara ilişkin politika önerilerinin açıklandığı “Kadın Emeği Raporu”, paylaşıldı. Raporda, özellikle eşitsizliklerin nedeni olan yapısal sorunlara dikkat çekilerek, “Kadın emeğinin görünmez kılınması, yalnızca bireysel bir sorun değil; toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine yol açan yapısal bir meseledir. Belediyelerden hastanelere, okullardan kreşlere ve taşeron şirketlere kadar pek çok alanda kadınlar, üretim ve yeniden üretim süreçlerinin temel yükünü taşımakta; buna rağmen emekleri çoğu zaman güvencesiz ve değersiz bir zemine sıkıştırılmaktadır” denildi.

Geniş tanımlı kadın işsizliğine, sendikalaşma oranlarına ve güvencesiz çalışmaya ilişkin verilerin paylaşıldığı raporda; TÜİK’in açıkladığı “dar tanımlı” işsizliğin azalmasına karşılık “geniş tanımlı” işsizlik göstergelerinin artış eğiliminde olduğu ve gerçek işsiz sayısının 6 milyona yaklaştığı belirtildi. İstihdama dahil olan kadınların ise güvencesiz çalıştığının analiz edildiği raporda, tam zamanlı olarak çalışan kadınlarda yüzde 21,1 olan kayıt dışılık oranının, yarı zamanlı olarak çalışan kadınlarda yüzde 60,7’ye yükseldiği ifade edildi. Raporda öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

10 kadından üçü istihdamda

Rapora göre; kadın ve erkek istihdamının yıllar içinde artmasına rağmen cinsiyet temelli farkın neredeyse hiç daralmadığı görülüyor. 2021’de kadın istihdam oranı yüzde 28, 2025’in dördüncü çeyreğinde ise yüzde 31,9’dur. Erkeklerde ise oran 2021’de yüzde 62,8’den 2025 dördüncü çeyrekte yüzde 66,5’e yükseldi. Bu değişmeyen uçurum, işgücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen yapısal unsurların hâlâ güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.

Cinsiyet eşitsizliğinde 135'inci

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025'te yayımladığı Küresel Cinsiyet Açığı Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada; yani sondan 7. sıradadır. Türkiye, Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin bir kısmının dahi gerisinde kalarak, Avrupa ülkeleri arasında da en kötü duruma sahip ülke konumunda.

21,5 milyon işgücü dışında

21 milyon 548 bin kadın, çalışmak istemesine rağmen çeşitli sorumluluklar ve yapısal engeller nedeniyle işgücüne katılamıyor. Kadınların işgücüne katılamama nedenlerine bakıldığında 5 milyon 925 bin kadının ev işleriyle meşgul olduğu; 1 milyon 567 bin kadının işbaşı yapabilecek olduğu fakat iş aramadığı; 1 milyon 513 bin kadının iş bulma ümidi olmadığı; 5 milyon 346 bin kadının ise çalışamayacak durumda olduğu görülüyor.

Her 10 kadından 4'ü işsiz

TÜİK verilerine göre 2024’ün son çeyreğinde 1 milyon 444 bin kadın işsiz iken, bu sayı 2025’in aynı döneminde 1 milyon 344 bine düştü ve işsizlik oranı yüzde 11,8’den yüzde 11,1’e geriledi. Buna karşın, geniş tanımlı kadın işsizliği artış gösterdi. 2024’te 5 milyon 687 bin kişiyle yüzde 37,3 olan geniş tanımlı kadın işsizliği, 2025’te 5 milyon 906 bine yükseldi ve oranı yüzde 38,7’ye çıktı. Bu artış, zamana bağlı eksik istihdam, ümitsiz işsizler ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ile hemen çalışmaya başlayamayacak iş arayanları kapsayan potansiyel işgücü sayısındaki yükselişten kaynaklanıyor.

AB ortalamasının üzerinde

Kadın işsizlik oranları, AB ortalamasının belirgin şekilde üzerinde duruyor. Aralık 2025 verilerine göre; AB genelinde kadın işsizlik oranı, yüzde 6,3 iken, Türkiye'de yüzde 10,5 olarak kaydedildi. Bu durum, Türkiye’nin kadın işsizlik oranının AB ortalamasından 4,2 puan daha yüksek olduğunu gösteriyor ve kadınların işgücü piyasasında karşı karşıya olduğu yapısal sorunların devam ettiğine işaret ediyor. Avrupa ülkeleri arasında Türkiye, yüzde 10,5’lik oranıyla yalnızca İspanya’nın (yüzde 11,4) gerisinde kalıyor.

Neler yapılmalı?

DİSK/Genel-İş Sendikası konuya ilişkin taleplerini şöyle sıraladı:

* Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli; esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne ve ücret eşitsizliğine son verilmeli, güvenceli, tam zamanlı ve insana yakışır işler yaratılmalıdır.

* Çocuk, hasta, yaşlı ve engelli bakımı kamusal, nitelikli ve ücretsiz bir hizmet olarak sunulmalıdır.

* Bakım emeği toplumsal bir sorumluluktur. Ev içi bakım emeğini kadınların görünmeyen ve karşılıksız yükü olmaktan çıkaracak sosyal politikalar hayata geçirilmeli; ev içi bakım emeği güvenceli, kayıtlı ve sosyal haklarla güvence altına alınmalıdır.

* 8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalıdır.

* Kadınların sendikal örgütlenmesinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

* ILO 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi etkin biçimde uygulanmalıdır.

* Kadınları şiddetten koruyan uluslararası sözleşmeler ve ulusal yasalar eksiksiz uygulanmalıdır.

* Kadın cinayetlerinde ve toplumsal cinsiyet temelli suçlarda cezasızlık uygulamalarına son verilmelidir.

* 6284 sayılı Kanun etkin biçimde uygulanmalı; kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmalar güçlendirilmelidir.

* Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olmalı ve Sözleşme’nin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmelidir.

 

* * *

DİSK'li kadınlar yürüdü

Kadın ve işçi mücadelesinin birikimlerinin buluştuğu kavşakta mücadele ettiklerini vurgulayan DİSK üyesi kadın işçiler, kadınları, mücadele etmeye ve sendikalı olmaya çağırdı. 

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) İzmir Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Konak Pier önünden Konak SGK İl Müdürlüğü önüne yürüyüş düzenledi. Konak SGK önünde konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işyerlerinden yükselen seslerinin daha güçlü bir biçimde kendisini ifade ettiğini söyledi. Bugün de Ankara’da Çalışma Bakanlığı önünde olacaklarını belirten Arzu Çerkezoğlu, "Tüm kadınların sesini Ankara’ya taşıyacağız. Bakanlık önünde mücadelemizi ve taleplerimizi en gür sesimizle ifade edeceğiz. Toplumsal hayatın bütününde yaşadığımız eşitsizlikleri, ayrımcılıkları çalışma hayatında da yaşıyoruz. Kadın emeği dendiğinde önce evde görünmeyen, ücretlendirilmeyen emeğimiz var. Tüm ev işleri, çocuk bakımı kadınların üzerinde. O nedenle istihdama da işgücüne de katılamıyoruz. Çalışma şansı elde ettiğimizde aynı işi yaptığımız erkek işçilerden daha düşük ücretle, daha olumsuz koşullarda çalışıyoruz” dedi.

Değiştirmek için örgütlenme

Kadınların sendikasız ve sigortasız çalışmaya mahkum edildiklerini vurgulayan Arzu Çerkezoğlu, tüm eşitsizlikler ve ayrımcılıkların çalışma hayatında da karşılarına çıktığını belirtti. Tüm eşitsizliklere karşı düzeni değiştirmek için örgütlendiklerinin altını çizen Arzu Çerkezoğlu, "Her yerde daha fazla söz ve karar sahibi olmak için örgütleniyoruz. Eşit işe eşit ücret için örgütleniyoruz. Her gün bir kadın yoldaşımızın kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete uğramasına yol açan bu düzen son bulsun diye uğraşıyoruz. İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkıyoruz ve 6284 sayılı yasa etkin uygulansın. İLO 2021 yılında kabul edilen 190 sayılı sözleşmesinin Türkiye tarafından onaylanması için mücadele veriyoruz” diye konuştu.  

Yeni bir yol açıyoruz

Kadın ve sınıf mücadelesinin birikimlerinin buluştuğu kavşakta durduklarını kaydeden Arzu Çerkezoğlu, şunları söyledi: "Emek mücadelesinin tüm deneyimlerini sırtımıza alacağız ve kavşakta yeni bir yol açıyoruz. Çalışan, üreten tüm kadınlara bir çağrı yapıyoruz; tut elimden örgütlen. Belediyede, hastanede neredeysek yan yana geleceğiz. Kadınların yaşam hakkını gasp eden bu düzeni değiştireceğiz. Bu düzeni değiştirecek en önemli güçlerden birisi örgütlü kadınlardır. Tüm işçi arkadaşlarımızı sendikalı olmaya çağırıyoruz.”  İZMİR

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.