
Saldırılar doğrudan bize yöneliktir
DAİŞ'in ve onu besleyen iktidarların kadınların bedenlerine doğrudan bir tehdit olduğunu ifade eden Bakirezen, saldırıların aynı zamanda Türkiye'deki çözüm sürecini hedef aldığına da dikkat çekti. "Savaşı sınırın güneyine kaydırmakla barış olmaz. IŞİD'in kadınları esir pazarlarında satmasına göz yuman bir zihniyetle barış olmaz" diyen Bakirezen, kadınları katleden, köleleştiren zihniyet karşısında güçlü bir kadın dayanışmasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
BİKG üyesi, 28 Eylül'de barış talebini daha güçlü bir şekilde dillendirebilmek için çok sayıda kadın örgütü, siyasi parti ve kitle örgütlerinden kadınların bir araya gelerek, Kobanê için eşzamanlı ortak eylem kararı aldıklarını dile getirdi. Bakirezen, "Türkiye'nin her köşesinden barış için güçlü bir sesin çıkmasının vakti geldi, hatta geçiyor. Özellikle kadınlar olarak bize yönelen bu tehdide şimdi birlikte ses çıkaramazsak, önümüzdeki süreçlerde yaşanacaklar hepimizin sorumluluğu olacaktır" dedi.
Kimse savaşın dışında değildir
Yurtdışında bulunan, barış için mücadele eden kadın örgütlerine de seslenen Bakirezen, şunları söyledi: "Bunca uluslararası senaryonun hayata geçtiği Ortadoğu'da, savaşın coğrafi olarak uzağında olmak, bu savaşın dışında olmak anlamına gelmiyor. Bu nedenle bulunduğumuz yerlerde BM'ye ve AKP hükümetine seslenen eylemler yapacağız. Şu an yaşanmakta olan katliama karşı sesimize ses, barış mücadelesinde bize güç katın diyeceğiz."
ZEHRA DOÐAN/JINHA/İSTANBUL