
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşıyor. Son yirmi yılda Dünya Emekçi Kadınlar Günü farklı kutlanıyor. Kürt kadınlarının dünya kadınlarının öncüsü haline gelmesinden sonra kadın özgürlüğü konusunda yeni bir tarih başlamıştır. Kadın özgürlük mücadelesi, Kürt Halk Önderinin ideolojik, teorik çözümlemeleri ve kadını örgütlü kılmasıyla yeni bir ruha kavuşturulmuştur. Kadın özgürlük mücadelesi, Kürt Halk Önderinin çizgisiyle tarihsel bir temel kazanmış, erkek egemenlikli sistemi yenilgiye uğratacak düşünce gücüne ulaşmıştır. Köleliğin derinliğinin çözülmesi, özgürlük tutkusunun derinliğini, baskının ve zulmün kapsamının ortaya konulması demokratik karakterin kapsamlı hale gelmesini sağlamıştır. Sorunun tüm kaynaklarının ortaya konması, çözümün de nasıl olması gerektiğini gözler önüne sermiştir.
Kuşkusuz şimdiye kadar kadın tarihiyle ilgili değerlendirmeler ve çözümlemeler olmuştur. Kadın üzerine yazılmış, çizilmiştir; ancak hiçbirisi Kürt Halk Önderinin yaptığı araştırmalar, çözümlemeler ve değerlendirmeler kadar derinlikli olmamıştır. Kadın psikolojisi konusunda kadın yazarların yazdıkları ve çizdikleri daha fazla pratikten süzülenlerdendir. Ancak Kürt Halk Önderi çözümlemelerini o kadar ayrıntılı ve derin yapmıştır ki, kadın psikolojisini yaratan tüm etkenler de ortaya çıkarılmıştır. Çünkü pratiği ortaya çıkaran da tarihsel süreç ve bu süreçte var olan yaşanmışlıklardır.
Kürt Halk Önderi kadın eksenli bir insanlık ve toplum çözümlemesi yapmaktadır. Nasıl ki Marks her şeyi belirleyenin üretim ilişkileri olduğunu ortaya koyuyorsa, Kürt Halk Önderi de üretim ilişkilerini önemsemekle birlikte, bir toplumun temel karakterini belirleyenin kadının toplum içindeki yeri olduğunu ısrarla vurgulamaktadır. Bir toplumun nasıl olduğunu anlamak istiyorsanız kadının durumuna, kadının toplumdaki yerine, kadın-erkek ilişkilerine bakacaksınız, demektedir. Bu bakış bilimde de, sosyolojide de, siyasette de, ekonomi ve kültürde de yeni boyutlar ortaya çıkarmaktadır. Birçok sorunun ve olgunun daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Kadını anlamadan, kadını tarihsel toplum içinde çözümlemeden toplumla ilgili her şey eksik ve yarım kalır. Bu nedenle şimdiye kadar toplumla ilgili yapılan değerlendirmeler, yaşanmışlıklar kesinlikle yarımdır. Yarımlık da esasen bütünen bir eksikliği ifade eder. Kadın sorunu söz konusu olduğunda bu gerçeklik daha doğrudur.
Kadın kurtuluş ideolojisi
Kadının tarih içinde gün gün ve toplum içindeki ilişkileri ve yeri çerçevesinde irdelediğimizde insanlık yeni ufuklar kazanmıştır, kazanmaktadır. Kölelik ve baskı kadınla başlamış, kadınla derinleşmiş ve kapsamlılaşmıştır. Toplumun ve yaşamın tüm hücrelerine sinmiştir. Doğru özgürlük ve demokrasi anlayışı da bu kadın ve toplum çözümlemelerinden ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan Kürt Halk Önderi 1998 Mart’ında kadın sorununa bütünlüklü bakışı ve bu bakışın sistematik hale getirilmesini Kadın Kurtuluş İdeolojisiyle ifade etmiştir. 1998 Mart’ında Kürt Halk Önderi Kadın Kurtuluş İdeolojisini ortaya çıkarmada ve ifade etmede çok önemli bir adım atmıştır. Kadın kurtuluşunu tarihsel toplum ve kadın çözümlemesi temelinde ideolojik ve teorik bir çerçeveye kavuşturmuş; özgürlük ve demokrasi tarihinin en önemli adımı olmuştur. Özgürlük ve demokrasi tarihi böylelikle yarımlıktan, daha doğrusu büyük eksiklik ve yetersizlikten kurtarılmıştır. Bu açıdan Kadın Kurtuluş İdeolojisi sadece kadının özgürlük ve demokrasi sorununu değil; tüm insanlığın özgürlük ve demokrasi sorununu doğru temele oturtmuştur. Kadın özgürlüğü anlaşılmadan genel özgürlük ve demokrasi anlaşılmaz. Dolayısıyla genelde de özgür ve demokratik yaşama kavuşulamaz.
Kürt Halk Önderi 1998 yılında ifade ettiği Kadın Kurtuluş İdeolojisi konusunda İmralı’da büyük yoğunlaşmalar yaşamıştır. Kadın özgürlüğünü özgür ve demokratik yaşam çizgisinin temeli yapmıştır. Bu yaklaşım, bu Önderliğin ufkunu genişlettikçe genişletmiştir. Bugün bu Önderlik ufkunun genişliğini en başta da kadın çözümlemelerine borçludur. Tüm diğer konularda da doğru yaklaşım ve çözüme ulaşması bu bakışı sayesinde olmuştur. Önder Apo kadını çözdükçe, kadın özgürlüğü ve demokratik yaşam konusunda yoğunlaşıp derinleştikçe büyümüştür. Önder Apo'nun gücü de, büyüklüğü de böyle çok karmaşık sorunu çözmesiyle ilgilidir.
Aslında Önder Apo'yu büyüten dört temel yoğunlaşma vardır. Kürt yoğunlaşmasından başlamış, Ortadoğu ve din çözümlemesiyle derinleşmiş, kadın çözümlemesiyle zirveleşmiştir.
Kadın insanlığın kök hücresidir
İmralı zindanı insanlık tarihi için büyük bir trajedi olduğu gibi, Kürt Halk Önderinin yoğunlaşması ve yaptığı çözümlemeler açısından da tüm insanlık için kutsal düşünce üretiminin yapıldığı bir dergaha dönüştürülmüştür. Hatta hiçbir dergah, hiçbir inziva bu düzeyde bir yoğunlaşmaya şahit olmamıştır. Bu açıdan İmralı yılları insanlık açısından aynı zamanda büyük bir kazanımdır. Zindanı bu düzeyde anlamlandıran olarak da ilktir. Bu karakteriyle de İmralı zindanı şimdiden tarihe mal olmuştur. Özellikle tüm kadınlar için bir özgürlük ocağı olarak her zaman anılacaktır. Kadın özgürlük ateşi en fazla da İmralı’da harlandırılmıştır.
İmralı kadın özgürlük ocağında harlanan ateş tüm dünyaya yayılmıştır. Bu özgürlük ateşinin sıcaklığı bugün dünyanın her tarafında duyulmaktadır. Önder Apo, kadın özgürlük ideolojisi ekseninde tüm insanlığın özgürlük ve demokrasi önderliği haline gelmiştir. Artık sadece Kürt Halk Önderi değildir, en başta da tüm dünya kadınlarının önderliğidir. Esas olan mana ise bu Önderlik kadın önderidir. Çünkü düşüncesi kadın özgürlükçüdür. Kendisini de şekillendiren bu düşünce dünyasıdır. Her şeye kadın özgürlük çizgisinde bakmaktadır. Her şeye kadın yaratıcılığında, yaratan kadın gözüyle bakmaktadır. Kadın tarihte her şeyin yaratıcısıdır; yaratan ocağıdır. İlk toplumsallaşma, ilk düşünce, ilk insanlık, ilk inanç, ilk bilim, ilk kültür kadına aittir. Kadın yaratımları her şeyin kök hücresidir. Kadın insanlığın kök hücresidir. Eğer tüm sorunlar hiçbir hastalık ve sapma taşımayan kök hücre ile çözülebiliyorsa bu kadın ruhuyla her şey çözülebilir.
Kürt Halk Önderi kadın kurtuluş ideolojisi, kadın özgürlük çizgisi ve kadının demokrasideki yeriyle tüm toplumsal sorunların şifresini çözmüştür. Kadın kurtuluş ideolojisiyle açılmayacak hiçbir kapı, çözülmeyecek hiçbir sorun yoktur. Kadın özgürlüğü insanlığın tüm bilgelerinin, tüm ermişlerinin, tüm evliyalarının, tüm peygamberlerinin, tüm bilim insanlarının aradığı ya da ifade ettiği “Sırrı Hakikat”ın ta kendisidir. Kadın özgürlüğü, özgür ve demokratik yaşamın şifresidir, maymuncuğudur. Kadın özgürlüğünü, kadının toplumsal yaşamdaki yerini böyle ele almayan yaklaşım, sorunları doğru ele almayan ve doğru çözemeyen yaklaşımdır. Kürt Halk Önderi “benim için kadın özgürlüğü sınıfsal ve ulusal özgürlükten daha önemlidir” derken kast ettiği budur. Doğru bir sınıfsal ve ulusal özgürlüğün de bu bakışla sağlanabileceğini vurgulamıştır. Tüm toplumsal sorunlara kadın eli değmeden, kadın özgür ve demokratik yaşam çizgisi tüm toplumsal yaşamın ruhu haline getirilmeden sorunları çözmek ve genel olarak özgür ve demokratik yaşama kavuşmak mümkün değildir.
Bir insanlık bilimi: Jineoloji
Kadın özgürlüğü herhangi bir toplumsal kesimin özgürlüğü ve eşitliği değildir; farklılıkların özgürlüğü ve eşitliği arasında ayrı bir yeri vardır. Kadın kurtuluş ideolojisi ve çizgisi, kadının özgür ve demokratik yaşamı tüm toplumun özgür ve demokratik yaşamı haline getirildiğinde anlamlıdır. Kadın özgürlüğü ve eşitliği diğer özgürlük alanları ve eşitliğinden ayrı ele alınırsa, tüm toplumun özgür ve eşit yaşamın ruhu haline getirilmezse küçük burjuva kadın özgürlük çizgisi tam aşılmış olmaz. Kuşkusuz kadının özgür, eşit ve demokratik yaşamı önemlidir. Bu büyük bir adımdır; ancak bu adım, kadın özgürlüğü ve eşitliği tüm toplumun özgürlük ruhu haline getirilirse o zaman kadın kurtuluş çizgisinin hedeflediklerine ulaşılmış olur.
Kürt Halk Önderi jineolojiyle, yani kadın bilimiyle tüm toplumu özgür ve demokratik yaşama kavuşturmayı hedeflemektedir. Jineoloji, tüm tarihi ve bilimsel çalışmaları doğru çizgiye oturtma çalışmasıdır. Jineoloji, kadın şahsında bir insanlık bilimidir. Bilimlerin bilimidir. Jineoloji, tüm sahtelikleri, yalanı, dolanı ortaya çıkaracak bilimdir. Tüm bilimler jineoloji aynasında kendilerini düzelttiklerinde gerçek bilim haline geleceklerdir. Şimdiye kadarki tüm bilimsel çalışmalar jineoloji aynasında kendisini düzelttiğinde insanlık için doğru ve büyük hizmetler yapacaklardır. Bu açıdan jineoloji bilimi de büyük bir devrimdir. Şimdiye kadar birçok bilim dalı olmuş, ancak bu bilim dalının olmaması en büyük eksiklik olmuştur. Sosyoloji bu ihtiyacı karşılamamıştır. Daha doğrusu kadın eksenli olmadığı için sosyoloji hep yarım kalmıştır. Hatta sorunları çözen değil, sorunları ağırlaştıran bir duruma düştüğü de görülmüştür. Bu açıdan jineoloji en başta da sosyolojiyi kurtaracak ve doğru ayakları üzerine oturtacaktır.
Kadınlar bugün dünyaya daha büyük umutlarla bakmaktadırlar. Çünkü bir kadın Önderi olan Önder Apo düşünce ufkunu netleştirmiştir. Kadın bugün önünü çok iyi görmektedir. Düşünce netliği en büyük güçtür, en büyük moraldir. Bu açıdan kadın en moralli, en güçlü dönemini yaşamaktadır. Artık kadın için moralsizlikten ve güçsüzlükten söz edilemez. Kadın kurtuluş ideolojisine kavuşmuş kadının aşamayacağı ve çözemeyeceği bir sorun yoktur. Kadın, kurtuluş ideolojisiyle insanlığın öncüsü haline gelmiştir. Kadının önü sonuna kadar açılmıştır. Artık hiçbir engel kadın Özgürlük Mücadelesi'ni durduramayacaktır. Amiyane deyimle kadın Özgürlük Mücadelesi artık bir seldir; önünde hiçbir güç duramaz. Kadın Özgürlük Mücadelesi önünde duran her güç kaybetmeye mahkumdur. Bu nedenle şimdi kadın Özgürlük Mücadelesi önünde durma değil de, bunu saptırma politikası gündeme sokulmuştur. Hem kapitalist modernist güçler, hem de tüm iktidarlar kadın kurtuluş ideolojisi ve bu temelde yürütülen Özgürlük Mücadelesi'nin önünde duramayacaklarını görünce şimdi kadın haklarından, kadın özgürlüğünden söz ederek, kadını yeniden erkek egemenlikli sisteme yamalamak ve kadını hizmetlerinde tutma çabası içindedirler. Ancak kadın kurtuluş ideoloji ve özgürlük çizgisi o kadar nettir ki, artık kadını eskisi gibi aldatma ve hizmetlerine koyma dönemi bitmiştir.
8 Mart’ta özyönetim direnişi
harlanacak
Bu 8 Mart’ta kadınlar Kürt kadınlarının öncülüğünde özgür ve demokratik yaşama daha fazla yakınlaşacaklardır. Kürt kadını bugün Kürt halkının Özgürlük Mücadelesi şahsında tüm kadınların da Özgürlük Mücadelesi'ni vermektedir. Kürt Özgürlük Mücadelesi, kadın özgürlük çizgisinde gelişmekte, tüm Ortadoğu'da kadın özgürlük çizgisini etkili kılmaya çalışmaktadır. Kadının insanlığın tüm güzelliklerinin yaratıldığı, ama kadın köleliğinin de ilk şekillendiği coğrafya olan Ortadoğu'da kadın özgürlük meşalesi yakılarak tüm dünya kadınlarına öncülük yapılmaktadır.
Kürt kadınlarının fedaice Özgürlük Mücadelesi vermesi, Kürdistan ve Ortadoğu'nun kadın özgürlük ocağı haline gelmesini de sağlayacaktır. Artık kadın özgürlük ocağı ve meşalesi sönmeyecektir. Kürt kadını kendi şahsında Özgürlük Mücadelesi'ni daha şimdiden kazanmıştır. Büyük kadın önderi Önder Apo öncülüğünde Özgürlük Mücadelesi'ni yükseltmektedir. Kadın Özgürlük Mücadelesi yerelle evrenseli en iyi biçimde birleştiren, evrensel özgürlüğü yerelleştiren, Kürdistani olanı da evrenselleştiren direnişle tüm dünyaya öncü olmaktadır.
Kürt kadını Kürdistan'daki özyönetim direnişlerine de öncülük yapmaktadır. Böylece özyönetimler daha baştan kadın özgürlükçü biçimde derin ve kapsamlı demokratik temelde şekillenmektedir. Bu açıdan özyönetim alanları aynı zamanda kadın özgürlük çizgisinin somutlaştığı alanlardır.
Sêvê, Pakize ve Fatma’nın Silopi’de fedaice direnişleri, Cizre’de onlarca kadının teslim olmayan özgürlük ruhunun sembolü olarak Cizre direnişinin yenilmezliğini sağlaması, bu yılki 8 Mart’ın ruhunu da, doğrultusunu da ortaya koymuştur.
Kürt kadınları bu 8 Mart’ta önderliklerinin özgürlüğünü isteyecekler; demokratik özerklik direnişlerinin daha da geliştirilmesinin ruhu olacaklardır. 8 Mart’ta özyönetim direnişlerinin ateşi daha fazla harlandırılacaktır. Bu 8 Mart aynı zamanda kadın düşmanı AKP iktidarına tüm kadınların özgürlük şamarı olarak çarpacaktır. 8 Mart’ta kadınlar, tüm kadınların bu faşist rejime karşı ortak mücadelesi şahsında demokrasi blokunun temelini oluşturacaklar; 8 Mart’ta kadın şahsında ortaya çıkan ortak mücadele tüm demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi haline gelecektir. 8 Mart aynı zamanda Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu'daki faşizmin yenilgiye uğratılacağı mücadelenin başlangıcı olacaktır. AKP iktidarı etrafında oluşan faşist cephe kadın Özgürlük Mücadelesi karşısında ideolojik yenilgi yaşayacak, bu ideolojik yenilgi siyasi yenilgiyle sonuçlanacaktır.