
Mezopotamya Demokratik Kültür Hareketi (TEV-ÇAND), geçtiğimiz hafta sonu 1. Kültür Sanat Kadın Konferansı gerçekleştirdi. Almanya’nın Köln kentindeki International Zentrum’da yapılan ve 2 süren konferansa Kürdistan’ın dört parçasından kadın sanatçılar katıldı. Ağırlıkta sanatçıların örgütlenmesi konusunun tartışıldığı konferanstan, Avrupa Kadın Sanatçılar Birliği’nin (Yekîtiya Hunermendên Jin ên li Ewropa) ilanı kararı çıktı.
‘Önder Apo’nun özgürlüğü, özgürlüğümüzdür’ sloganıyla gerçekleşen konferansta 8 değişik konu üzerine panel gerçekleştirildi. Sanatçı Sosin’ın moderatörlüğünde, ‘Sanatın toplumsal gelişmedeki rolü ve kadın sanatçıların misyonu’ konulu ilk seminere Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Üyesi Nilüfer Koç, Hozan Şah Turna, yazar Rukiye Özmen ve halk dansları eğitmeni Leyla Ekinci katıldı. Hozan Eylem’in moderatörlüğünde yapılan ‘Kürt kadın sanatçıların ulusal birlik, toplumsal, kültürel ve dilin gelişimindeki rolü ve yeri’ konulu ikinci seminer ise, sanatçı Xana Zazê, yiyatro oyuncusu Yıldız Gültekin, ressam Cemila Gassoian ve kadın aktivist Sultan Öğer panelist olarak katıldı.
TEV-ÇAND adına konuşan Sultan Öğer, yaşamın her alanında örgütlenmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.
‘Sanatı egemenlikten kadın kurtarabilir’
KNK Üyesi Nilüfer Koç, konuşmasına Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sanat ve kadının rolü konusundaki görüşlerini anlatarak başladı. Kürt hareketinin her alanında kadın örgütlenmesi olduğuna vurgu yapan Koç, TEV-ÇAND içinde de kadın örgütlenmesinin önemine değindi. Toplumun değişiminde kadının rolünü vurgulayan Koç, Kürt kadınının Ortadoğu’da toplumsal devrim yaptığını belirtti. „Kadın özgürlüğü, toplumsal özgürlüğün garantisidir“ diyen Koç, tüm bu gelişmelerin Öcalan’ın felsefesinin ürünü olduğuna vurgu yaptı. Koç, kadınların sanatı erkeğin egemenliğinden kurtarması gerektiğini belirterek, Kürt kadınlarının sanat alanında da öncülük yapması gerektiğini kaydetti.
‘Kadın isterse dünyayı aydınlatır’
Hozan Şah Turna ise, konuşmasına „60’lardan günümüze kadar ayakta olan Şah Turna olarak karşınızdayım“ diyerek başladı. Kapitalizm ve kadın sanatı konusunu değerlendiren Şah Turna, Kürt Özgürlük Hareketi sayesinde son otuz yıldır Kürt kadınının önemli bir mücadele yürüttüğünü söyledi. Kadın sanatçıların örgütlenmesinin gereğine vurgu yapan Hozan Şah Turna, kadın iradesinin güçlü ve yaratıcı olduğunu belirterek, „Kadın isterse dünyayı aydınlatır“ dedi. Şah Turna daha sonra „Neden ses çıkarmaz kadınlarımız“ ve „Analar isterse savaşlar durur“ şarkılarını okudu.
‘Erkek edebiyatından kurtulmalıyız’
Yazar Rukiye Özmen ise, „Edebiyatta Kürt kadının rolü“ konusunda konuştu. Erkek bakışına kalırsa kadının her şeyden yoksun kalacağını belirten Özmen, destanlarda kadının ‘cadı, yılan, şeytan’ olarak tanıtıldığını dile getirdi. Özmen, tarih derinliğine ele alındığında tüm kötülüklerin erkek anlayışının eseri olduğunun görüleceğini söyledi. „Meryem Xan gibi zor dönemlerde baş kaldırmamız gerekir“ diyen Özmen, kadın duygusunun kadın tarafından yazılması gerektiğini kaydetti. Kadının yazacağı destanın daha farklı ve insancıl olacağını belirten Özmen, „Kendimizi erkek edebiyatından kırtarmalıyız“ diye konuştu.
‘Geriliklere karşı direndik’
‘Kürt halk oyunları’ üzerine konuşan halk oyunları eğitmeni Leyla Ekinci ise, folklorun halkların tarihi kadar eski olduğunu belirtti. „Halklar için değer taşıyan her şey folklorun konusudur“ diyen Ekinci, sömürgecilerin folklor yoluyla halkları değerlerini talan ettiğini kaydetti. Ekinci, folklor konusunda yerel uzmanlar ortaya çıkarmaya çalışacaklarını söyledi.
Sanatçı Xana Zazê, ‘Toplum içinde kadın dengbêjlerin rolü’ konulu konuşmasında, sömürge koşullarından en çok çeken Kürt kadınlarının hiçbir zaman köleliği kabul etmediğini söyledi. Dengbêjlik konusunda, „Toplumsal geriliklere karşı direndik, bu sanatı yaşattık ve dünyaya tanıttık“ diyen Zazê, „Kürtler Başkan Apo ile kendini tanıdı ve bugün tüm geriliklere karşı mücadele yürütüyor“ diye konuştu.
Tiyatroda kadının rolü
‘Kewê’ ismiyle bilinen tiyatro oyuncusu Yıldız Gültekin de, ‘Tiyatroda Kürt kadının rolü’ne değindiği konuşmasında, Kürt tiyatrosunun başka halkların tiyatrosuna benzemediğini belirterek, „Bugün bile Kürt tiyatrosunun yazılı teksti yok“ dedi. Yazılı Kürt tiyatrosuna ilişkin bazı örnekler veren Gültekin, bunların korunamadığını söyledi. Kürdistan’da çok sayıda tiyatro oyununun sahnelendiğni ancak bunların yazılı hale getirilmediğini belirten Gültekin, „Bugün bir arşivimiz olmadığı için Kürt tiyatrosunun ne zaman ve nasıl başladığını ya bilmiyoruz ya da çok az biliyoruz“ dedi. Kendi oyunculuğu boyunca yaşadığı zorluklardan örnekler veren sanatçı Gültekin, „Eğer toplumun yargıları karşısında boyun eğseydik, bugün Kürt kadını tiyatroda yer bulamazdı“ diyerek, kadının sanat konusundaki mücadelesinin önemine vurgu yaptı.
‘Acısını en iyi kadın anlatır’
Ressam Cemila Gassoian, ‘Resim ve grafik sanatında Kürt kadınının rolü’ konulu konuşmasında, özellikle kadın ressamların büyük zorluklar çektiğini ve kendilerini gizlemek zorunda kaldıklarını kaydetti. Kadın tarihinin acıların tarihi olduğunu ve bu yüzden acıyı en iyi kadınların anlatabileceğini belirten Gassoian, resmini de, şarkısını da, oyununu da kadının kendisinin ortaya koyması gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından tartışma yürütüldü. Konferansa Köln’deki Viyan Soran Kadın Meclisi ve YEK-KOM gibi kurumlar mesaj gönderdi. Yaşamları ve eserleriyle Kürt halkı üzerinde önemli etkiler bırakan Gulê, Meryem Xan, Nesrîn Şîrwan, Eyşe Şan, Gulbihar, Îran Xanim, Raziye Rezzazî, Sosika Simo, Fatma Îsa, Mizgîn ve Delîla gibi kadın sanatçıların biyografilerine ilişkin sinevizyon gösterimi yapıldı. Konferansta ayrıca Kürt kadın tasarımcıların hazırladığı Kürt giyim eşyaları sergilendi.
Ulusal Kadın Korosu kurulacak
İki gün süren tartışmalar sonucunda şu kararlara ulaşıldı:
- Avrupa Kadın Sanatçılar Birliği’nin oluşturulması,
- Kadın sanatçıların eserlerinin topluma tanıtılması,
- Kadın sanatçılar için bir eğitim kampı düzenlenmesi,
- 5’i sözcü olmak üzere 9 kişilik bir yönetim koordinasyonunun oluşturulması,
- Tüm sanat dallarında Kürt kadınlarının ürettiği sanat ve kültürel eserlerin Avrupalılara tanıtılması için projeler oluşturulması,
- Kültürel soykırım ve kapitalist modernist politikalara karşı mücadele yürütülmesi ve ahlak kültürünün geliştirilmesi,
- Ulusal Kadın Korosu’nun oluşturulması,
- Otantik halk stranları ve dengbêjlerin eserlerinden oluşan bir eserin kadın sanatçılar tarafından basımının gerçekleştirilmesi,
- Ressam, müzisyen, tiyatrocu, ses sanatçısı ve halk oyunları eğitmenlerinden oluşan bir komisyonun oluşturulması,
- Kadın sanatçılar tarafından bir kültür ve sanat turunun gerçekleştirilmesi,
- Hozan Mizgîn şahsında, onun anıldığı gün, yaşamını yitiren bütün kadın sanatçıların anılması,
- Tüm sanat dallarında komisyonların oluşturulması.
EVÎN AKSOY/KÖLN