Bildirgede, konferansın tarihten günümüze sanatta kadının rolü ve misyonunun ele alındığına dikkat çekti. Sistemin, kültürün taşıyıcısı olan kadını zamanla kültür-sanat alanının dışına ittiği ifade edilen bildirgede, "Konferansımız, kadını kültür-sanat alanı dışında bırakmaya çalışan ve geliştirmiş olduğu ucube kültürle toplumu manevi ve ahlaki değerlerden soyutlayan zihniyete karşı nasıl bir mücadele yürütülmesi gerektiğini tartıştı" denildi. Ayrıca, bu mücadele için Meryem Xan, Nesrîn Şîrwan, Eyşe Şan, Gurbet Aydın gibi sanatçılar örnek gösterildi.
Bildirgede, konferansta öne çıkan önemli bir hususun da kadın sanatçıların örgütlülüğü olduğu vurgulandı. Tartışmalar sonucunda Kadın Sanatçılar Birliği kurulmasının kararlaştırıldığının belirtildiği bildirgede, şunlara yer verildi: "Özellikle diasporada yaşan kadın sanatçıların, sanatını icra ederken her açıdan yaşadığı zorluğu en asgari düzeye çekmek açısından bile olsa örgütlülüğün, ortaklaşmanın zorunlu olduğu tartışıldı. Her kadın sanatçının kendi rengi, dili ve üretimiyle oluşturulacak olan birlik içerisinde yerini alması sonucuna varıldı. Yine her kadın sanatçının bu birlik içerisinde kültür ve sanatın gelişiminden sorumlu olduğu, gerektiğinde ortaklaşa çalışmalar yapabilecekleri, sanatçıların kendi aralarında sürekli bir iletişim halinde olmasının yaratıcı, sonuç alıcı çalışmalara yol açacağı önemle vurgulanmıştır. Diğer önemli bir karar da ulusal kadın korusunun oluşturulması kararıydı."
Bildirgede, kültür-sanat konferansının her yıl yapılacağı da dile getirildi.
KÜLTÜR SERVİSİ