HDP'nin İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı avukat Sezin Uçar, devletin siyasi baskısına uğrayan devrimci, sosyalist ve yurtseverlerin, işten atılan, patronların sömürüsüne uğrayan işçilerin savunmasını üstlenen, aynı zamanda kadın katili erkeklerin cezalandırılması için hem mahkemelerde hem de sokakta mücadele eden avukatlardan biri. Adaylık sürecini ve HDP'nin kadın projelerini ANF'ye anlatan Sezin Uçar, HDP olarak amaçlarının kadına yönelik şiddetin kaynağı olan kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği ortadan kaldıracak önlemler almak olduğunu söyledi.


Çalışmalarda yansıyan talepler

Kadınların, politikanın üretildiği merkezlerden daha çok pratik olarak uygulandığı alanlarda yer aldığına dikkat çeken Uçar, adaylığı konusunda "Teorik, politik ve ideolojik önderlik alanlarında istediğimiz düzeyde yer alamıyoruz. Kadınların bu noktalarda da belirleyen olması gerektiğine inandım ve aday oldum" dedi.

Bir süredir çalışma yürüttüğü kendi seçim bölgesinde en fazla kadınları dinleğini belirten Uçar, kadınların en çok şiddetten bahsettiğini, gerçekçi önlemler alınmasını talep ettiğini, ayrıca hayatlarını kolaylaştıracak, hayata katılımlarını sağlayacak önlemler istediğini kaydetti. 


Yasalar yeniden yazılıp uygulanacak

Uçar, ANF'nin özellikle kadın katliamları ve kadına yönelik şiddete karşı HDP'nin çözümünün ne olduğu sorusuna şu cevabı verdi: "HDP, kadına yönelik şiddetin ve bugün bir cins kırımına dönüşen kadın katliamlarının nedeni olarak kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği görüyor. Bu eşitsizlik aynı zamanda toplumsal bir eşitsizlik ve adaletsizlik pozisyonuna evrildiği için esasen kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ile mücadele yönteminin temel dinamiği, bu eşitsizliği ortadan kaldıracak politikalar üretmek oluyor. Toplumsal yaşamın her alanında kadın ve erkek eşitliğini sağlayacak politikalar üretilmesi temelinde bir seçim bildirgesi hazırladık. Kadına yönelik şiddete karşı da önlemlerimiz var. Beyannamemizde yer aldığı gibi CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması ve 6284 Sayılı Yasa'nın kadın örgütleri ile birlikte yeniden revize edilmesi gibi önlemlerimiz var. Ayrıca kadına yönelik şiddet bir cezasızlık halini almış durumda. TCK'da kadına yönelik şiddetin tüm biçimleri yeniden düzenlenecek, haksız tahrik indirimleri kesin bir şekilde kaldırılacak."


Hayatı kolaylaştıracak adımlar

Toplumsal cinsiyet rollerine son verecek ve kadınların toplumsal ve siyasal hayata katılmasını kolaylaştıracak doğrultuda politikalar da hazırladıklarını kaydeden Sezin Uçar, bunları şöyle özetledi: "Kadının rolü olarak değerlendirilen kimi toplumsal görevler var. Aslında bunlar toplumsallaşması gereken hizmetler. Bunlardan biri çocuk bakımı, bir diğeri de yaşlı ve hasta bakımı. Mahallelerde 24 saat süreyle açık kreş, önlemlerimizden biri. Bu kreşler kadınların ve erkeklerin istedikleri zaman çocuklarını bırakabilecekleri ve herhangi bir ücret ödemeyecekleri yerler olacak. Mahalle kreşlerinin yanı sıra işyerleri merkezli kreşler. Mevcut yasada olduğu gibi kadın çalışanların sayısına bakarak düzenlenen değil, çalışanların cinsiyetine bakılmaksızın düzenlenen kreşler düşünüyoruz. Bir diğeri de yaşlılar ve bakıma muhtaç aile bireyleri için bakımevleri söz konusu olacak."


Anayasada cinsiyet eşitliği 

Uçar, mevcut anayasada pozitif ayrımcılık ve cinsiyet eşitliği kavramlarının yer almadığına dikkat çekerek, "Anayasa gibi bir toplum sözleşmesinde böyle bir ibarenin yer almaması, anayasanın altındaki yasaları da etkiliyor" dedi ve ekledi: "O nedenle anayasada pozitif ayrımcılık ve cinsiyet eşitlik mutlaka yer alacak. Ev içi emeği gözeten sosyal hakları yer alacak. Bunlara ek olarak da kadınların toplumsal ve siyasal yaşama eşit katılımı bakımından özgün ve özerk örgütlenme biçimleri anayasada tanımlanacak."

Uçar, HDP'nin kadın seçim bildirgesinde de yer alan 'Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe'nin de kadınların, eğitim, sağlık gibi temel haklara erkeklerle eşit bir şekilde ulaşımı için şart olduğunu belirtti ve "Bir eğitim ya da sağlık bütçesi planlanacaksa, kadının bu hizmetlerden erkekle eşit oranda yararlanabilmesi bakımından önlem alınacak" dedi.


Sosyal yardım projesi

Eşini kaybetmiş ve boşanmış kadınlar için 'asgari ücret düzeyinde sosyal yardım'ın ödenmesi gerektiğine ilişkin maddeye ise Uçar, şöyle açıklık getirdi: "Bugün birçok ev emekçisi kadın, eşinin kazancıyla geçimini idame ettirmek zorunda kalıyor. Eşi vefat ettiği zaman ya da eşinden boşanma gibi bir tercih yapmak istediği zaman geçim hakkından mahrum kalıyor. Kadınların, kendi yaşamlarını güvence altına almak, eşlerini kaybettikleri zaman ya da boşanmak istediklerinde ekonomik nedenlerle boşanma kararından vazgeçmelerinin önünü alabilmek için asgari ücretten az olmamak üzere sosyal yardım yapılmasını programımıza aldık. Bu haktan aynı zamanda eşi cezaevinde ya da kayıp olan kadınların da yararlanması gerektiğini düşünüyoruz. AKP döneminde sosyal yardımlar insan onuruyla bağdaşmayacak testlere tutularak yapıldı. İnsanların, özellikle de kadınların çok temel ve insani bir hakkı. Ancak hükümet tarafından bir lütufmuş gibi sunuldu. Bunun da önüne geçebilmek ve kadınların kendi yaşamlarına dair kararları ekonomik kaygıları olmaksızın özgürce verebilmeleri bakımından, bu sosyal yardımın çok önemli olduğunu düşünüyoruz."


Sezin Uçar kimdir?

Üniversite yıllarında sosyalist mücadele ile tanıştı. Eskişehir'deki Anadolu Üniversitesi'nde okurken, Sosyalist Gençlik Derneği'nin kuruluşunda yer aldı, çalışmalarını yürüttü. Üniversiteyi bitirdikten sonra Ezilenlerin Hukuk Bürosu'nun kuruluşunda yer aldı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve Sosyalist Kadın Meclisleri'nde siyasi çalışmalarını sürdürdü. Sosyalist Kadın Dergisi'nin editörlüğünü yaptı.


HABER MERKEZİ