
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde, Alman NDR ve SWR kanallarının, DAİŞ'in elinde olan Êzîdî kadınları internetten satışa çıkarıldığı haberleri hatırlatılarak, bu satış ofislerinden birinin de Dîlok'ta olduğu yönündeki iddialara dikkat çekildi. Ayrıca köle pazarından açık artırmayla kadınların 15 bin ile 20 bin dolar arasında değişen fiyatlarla satıldığı bilgilerine de yer verilen önergede, söz konusu satışın yapıldığı Dîlok'taki büroya ilişkin de suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi. Konuya ilişkin yapılan baskına da işaret edilen önergede şu bilgilere yer verildi:
İkinci celsede beraat
"Baskında 370 bin dolar, çok sayıda yabancı pasaportun yanı sıra Türkiye-Suriye arasında milyonlarca dolarlık para transferlerinin yapıldığına dair 1768 sayfalık Arapça makbuz bulunmuştur. Êzîdî kadınları para karşılığında sattıkları iddia edilen 6 Suriyeli hakkında dava açılmıştır. Akabinde kovuşturma evresine geçilmiş, olayın görüntülerine ve belgelerine karşın 16 gün içinde 'Yeterli delil bulunamadı' denilerek dosya kapatılmış ve 6 sanık beraat etmiştir. Dava dosyasında dikkat çeken en önemli husus, iddianamesi 23.12.2015 tarihinde olan bir dosyanın ilk celsesi 31.12.2015 ikinci celsesinin 15.01.2016 tarihinde olmasıdır. Yapılan yargılamada ikinci celsede sanıkların beraat etmiş olması ve işin daha ilginç yanı 15 gün içerisinde yazılması gereken gerekçeli kararın 08.04.2016 tarihinde yazılmasını hukukçular vahim olarak değerlendirmektedir."
Türkiye DAİŞ'i koruyor mu?
Önergede şu soruların yanıtlanması istendi:
" Söz konusu davada hem iddianame hem de mahkeme aşamasında müştekilere yer verilmemesi hukuka aykırı değil midir? Müştekilere haber verilmeden ve resmi bir tebligat yapılmamış olması hükümetinizin IŞİD terör örgütünü koruduğu sonucu doğurmamakta mıdır?
* Operasyonda ele geçirilen paralarla ilgili mahkemenin, hazineyi bu durumdan haberdar etmesi gerekirken bunu yapmamış olması ve sadece gerekçeli kararın hazineye gönderilmesinin hukukta bir yeri var mıdır?
* Alman TV. Kanallarının yaptığı çalışmalarda gizli kamera kayıtlarında görünen kişiler ile ilgili bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmış ise bu işlemler nelerdir? Yapılmamış ise nedeni nedir?
* Operasyonda ele geçirilen Suriye pasaportları ve Türkiye ikametgah belgelerinin kime ait olduğuna dair etkin bir çalışma yapılmış mıdır? Etkin bir çalışma yapılmış ise bu kişiler kimlerdir?
* Yüklü para transferinde adı geçen kişilerin kim olduğu, bu kadar paranın ne amaçla transfer edildiği ve bu kişilerin ne iş yaptığı gibi durumların hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde sanıklara sorulmamasının nedeni nedir?
* Sanıklar; Türkiye ile karşılıklı para transferinin döviz büroları üzerinden gayri resmi yapıldığını belirtmelerine rağmen döviz bürolarıyla ilgili bir işlem neden yapılmamıştır? Sanıklardan biri 'Para, İstanbul'da bulunan bir döviz bürosu üzerinden Gaziantep'te bulunan döviz bürolarına gelir biz de parayı oralardan alırız' demesine rağmen, bu döviz bürosu hakkında bir işlem yapılmamasının nedeni nedir?
* Sanıklar; Gaziantep'te bu işleri yapan İran pazarı denilen bölgede birkaç büro var demesine rağmen söylemiş olduğu bölgede herhangi bir çalışma neden yapılmamıştır?
* Sanıklar hakkında berat kararı 15.01.2016 tarihinde verilirken, operasyonda ele geçirilen Arapça dokümanların tercümesinin 25.01.2016 tarihinde yapılması hukuka aykırı değil midir?"
ANKARA