
“Bu durumu diğer ülkelerle kıyaslayarak değerlendirdiğimizde, sorunun kaynağında milliyetçilik ve muhafazakarlık gibi etkenler olduğunu düşünüyorum“ diyor.
Livh, Türkiye’de açılımlarla gerilemenin birarada ilerlediğini de ifade ediyor: “1980’lerde Türkiye’deyken Kürt kelimesini bile kullanamıyorduk. Bu konuda gelişme var. Ama KCK davası ve tüm bu tutuklamalar ciddi bir gerilemeyi temsil ediyor.“
Tutuklamalar hak mücadelesine bir saldırı
Sİyasi soykırım operasyonlarında çok sayıda kadının tutuklandığını belirten Livh, bunun aynı zamanda kadın mücadelesine bir saldırı niteliği taşıdığını anlatıyor: „KCK’den yargılanan kadınlardan bazılarını kişisel olarak, bazılarını çalışmalarından dolayı tanıyorum. Demokrat olduklarını, kadın hakları mücadelesinde aktif olarak yer aldıklarını biliyorum. Bu davayı izlememin sebeplerinden biri de bu. Bu kadınların seslerinin, mücadelesinin görünür kılınmasının önemine rağmen yargılanıyor olmaları çok saçma. Ben bunu kadın hakları mücadelesine bir saldırı olarak değerlendiriyorum.“Asla pes etmiyorlar
İsveç Sol Parti’nin kadın kolları yok, çünkü feminizm zaten partinin temel programlarından birini oluşturuyor. Livh, Türkiye’de çoğu partinin kadın meselesini öne çıkaracak politikalar üretmediğini, bu konuda mücadele verenlerin de hapsedildiğini ifade ediyor.
Livh, “BDP’yi AKP ve diğer partilerle karşılaştırdığımızda, çok daha ilerici politikaları savunduğunu görüyoruz. En çok kadın vekile, Meclis komisyonlarında en çok kadın temsilciye sahip parti de BDP.
Ama kadınların sosyal hayata ve politikaya katılımının, görünürlüğünün artması için çok önemli çalışmalar yapan bu kadınların hepsi aleyhlerine hiçbir delil olmamasına rağmen şu an hapiste.
Tüm bu koşullara rağmen kadın hareketi inanılmaz başarılara imza atıyor. Asla pes etmiyor. En önemlisi de bu“ diyor.
Kadınların farkındalığı çok yüksek
Kadın Kırımına Karşı Çalıştay’ın etkinliklerini takip eden Livh, böyle etkinliklerin dayanışmayı güçlendireceğini belirtiyor. Livh devamla şunları dile getiriyor: “Buradaki kadınların farkındalığı çok yüksek. Ne yapmaları, kiminle mücadele etmeleri gerektiğini biliyorlar. Kaynaklarının yetersizliğine rağmen çok önemli çalışmalar yapıyorlar. Burada farklı şehirlerden, farklı kurumlardan kadınların bir araya gelip deneyimlerini paylaşması dayanışmayı daha da güçlendirecektir.“
AMED