
Yılın öne çıkan gelişmelerini değerlendiren ve geçen bir yılın Kürt kadınları açısından kadın yüzyılına giriş anlamını taşıdığını kaydeden KJK Yürütme Koordinasyonu üyesi Leyla Agiri, geçen yılın başlarında başlattıkları kampanyayı hatırlattı. “2014 yılı kadınlar açısından Önderlikle buluşma yılı olarak tanımladık. ‘Kadınlar Önderliği ve özgürlüğü için eylemde’ kampanyasını başlattık” diyen Leyla Agiri, bu kampanya ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan etrafında var olan Gladio çemberini kırmayı, Öcalan’ın güvenlik ve sağlık koşullarını düzeltmeyi hedef aldıklarını belirtti. Agiri sözlerini şöyle sürdürdü:
Özerkliği inşa süreci başladı
“Başta inşa çalışmaları olmak üzere kadının eylemsel gücünü daha radikal kılmak ve daha örgütlü hale getirmeyi amaçlıyorduk. Kadınlar demokratik özerkliği inşa için çalışıyor. Bugün Rojava’da yaşanan devrimiyle inşa çalışmaları kantonlarda yürürlüğe girmiştir. Önderliğimiz 21. yüzyılın kadın yüz yılı olarak belirlemişti. Var olan sisteme alternatif olarak Rojava’da açığa çıkan gelişmeleri ele aldığımızda gerçekten bir kadın devrimine, kadın yüz yılına giriş yaptığımızı söyleyebiliriz.”
Sistem değişikliği
2014 yılında Kürt kadınlarının çatı örgütü de sistem değişikliğine gitti. KJK sistemindeki değişimleri de ele alan Agıri 9 yıl boyunca sistemlerini KJB olarak tanımladıklarını söyledi. İhtiyaç ve taleplerin büyümesinin artık sistemin dar kaldığını gösterdiğini de vurgulayan Agiri, “Hareket olarak daha önce hitap ettiğimiz kesim çoğunlukla Kürt kadınlarıydı. Fakat konfederalizm perspektifimizde bütün kültürleri, renkleri içine alan bir örgütlenmeye ihtiyaç vardı. Bu temelde hareketimizin kapsamını genişletme kararlığına ulaştık” diye konuştu.
Erkek egemenliği ve şiddetinin DAİŞ adı altında devreye koyulduğuna dikkat çeken Agiri, “DAİŞ, erkek terörünün en uç ve en pervasız biçimidir” tespitini yaptı. Agiri, “DAİŞ, kadını tekrardan erkeğin kölesi yapmayı, toplumu tekrardan devletin kölesine dönüştürmeyi İslam kılıfı altında meşrulaştırmaya çalıştı. Bunların hepsi kadın açısından çok temel mücadele gerekçelerine dönüştü. Bugün DAİŞ çetelerine karşı Kobanê ve Şengal’de yaşanan direniş, kadın mücadelesini daha da güçlendiriyor. Arin Mirkanlar, Saryalar öncülüğünde yüzlerce kadın şahsında gelişen bu direniş, bütün kadınlara, bölge kadınına, dünya kadınlarına yeni bir mücadele ruhu aşıladı” diye konuştu.
Mücadele enternasyonalistleşti
Agiri bugün Ortadoğu’da üçüncü dünya savaşının yaşandığını ve bu savaşın merkezinde kadınların olduğunu belirtirken, bu direnişle kadın özgürlük hareketinin daha da enternasyonalistleştiğini de dile getirdi. Agiri, “daha önce diğer kadın hareketleri bizi iki nedenle kabul etmiyorlardı. Birincisi Önderliğimizin erkek olmasıydı. İkincisi ise kadının silahlı bir güç olarak kendisini örgütlemesi noktasıydı. Fakat bu gün gelinen aşamada Kobanê ve Şengal direnişiyle Önderliğimiz diğer kadın hareketleri tarafından da bir irade olarak tanınmaya başlandı ve kadının öz savunmasız olamayacağı anlaşıldı.
Şengal’i kurtarma operasyonları devam ediyor. Şengal’deki direnişimiz bizim özeleştirimizdir. Orada yerinde ve zamanında güçlü bir örgütlenmeye gidemedik. Bu noktada yetersizlikler yaşandı. Fakat bugün orada YJA Star ve YPJ güçlerinin direnişi bizim orada yaşanan katliamlara cevabımızdır. Êzîdî kadınlarının eğitim ve örgütlenme çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Toplumsal inşa çalışmalarında bu kültürün de güçlü bir yaşam bulması açısından da çalışmalar söz konusudur” diye konuştu.
Katliamlara karşı stratejik tutum
2014 yılında da artarak devam eden kadın katliamlarını da değerlendiren Agiri, kadın kırımıyla daha fazla örgütlenerek mücadele edeceklerini belirtti.
“Bizim için en temel ihtiyaç örgütlülük, öz bilinçle öz savunmayı yaratmaktır. Su ve havadan önce bizim için gereken örgütlenmedir. Biz örgütlülüğümüzü yarattığımız oranda bu pervasızlaşan erkek terörüne karşı durabiliriz” diyen Agiri, Kürt Kadın Hareketi’nin dünya kadınlarına da model olduğunun altını çizdi: “Bugün diğer kadın hareketleri için bir model, alternatif bir sistem durumundayız. Bugün Tunus’ta kadın partisi kuruldu, Afganistan’da kadınlar öz savunma birliklerini kurdular. Bu kadınlar açısından büyük bir gelişmedir.”
Agiri kadına yönelik saldırıların geliştikçe, kadınlar cephesinden direnişin de daha çok güçlendiğini belirtirken “Her gün kadın katliamları var. Direniş arttıkça saldırılar da artıyor. Kadın cephesinde bir uyanış var. Buna karşı bunu ezmeye çalışan, bastıran bir erkek yaklaşımı politikası var. Buna karşı bizim daha örgütlü olmamız, ortaklaşmamız gerekir, dönemin stratejik yaklaşım gerekliliği var” dedi.
KJK Koordinasyon üyesi Leyla Agiri 2015 yılı hedefleri için de şunları belirtti: “Üçüncü Kürt kadın ulusal konferansı gündemdedir ve 2015 yılının en temel çalışmasıdır. Dünya kadın kurultayını yapma hedefimiz var. Şimdiye kadar başka kurumlar yaptı, başka kadın hareketleri yaptı. Bu kurultaylara biz katılımcı düzeyde gittik. Bu sefer biz bizzat bunun öncülüğünü yapacağız. Geldiğimiz aşamada gerçekten enternasyonalist kadınlarla Kobanê’de açığa çıkan ortaklaştırmayı karşılayacak dünya kadın hareketleriyle kalıcı bir ortak mekanizmaya ihtiyaç var. Bunu Ortadoğu’da gerçekleştirmek istiyoruz. Biz PAJK öncülüğünde kadın rönesansını Ortadoğu’da geliştirme hedefine sahibiz. ”
Kadın hareketinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın gönderdiği protokollerin arkasında olduğunu ve müzakere sürecinin başarıya ulaşması için gereken desteği vereceklerini de sözlerine ekleyen Agiri, “Kadınlar özgürleşme yolunda büyük adımlar atmış durumda. Özgür Önderlikle özgür bir yarın yaratabilmek için bütün kadınları daha güçlü örgütlenmeye, direniş çemberinde halkanın birer parçası olmaya çağırıyoruz” dedi.
AZA ROJİYAN-TAMARA ASMİN / ANF/BEHDİNAN