
Bu yüzden mahkemelere intikal eden bu tür anlaşmazlıkların sayısı hayli yüksek. Ancak, İngiltere’de de artık bu tür davalar yaşanmaya başladı.
5 yıldan bu yana devam eden ve nihayet geçtiğimiz haftalarda sonuçlanan Menekşe Doğan’ın erkek kardeşiyle yaşadığı mülk anlaşmazlığı davası da, özünde bu tür davalardan biri.
Dava 5 yıl sürdü
Türkiye’de babasından kendisine ve erkek kardeşlerine miras kalan mülkten payına düşeni istediği için, Doğan’ın İngiltere’nin Hull şehrinde bulunan ve kendisi ile bir erkek kardeşine ait mülkteki yüzde 50’lik payı da inkar edilmek istendi. Gerçekte yarısı Menekşe Doğan’a ait olan İngiltere’deki mülk, resmiyette erkek kardeşi adına görünüyordu. Erkek kardeş mülkün sadece kendisine ait olduğunu iddia edince, Menekşe Doğan hakkını almak için mahkeme yoluna gitti. 5 yıl süren uzun bir hukuk mücadelesinden sonra mahkeme, Menekşe Doğan’ı haklı bularak mülkün yarısının kendisine verilmesine karar verdi.
Sosyolojik boyutu önemli
Davaya bakan Morgan Has Avukatlık Bürosu’nun direktörü Ali Has, konu hakkında şunları söyledi: “Davanın benim açımdan asıl önemi sosyolojik boyutudur. Yani bir kadına yönelik ciddi bir adaletsizlik girişimi vardı. Türkiye toplumlarında rastladığımız feodal uygulamalar doğrultusunda müvekkilimin kadın olmasından dolayı, İngiltere’deki mülk haklarından mahrum edilmesi söz konusuydu. Türkiye’de babalarının bırakmış olduğu mirasın paylaşımı sırasında kız çocuklarının pay almaması gerektiğini öne süren erkek kardeşler, müvekkilimin buna karşı çıkması sonucu İnglitere’nin Hull şehrinde bulunan ve yarısı müvekkilime ait mülkteki payını da inkar etmek istediler. Söz konusu mülk resmiyette erkek kardeşlerden biri adına görünüyordu. Müvekkilim bana ilk geldiğinde elinde hiç bir delil, evrak veya kanıtı yoktu. Davanın asıl zorluğu da buradan geliyordu. Bu zorluklara ilaveten, söz konusu mülkün alımı 1995/96 döneminde gerçekleştirilmişti. Yani aradan yaklaşık 20 yıl geçtiği için, bu alımı kanıtlayacak evrak bulmakta zorluklar yaşanıyordu.”
Hukuki haklar aranmalı
Avukat Has, mülk alındığında yaşayan ve bu ortaklık hakkında bilgisi olan toplam 18 kişiden yazılı beyan ve dilekçeler aldıklarını, eksik evrakları tamamlayarak davayı yürüttüklerini de sözlerine ekledi.
Menekşe Doğan ise, bir kadın olarak hakkını istediği için, gerçekte yarısının kendisine ait olduğu halde, erkek kardeşinin bu hakkı inkar ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Bir kadın olarak bu davayı sonuna kadar götürüp başardığım için çok mutluyum. Tabii bir yandan da aile içi bir dava olduğu için buruk durumdayım. Bu dava, aile mirasından fiili olarak mahrum bırakılmak istenen bütün kadınlar için örnek bir dava niteliğindedir. Kadın olarak haklarını mutlaka arasınlar. Elimde belki tapu vb. kanıtlar yoktu. Ancak o mülkün yarısının bana ait olduğunu bilen tanıklar vardı. En önemlisi ise, hakimin benim samimi ve mağdur olduğuma inanmasıydı.”
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/LONDRA