İki gün süren konferansın ikinci forum başlığı Medya, Sinema ve Kültürel Alanlarda Cinsiyet Eşitliğinin İnşası üzerine oldu. Son bölümde ise Cinsiyet Eşitsizliği Beden Politikaları ve Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Deneyimleri tartışıldı.
Filmmor Kadın Kooperatifi, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği, GSÜ Medya Çalışmaları, Araştırma ve Uygulama Merkezi, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı tarafından organize edilen konferansa İsveç ve Türkiye’den, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, akademisyen, öğrenci, gazeteci ve siyasetçi kadın katıldı.
RTÜK maddesi uygulanmıyor
‘Medya, Sinema ve Kültürel Alanlarda Cinsiyet Eşitliğinin İnşası forumunda konuşan Hülya Uğur Tanrıöver, Türkiye medyasında kadının ele alınışına ilişkin değerlendirme yaptı. Kadının medya da çok sorunlu bir şekilde işlendiğinin artık herkes tarafından bilindiğini dile getiren Tanrıöver, "RTÜK'de ki kararlarda 'Her türlü ayrımcılığın cezalandırılması' maddesi varken, en az başvurulan cezalandırma kategorisinin bu oluyor" dedi.
Daha sonra konuşan Feminist Perspective Marianne Broddesson, İsveç’in toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda duyarlı bir toplum olduğunu, ama iş gücü açısından kadın ve erkek arasında büyük ayrımcılık olduğunu ifade etti.
Mahkemelerdeki cinsiyetçilik
Cinsiyet Eşitsizliği, Beden Politikaları ve Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Deneyimleri'nin tartışıldığı bölümde konuşan İstanbul Feminist Kolektifinden Meriç Eyüboğlu, kadın cinayetleri ve feminist harekete değinerek şunları söyledi: "Biz kolektif olarak, kadınların kadın cinayetine ilişkin yapılan davalara katılması için başvurularda bulunuyoruz. Cinayeti işleyenler sırasıyla eş, baba, ağabey şeklinde devam ediyor. Yani katil 'Erkek'. Bu ülkede karar veren hakimlerin çoğu erkek. Kadın hakimlerde çok sert kararlar veriyor. Eşini bıçak darbesiyle öldüren adamın 'Cilveli bir şekilde başka bir adama saati sordu' dedi diye, katilin cezasında indirime gitti. Bu tür nedenlerle katil erkeğin cezaları indiriliyor. Mahkemelerden yansıyan cinsiyetçiliğin görünür olduğu yer, haksız ceza indirimleriydi. Duruşmalara katılma mücadelemiz Türkiye açısından Güldünya Töre davasıyla başladı, sonrasında da devam etti." Kürtaj konusuna da değinen Meriç Eyüboğlu, AKP’nin kadına dönük kürtaj politikalarını eleştirdi.
Kürt kadın vekiller hedefte
BDP milletvekili Sebahat Tuncel bir konuşma yaptı. AKP’nin Kürt kadın vekilleri hedef aldığını hatırlatan Tuncel, kadına yönelik şiddetle mücadelenin ideolojik olduğunu ve bu mücadelenin toplumsal yaşamın ters yüz edilmesi açısından devrimci bir hareket olduğunu vurguladı. Devletin de bunu bildiği için kadının mücadelesini tehlikeli gördüğünü ifade eden Tuncel, Başbakan’ın 'kadın erkek eşit olmaz' söyleminden yola çıkan AKP’li vekillerin bu tezi doğrulamaya çalıştıklarını ve 'aile' üzerinden yeni bir toplum inşa etmeye çalıştığını ifade etti. Kürt kadınları açısından durumun daha zor olduğunu belirten Tuncel, AKP’nin meclisteki Kürt kadınlarını hedef alan konuşmalarını hatırlattı.
Anayasal değişim önemli
Şiddetin özünde politik olduğunu belirten Tuncel Kürt kadınları olarak politik şiddetin 2 türüne maruz kaldıklarını söyledi. Tuncel, "Bir erkek egemen sistemin şiddeti, birde Kürt olduğumuzdan dolayı eziliyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz diye, şiddete maruz kalıyoruz" dedi. Uzun yıllardır Kürt kadınlarına devlet memurları tarafından tecavüz edildiğini hatırlatan Tuncel, tecavüzlerin hala devam ettiğini söyledi. Kadın hareketlerinin önemli bir tecrübe yarattığını ifade eden Tuncel, kadınların kendi mücadelelerini verirken, diğer ezilmişlerle de empati kurabildiklerini söyledi. LGBT mücadelesine destek verdiklerine dikkat çeken Tuncel, ortak mücadeleleri önemsediklerini dile getirdi.
Sistem şiddet üretiyor
Mevcut sistemin eşitsizlik ve şiddet ürettiğini dile getiren Tuncel, tüm kadınların ayrı ayrı yaptığı mücadeleleri birleştirerek hareket etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Kürt kadın hareketi olarak kadının ve erkeğin değişim mücadelesini vermeye devam ettiklerine işaret eden Tuncel, "Kürt kadınları, dünya kadınlarıyla ortak çalışmalar yapıyor. 'Kadın kırımına hayır' adlı bir kampanya başlattık. Kadınların erkekleşmemesi, erkeklerin de kadın–erkek eşitliğine inanması gerekiyor. Devrimci bir hareket olan kadın hareketinin dünyayı değiştireceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.
İSTANBUL