Bakan Fatma Şahin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda düzenlenen imza töreninde, "Katı gelenek ve göreneklerin dinimizin üzerine geçtiği, yalancı hadislerle gerçek hadislerin karıştırıldığı durumları gördük. İşte bu yüzden Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hayata dokunması, bunun bir aydınlatma projesine dönüştürülmesi gerekiyor" dedi.

Protokolde kadının adı yok

İmzalanan protokolde iki kurumun işbirliği yapacağı hususlarda aile problemlerinin çözümü amacıyla sosyal hizmet modellerinin uygulanması, Türk aile yapısının karakteristik özelliklerini yaygınlaştırmaya,  aile bireylerinin dini değerler doğrultusunda psikolojik, sosyolojik, ekonomik, hukuki, kültürel eğitim programları uygulanması, sorun çözme kapasitelerinin arttırılması gibi konularda toplumda bilinç ve duyarlılığın arttırılması amacıyla çeşitli faaliyetler yapılması gibi maddeler yer alıyor.

Hutbe ile mi hukukla mı?

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Başkanı avukat Nazan Moroğlu, sorunların dine dayalı motiflerle çözülmeye çalışılmasıyla kadın haklarında ilerleme kaydedilemeyeceğini  belirterek şunları söyledi: "Bu protokol, bakanlığın adı doğru konulmadıkça doğru başlangıç ve olumlu gelişmeler yapılamayacağını gösteriyor. Kadının eğitimde, siyasette, çalışma yaşamında ve aile içinde yaşadığı sorunların çözümünün yolu eğitim, sosyal devlet anlayışıyla destek, bilgilendirme ve bilinçlendirmeden geçtiği halde, sadece dini açıdan Diyanet'le çalışmaların başlatılmış olması, bakanlığın adından silindiği gibi kadınların sorunlarının da görmezden gelindiği anlamına geliyor.

Bakanın sorunların çözümünü Veda hutbesiyle değil, uluslararası sözleşmeler, anayasa ve ilgili hukuki düzenlemeler açısından ele almasını beklerdik."

ANKARA