‘Kadına şiddetle ilgili hiçbir dava askıya alınmamalı’
“Evde Kal” sürecinde şiddet uygulayanın sağlığının, şiddet görenin yaşam haklarından üstün tutulmaması gerektiğini vurgulayan Wan Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Hülya Çelik Sönmez, “Şiddete maruz kalan kadınlarla ilgili hiçbir yasal süreç askıya alınmamalıdır" dedi.
Koronavirüs salgını nedeniyle “Evde kal” tedbirleriyle birlikte toplum izole olmaya başladı. Bununla birlikte kadına yönelik şiddet de katlanıyor. Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Hülya Çelik Sönmez, “Evde kal” sürecinde daha fazla şiddete maruz kalan kadınlarla ilgili hiçbir yasal süreç veya uygulamanın askıya alınmaması gerektiğini vurguladı.
Koruyucu tedbirler artırılmalı
Salgın nedeniyle insanların evde daha fazla zaman geçirmesinden kaynaklı şiddetin arttığını ifade eden Çelik, önleyici tedbirler kapsamında şunları dile getirdi: “Şiddetin miktarını artırdığı tartışmasızdır. Uygulanması gereken, elbette özelde şiddete maruz kalanın, kadının ‘duy’ çağrısında bulunma cesareti gösterip sesini yükseltmesine bağlıdır. Öncelikle şiddet mağduru kadın sesini yükseltmeli, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği arayışına girip bunun mücadelesini vermelidir. Koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan olağanüstü durumlarda bile yargı süreci durma noktasına geldiği bu zamanda, ‘Evde kal’ çağrısı ile evde kalıp daha fazla şiddete maruz kalan kadınlar ile ilgili hiçbir yasal süreç veya uygulamanın askıya alınmaması gerekir. Hatta şiddet mağduru kadınlar bu süreçte daha fazla desteklenmeli, önleyici ve koruyucu tedbirler artırılmalıdır” diye belirtti.
Çelik, bu yönüyle 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun, şiddete uğrayan kişinin beyanı yeterli görülerek gerekli önlem ve tedbirler alınabilmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Yerel kurumların desteği önemli
Kadınlara yasal hakları konusunda ulaşmanın önemine işaret eden Çelik, yerel kurum ve kuruşların bu konudaki sorumluluğuna dikkat çekti. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun için en önemli kuruluşlardan olan yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin desteği ile şiddet mağduru kadınlara ulaşılmalıdır. Kentteki kadınlara 6284 Sayılı Kanun ile ilgili eğitimler düzenlenmeli ve kadınların bunlara katılımı sağlanmalıdır. Şiddet uygulayanların sağlığı, şiddet görenlerin yaşam haklarından, fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinden hiçbir şekilde üstün tutulmamalı.”
Baro hukuki destek veriyor
Wan Barosu Kadın Komisyonu olarak, koronavirüs salgını sürecinde hayata geçirdikleri “Kadına Yönelik Şiddete Hayır” kampanyası kapsamında sosyal medya ağlarını daha aktif hale getirdiklerini, şiddete maruz bırakılan kadınların ulaşabilecekleri hatlar oluşturulduğunu belirten Çelik, şu çağrıda bulundu: “ @vankadinhaklari adlı instagram adresinden veya 0530-673 84 84 numaralı telefon üzerinden 07.00-00.00 saatleri arası ulaşabilirler. Bu hat veya sosyal medya üzerinden bize ulaşanlara, durumuna göre gerekli birimlere yönlendirip, hukuksal desteği sunuyoruz. Bu süreçte de komisyonumuza başvuran mağdurlardan hiçbir karşılık beklemeden, elimizden geldiğince hukuksal desteği sağlayacağız.
HABER MERKEZİ