
Sosyal bir hareket olarak Kürt Özgürlük Hareketi içinde geniş bir alanda faaliyetler yürüttüklerini ifade eden Berktay, "Dünyanın hiçbir yerinde sosyal hareketler suç değildir. Kadınların meclis kurması da suç değildir. BDP Kadın Meclisi olarak tüzel bir kişiliğe sahibiz" diye konuştu.
Baskılara rağmen özgürleşme süreci yaşandı
Baskı süreçlerinin Kürt kadınları üzerinde ağır tahribatlar yanında özgürleştirici bir etki de yarattığını belirten Berktay; "Kadınlar direnme ruhu ile birlikte özgürleşme sürecini yaşadı. Yıkılan; bir yandan aile yapısıydı. Kürt kadınlarının eskiyi kurmaya değil, yenisini yaratmaya çalıştığını görüyoruz. Kadınların devletçi ve iktidarcı sisteme karşı mücadele etme kararlılığı ve öncü pozisyonunda olması devleti tedirgin etti ama ilginç olan; kadınların bu kadar alınmasına rağmen, kadın faaliyetlerinin iddianamede yer almamasıydı” dedi.
Anayasa ve TMK değişmeli
Yapılan siyasi soykırım operasyonlarının mahkeme duvarlarının arasına sıkıştığını söyleyen Berktay, toplumda bu tür davalara itiraz etme, adaletsizliğe karşı çıkma anlayışının geliştirilmesi gerekliliğine vurgu yaptı ve şöyle dedi: “Ben tahliye oldum ama aynı suçlamayla tutuklu arkadaşlarım halen içeride. Asıl sorun; bizim bu iddialarla tutuklanmamızı sağlayan Anayasa ve Terörle Mücadele Kanunu’dur. Bunun değişmesi gerekir” diye kaydetti.
EYLEM DAŞ/JINHA/AMED