Kadınla çoğalım konusunun sorunsallaşması, bu konunun, kadına karşı evrensel bir gerçek olmasından çok uzak bir anlama büründürülmesinden, özünde anlamsızlık çıkmazına mahkum edilmesinden kaynaklanmaktadır. Kadınla çoğalmayı biyolojik algılamak kadar bu yönü öldürmeyi sistemlileştiren tüm sınıflı, hiyerarşik, devletçi sistemler ve kurumlaşmalar, tabii bunların oluşturulduğu merkez olan zihniyetle,r bugün de çok açık bir tarzda gördüğümüz gibi kadınları, kadınların ruhlarını, bedenlerini, hayallerini öldürmeye devam ediyor.
Erkek hakimiyetindeki sistem, kadınla çoğalmak istediğini dahi söylerken onu yok etmeyi hedefliyor. Çünkü kadınla çoğalmaktan ziyade kendini kadının yokluğunda var eden bir erkek gerçeğiyle karşı karşıyayız. Aslında insanlık olarak geldiğimiz aşama son teknik buluşların kanalize edildiği yüksek performanslı uzman kişilerin eğitilerek emrine verildiği ordular dahi bu öldürmeleri başaramaz desek yeridir.
Zira öldüren erkeklik tüm öldürmelerin kökenidir. Kadını her an ruhsal ve bedensel olarak öldürmektedir. Şimdisini ve geleceğini yok etmektedir. Tecavüzler bunun ayyuka çıkan boyutudur. Hindistan örneğindeki gibi tecavüzler karşısındaki protesto eylemlerini bir kutsama töreni gibi algılayan erkeklik, tekrar tekrar toplu tecavüz uygulayarak, her tür şiddeti en üst düzeyde kullanarak ve nihayetinde öldürerek kendini yenilemektedir. Bu erkekliğe 'Dehak' demeyeceğiz de ne diyeceğiz? Tüm toplumumuz bilmelidir ki bugün insanlığın Dehak’ı kadın bedenini ve ruhunu yiyerek, tüketerek ve öldürerek kendini var eden canavarlaşmış erkekliktir. Ve buna karşı ateşi tutuşturacak olan da kadınlardır.
Dünyada, Ortadoğu’da, özelde de Kürdistan’da yaşananlar, kadın nüfusunun erkek nüfusuna oranla arttığını ve erkek nüfusunun giderek yok olma tehlikesi geçirdiğini bilen egemen erkekliğin kadına bu dünyayı bırakmama andına benzemektedir. Ve dizginlenemez haldeki erkekliğin şahlanışı durdurulamazsa ekolojik felaketlerin en büyüğünün yaşanacağı da kaçınılmazdır.
Bu canavarlaşmış erkek nasıl durdurulacaktır? Bu erkeğin karşısında durabilmek için tabii ki tanrıçaların gücünde olmak kadın açısından zorunluluktur. Aynı şekilde tanrıçanın iyi bir arkadaşı olabilmeyi başarabilecek yarı tanrı Prometheus’un akıl ve yürek gücüne ulaşmak da erkek açısından zorunluluktur.
Kadınla çoğalım nasıl gerçekleşecektir?
Hayvani üremenin dahi gerisine düşen bu öldüren algılardan nasıl kurtulacağız?
Her kadın kendine bu soruları sormak zorundadır. Yaşamak isteyen her kadın, bu soruları her gün her an kendine sorarak varoluşuna bir anlam kazandırmalıdır. Zira bedensel çoğalmalar eğer anlam yaratmıyorsa, hayvanlaşmakla özdeştir.
Eğer ki insanoğulları ve kızları olarak anlam yaratacak çoğalmalar yaşamak istiyorsak, başta biz kadınların yeni doğurma biçimlerini esas almamız şarttır. Bir anlamı, bir güzelliği, bir toplumsal doğruyu, bir paylaşımı, bir komünal değeri doğurmak, anlam yaratmayan biyolojik birleşmelerden bin kat daha hayırlı değil midir?
Kadınla çoğalımın nasıl olması gerektiğini kadınlar belirlemelidir. Merkezinde kadın olan bir olgu asla erkeğe bırakılmayacak kadar hassas ve egemenlik dışında inşa edilmesi gereken bir gerçekliktir. Bugün Kürt özgürlük hareketinin geliştirdiği kadın özgürlük mücadelesinin yarattığı değerler kadınla nasıl çoğalım olacağı konusunda önemli cevaplar yaratmıştır, yaratmaktadır. Kadınlarda yaşanan erkekten kopuş bu çoğalımın salt cinsel ve erkek eksenli olamayacağını büyük oranda herkese kabul ettirmiştir. Yine ortaya çıkan toplumsal değerler, yeni komünaliteye giden yolda kazanılan anlamlar da aynı minvalde ele alınmalıdır.
Tabii Kürt kadınları önce kadınla çoğalım konusunda doğru cevaplar verebilmek için önce kendileri olarak varoluşun nasıl olması gerektiğine dair cevaplar oluşturmaları gerekmektedir. Her şeyden bağımsız “ben kimim?” sorusunu sorabilmek, iyi, doğru ve güzel cevaplar verebilmek, kadının 'xwebûn' olabilmesi demektir. Ve 'xwebûn' olabilen kadın, kadınla çoğalımın nasıl olacağını erkeklere de anlatabilecek olan kadındır. Diğer deyişle öncelikli olan, kadınlığın anlam deryasından kendini doğurtmaktır.