
En büyük taş sanatın dili
Oyunun ardından oyunculara çiçek vererek kutlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bu oyunu izlemesem kendimi eksik hissedecektim” dedi. “Dipsiz ve karanlık kuyu bir gün gelecek mutlaka aydınlanacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” diyen Baydemir, herkesin yaşamında hikayelerin olduğunu anımsatarak, “Benim yaşamımda da hikaye var. Ama bu hikaye henüz bitmediği için sizlerle paylaşmıyorum. Ama o hikaye bir gün bitecek. Ve o zaman paylaşacağız” diye konuştu.
Oyunda işlenen “taş” imgesine değinen Baydemir, şunları söyledi: “Hani derler ya ‘taş yerinde ağırdır. Taşların dili yoktur.’ Aslında taş, günümüzde de olduğu gibi bazen dile gelir. Dile geldikten sonra ele gelir. Ancak maalesef taşların bağlandığı, kurtların salındığı bir atmosferde ve coğrafyada yaşıyoruz. Bana göre en büyük taş sanatın dilidir.” Oyunun Trabzon dışında da çeşitli illerde sahnelenmesini öneren Baydemir, “Siyasetin yapamadığı empati kurmayı sanat başarabilir. Bunun için bu oyunu daha çok insanın izlemesi gerekli. Bizler her türlü ortaklaşmaya hazırız” diye konuştu.
Bir gün yüzleşeceğiz
BDP Amed Milletvekili Aysel Tuğluk da, kadınların böyle bir projeyi hayata geçirdikleri için onur duyduğunu belirtti. Barış ve kardeşlik köprülerinin çatırdadığı bir süreçte, siyasetçilerin kuramadığı köprüyü bu oyunda kadınların kurduğunu ifade eden Tuğluk, “Bu oyun başta siyasetçiler olmak üzere herkes için bir mesaj niteliğini taşıyor” dedi.
Oyunda hem kadınların hem de bu coğrafyanın yaşadığı trajediden bahsedildiğini söyleyen Tuğluk şöyle konuştu: “İki trajedi de çok derin, çok tarihsel. Ben bir gün bu trajedilerin son bulacağına inanıyorum. Bu coğrafyada yaşanan acılarla bir gün yüzleşmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Bu memlekette anneler-babalar çocuklarının kemiklerini arıyorlar. Kemik de olsa çocuklarına kavuşmak istiyorlar. Sanatta bunları ifade ederek, yüzleşmeye devam etmek son derece önemli. Bu yüzleşme yaşanacak. Herkes bunun çabasını, mücadelesini verecek.” Kadınların ‘namus-töre’ adı altında katledildiğini ve faillerine ceza indirimi uygulanan N.Ç. davasını anımsatan Tuğluk, “Bazen bu coğrafyada hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair kaygıya kapılıyorum. Ama burada birlikte olmak umutlarımı arttırıyor. Ben özgürlüğün, barışın, kardeşliğin kazanacağına inanıyorum” diye konuştu.
Eylül 2011’den itibaren İsveç Konsolosluğu’nun desteği ile Anadolu Kültür-Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından yürütülen projenin fikir sahibi Dilek Güven. Güven aynı zamanda yönetmeni olduğu “Bize Masal Anlatmayın”ı Sevilay Saral, Süreyya Karacabey, Pelin Temur, Zeynep Kaçar ve Tuncer Cücenoğlu gibi kadın yazarların eserlerinden alıntılanan oyun parçalarıyla oluşturdu. Yönetmen yardımcılığını Hakan Dursun, Duygu Sevim’in yaptığı oyunda Zelal Kaya, Meral Kaya, Leyla Takmaz, Sibel Can, Serap Berber, Songül Nadir, Nuray Yeşilaraz ve Şeyda İdman rol aldı. Oyun, bugün de Trabzonlu sanatseverlerle buluşuyor.
ANF/AMED