Savaş ortamının kadınların sorunlarını daha da arttırdığı, kadınlara yönelik şiddetin her daim tetiklediği, kadınların istihdamında olumsuz etkilere neden olduğu, ölümleri, işkenceleri, faili meçhulleri ve tecavüzleri arttırdığı konusunda hemfikir olan Türkiyeli kadınlar, Kürt sorununun demokratik çözümü ve barış konusundaki talepleri için bir kez daha Ankara’ya yürüyor.
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde „Kürt Sorununa Demokratik Çözüm Öcalan’a Özgürlük“ şiarıyla bugün başlayacak olan yürüyüşe, Türkiyeli kadınlar da batı illerinden „Kadınlar barış için Ankara’ya yürüyor“ şiarıyla yürüyüşün bir kolunu oluşturacak. Yürüyüşte feminist kadınların yanı sıra Barış Anneleri, DÖKH bileşenleri ve onlarca kadın örgütü yer alacak. Bölge ve batı illerinden eşzamanlı olarak konvoylar eşliğinde hareket edecek olan kadınlar, yarın Ankara Kızılay Meydanı‘nda bir araya gelecek. Tertip Komitesi’nin belirlediği güzergaha doğru yapılacak yürüyüşün ardından, kadınların kendi taleplerinin yer aldığı dilekçeler dosyalanarak, belirlenmiş bir heyet tarafından Meclis’e sunulacak.
Yarın gerçekleşecek Ankara buluşmasına katılmak için İstanbul’daki kadınlar bugün yola çıkacak. Kadın Emeği Kolektifi, Barış Anneleri, Barış İçin Kadın Girişimi ile Eğitim-Sen’li, 78’li, BDP’li ve ÖDP’li kadınlardan oluşan „Kadınlar Barış İçin Ankara’ya Yürüyor İstanbul İnisiyatifi“ üyeleri, yürüyüşleri öncesi Galatasaray Meydanı’nda tüm kadınlara eylemlerine katılım çağrısında bulundu. Çağrı açıklamalarında „Silahlar sussun barış görüşmeleri sürsün“ pankartını açan kadınlar, yere de „Barış noktası“ yazılı beyaz bez serip, „Kadınlar savaş istemiyor“, “Barış için ısrar, ısrar ediyoruz“ ve “Yaşasın kadın dayanışması„ sloganları attı.

‘Gençlere sağ salim kavuşmak istiyoruz’
İnisiyatif adına açıklamada bulunan Sevinç Ayten, kadınların savaşın getirdiği düşmanlıkla yaşamak istemediğini söyledi. Savaşta en çok kadınların kaybettiğini ifade eden Ayten, „savaşın, kadın bedenlerinin gasp edilmesi, taciz ve tecavüz demek olduğunu“ dile getirdi. Ayten, barışın mümkün ve zorunlu olduğunun altını çizerek, kadınların şu taleplerini sıraladı: „Kürt halkının üzerine yağan bombaların bir an evvel son bulmasını durdurulmasını, tutuklu arkadaşlarımızın bir an evvel serbest bırakılmasını, yasımızı tutabilmek için kayıplarımızın bir an evvel bulunmasını istiyoruz. Hem askerdeki hem dağdaki genç erkek ve kadınlara bir an evvel ve sağ salim kavuşmak istiyoruz.“

Ayten, konuşmasının sonunda kentte yaşayan tüm kadınları, bu akşam başlatacakları Ankara’ya yürüyüşüne davet etti.

DİHA/İSTANBUL




Amacımız barışa yaklaşmak

Yürüyüşün amacına ilişkin bilgi veren Sur Belediye Başkan Yardımcısı Gülbahar Örmek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 50 gündür avukatlarıyla görüşmesine izin verilmediğini hatırlatarak, yapılan hava muhalefeti bahanelerinin inandırıcı bulmadıklarını belirtti. Örmek, „Amacımız barışa yaklaşmak. Son dönemlerde müzakerelerden söz ediliyordu. Adeta bir umut kapısı açılmıştı. Şimdi ise görüşmeler engelleniyor bir muğlaklık var. Bu duruma son vermek istiyoruz“ dedi. Örmek, „Bütün halkımızı cuma günü BDP Diyarbakır İl binasına bekliyoruz. Bizimle gelecek olanlar için İl Örgütü araçlarını hazırlamış durumda. Bugün saat 15:00’da hareket edeceğiz“ dedi.

Örmek, gelemeyecek olan yurttaşların da kendilerine destek vermek amacıyla uğurlamaya gelebileceklerini ifade etti.


DİHA/AMED




Bu ilk yürüyüş değil

Bu akşam her türlü bedeli göze alarak Ankara’ya yürüyecek olan kadınlar, yıllardan beridir akan kanın durması için arayışlarını her zaman sürdürdü.
Anneler, 1996’da cezaevlerinde yaşanan ölümleri protesto etmek amacıyla Ankara’ya geldi ve İnsan Hakları Derneği’nde üç gün açlık grevi yaptı. 2002 ve 2007 yıllarında Ankara’ya iki defa gelen Barış Anneleri, 11 Ağustos 2009’da da Genelkurmay’a operasyonların durması noktasındaki taleplerini iletmek istedi. Burada, „Silahlar sussun taraflar konuşsun“ pankartı açan ve beyaz tülbentlerini takan anneler, polis barikatına takıldı. Bunun üzerine Barış Anneleri iki gün oturma eylemi yaptı.

‘Demokratik Açılım’ oturumuna katıldılar

11 Kasım 2009’da hükümetin „demokratik açılım“ı tartışmaya açtığı Meclis oturumuna katılan Barış İçin Kadın Girişimi üyeleri, Kürt sorununun çözümünde kadınlara yönelik suçların da araştırılmasını, cinsiyetçi ve militarist yaklaşımlara son verilmesini, çözüm sürecinde kadınların da muhatap alınmasını istedi. Meclis’e bazı yazar ve sanatçıların da bulunduğu bir kadın grubu katıldı. CHP’den Gaye Erbatur ve DTP’li kadın milletvekilleriyle görüşen girişim temsilcileri, AKP’li Fatma Şahin ile görüşememişti.

2010’da iki koldan yürüdüler

9 Kasım 2010’da Riha (Urfa) ve İstanbul’dan KESK, İHD ve Kadın Barış Girişimi’nin öncülüğünde „Kadın Yürüyüşü“ başlatıldıktan sonra 12 Kasım’da kadınlar Ankara’ya geldi. Tandoğan’dan Başbakanlığa yürümeye çalışan kadınlar Maltepe’de durduruldu. Burada kadınlar savaş ortamında kadınların daha fazla öldürüldüklerine dikkat çekmişti. Eylemde kadınlar her iki koldan yaptıkları yürüyüşler ve basın açıklamaları sonrasında topladıkları sorunları Başbakanlık’a iletmek istemiş ancak yürüyüşlerine engel olunduğu için taleplerini bir heyet aracılığıyla Başbakanlık’a iletmek zorunda kalmışlardı.

Cumartesi Anneleri adına Meclis’te görüştüler
19-20 Haziran 2010 tarihinde Cumartesi Anneleri olarak da bilinen Kayıp Yakınları adına bir grup İstanbul’dan Ankara’ya yürüdü. Kayıp yakınlarının amacı, Meclis’te parti yetkilileriyle görüşerek kayıp olaylarının aydınlatılması, bu olayların bir daha yaşanmaması ve sorumluların hesap vermesi için harekete geçmelerini istemekti. 21-22 Haziran’da grup Meclis’te AKP, CHP ve BDP yetkilileriyle görüştü.

12 Eylül’de de Ankara’daydılar

12 Eylül 2011 tarihinde Amed ve İstanbul’dan gelen Barış ve Cumartesi Anneleri İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi ve Devrimci 78’liler Koordinasyonu’nun organizasyonuyla barış için seslerini yükselterek, kayıp olan çocuklarının akıbetini öğrenmek istediklerini belirtti. Bunun yanısıra değişik tarihlerde kadınlar, savaşa karşı barış taleplerini dile getirmek için Êlih’e (Batman), Colemêrg’e, Silopî’ye, Amed’e, kitlesel yürüyüşler düzenlediler, başta İstanbul olmak üzere ülkenin değişik yerlerinde nöbet tuttular.

Canlı kalkan oldular

Son olarak ise 17 Ağustos’ta Federal Kürdistan Bölgesi’ne yönelik hava operasyonunun hemen ardından kadınlar hem askeri operasyonları hem de  Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüşmesinin engellenmesini protesto etmek için 20 Ağustos’ta bölgenin dört bir tarafından Colemêrg ve Şirnex’in sınır noktalarına canlı kalkan eylemi başlattı. Barış Anneleri İnisiyatifi öncülüğünde başlatılan ve dalga dalga büyüyen eylem 11 gün boyunca devam ederken, bir heyet de Federal Kürdistan Bölgesi’ne giderek incelemelerde bulundu. Eylemin son günlerinde Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde askerlerin açtığı ateş sonucu BDP’li Van İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Ayhan yaşamını yitirdi.


NAGİHAN AKARSEL - DİHA/ANKARA