
Karaman'da yaşanan cinsel istismar davasında sanık yüksek ceza aldı, ancak asıl sorumlular ve suça göz yumanlar yargılanmadı. Kadınlar, mahkemenin tek celsede verdiği kararın kimi kurumları aklama girişimi olduğunun altını çizerek, olayın bütün boyutları ile açığa çıkması için her türlü çabayı göstereceklerini dile getirdi.
Karaman'da Ensar Vakfı ve Karaman İmam Hatip Okulları Mezunları Derneği'ne (KAİMDER) bağlı yurt ve evlerde kalan 10 çocuğa cinsel istismarda bulunan öğretmen Muharrem Büyüktürk hakkındaki dava önceki gün görüldü. Avukatların Ensar Vakfı ve KAİMDER’le ilgili soruşturmanın genişletilmesine dair tüm taleplerini reddeden mahkeme, sanık Muharrem Büyüktürk’e toplamda 508 yıl 3 ay ceza verilken, başta Ensar Vakfı olmak üzere cinsel istismarda sorumluluğu bulunan hiçbir yetkiyi yargılamadı ve dava oldu bittiye getirilerek kapatıldı.
Aklama yargılaması
HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, 30 yılı aşkın süredir avukatlık yaptığı mesleğinde tek celsede biten bir davaya tanık olmadığını belirtti. Sanığın mahkemedeki savunmasında kullandığı 'Ensar da KAİMDER de istediğini aldı, arada beni kurban ettiler' şeklindeki ifadesini hatırlatan Kerestecioğlu, '"Failin son sözü bile tek başına bir soruşturma vesilesiydi" dedi.
'Biz bitti demeden bitmeyecek'
Ensar Vakfı ve KAİMDER'in 'suçtan zarar gördükleri' gerekçesiyle davaya müdahil olduklarını hatırlatan Kerestecioğlu, "508 yıl cezayla kapatmaya çalıştıkları dosyada ne Ensar, ne KAİMDER, ne de suça ortak olan, göz yuman, sessiz kalan kimse soruşturuldu. Tam tersine 'suçtan zarar gördükleri' gerekçesiyle davaya müdahil oldular. Baştan sona bu aklama yargılamasında, adeta asıl sorumlular mağdur oldu. Kayıt dışı, denetimsiz yurtlarda asıl sorumlularla o çocuklar yine başbaşalar. Takipçisi olduğumuz onca dava gibi, bu dava da biz 'bitti' demeden bitmeyecek!'" dedi.
İktidar mahkemeye el attı
Davayı takip eden HDP Agirî Milletvekili Dirayet Taşdemir de, yapılan siyasi değerlendirmeler sonrasında yargının böyle bir karar vermesine şaşırmadıklarını belirtti. Taşdemir, "Mahkemenin fiziki koşulları bile bir yargılama ortamından uzak, bu vahim olayı bir oldu-bittiye getirmek için hazırlanmıştı" dedi.
Verilen cezayla toplum vicdanının rahatlatılmadığını belirten Taşdemir, söz konusu yargılamanın sistem sorgulaması açısından örnek bir dava olabileceğine işaret etti. Taşdemir, "Bireysel bir suç gibi ele alındı, oysa kolektif bir ihmal vardı ortada, bütün bunların sonucunda siyasi iktidarın bu mahkemeye el attığını anlamış olduk" dedi.
Kadınlar yargılayacak
Ankara Kadın Platformu üyesi Yurdagül Çabat ise, mahkeme süreci boyunca tiyatro sahnesine şahit olduklarını belirtti. Olayın bir öğretmen ile sınırlı olmadığını belirten Çabat, "Bu sistemsel bir sorundur. Bu tacizlere cinsel istismarlara zemin hazırlayan devletin kendisidir. Kadınlar olarak adalet yerini bulana dek bu işin peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Eğitim Sen MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Ebru Yiğit de, mahkemenin kadınların davaya müdahil olmasını kabul etmemesinin, onun siyasi bir tutum içinde olduğunu gösterdiğini söyledi.
Olayı toplumdan kaçırarak kapalı kapılar ardında ve kendi aralarında çözmeye çalıştıklarının ortaya çıktığını dile getiren Yiğit, ortaya çıkan kararın daha sonra yaşanacak cinsel istismar ve saldırı olaylarına da meşruiyet kazandırdığını söyledi. Yiğit, erkek egemen yargı kararını vermiş olsa da kadınların bu davayı kapatmayacağını vurguladı.
ANKARA