Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nin gereklerini yerine getirmemekle kadınları geleceksiz bıraktığını kaydeden Gülsüm Kav, GREVIO’nun açıkladığı rapora dair ise “Çocukların kendini cinsel istismardan korumak için ‘ölü’ taklidi yaptığı bir ülke; ‘ortanın altı’ olsa ne olur, olmasa ne olur? Bu zaten bir felakettir ve ‘en kötüsü’ olarak kabul edilmelidir” dedi.

Avrupa Konseyi’nin kadınlara yönelik ve aile içi şiddetle mücadele sözleşmesi olan ve Türkiye’nin de ilk imzacılarından olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin izleme ve denetleme komitesi GREVIO, (Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Eylem Uzman Grubu) Türkiye raporunu yayınladı. Raporda, “Terörle mücadeleye ilişkin önlemlerin, Türkiye’nin güneydoğu bölgesindeki güvenlik operasyonlarının ve başarısız darbe girişiminden sonra kamu hizmeti sektöründe memurların kitle halinde işten çıkarılması sonucunda insan kaynaklarının azalması gibi çeşitli faktörlerin, kadınların şiddetten uzak bir yaşam sürme haklarını kullanmaları açısından elverişli bir ortam yaratmadığı” ifade edildi.

   

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav,  Türkiye’nin de imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için “can simidi” olduğunun altını çizdi.

Eşitlikte sürekli gerileme var

 Türkiye’nin imzalayıp da gereklerini yerine getirmediği sözleşmenin 4 temel taşının kadınlar açısından çok önemli olduğunu belirten Kav, şunları kaydetti: “İlk madde önleyici tedbirler alınması noktasıdır. Yani kadınların eşit şartlarda yaşadığı bir toplum yaratmak. Kadınları kendi ayakları üzerinde duran bireyler olarak, eşit yaşam şartları olan bireyler olarak ele alırsak şiddet zemini de kalmaz. Ülkedeki eşitliği ölçen veriler var ve o verilere göre Türkiye olarak sürekli gerilemekteyiz. 120’li sıralardayken ülke olarak şu an 130’lu sıralara gerilemiş durumdayız eşitlik verilerinde.”

Koruma kanunu da uygulanmıyor

 Bir diğer nokta olarak 6284 sayılı koruma kanununun uygulanması durumunda kadın cinayetlerinde azalmanın görüldüğünü de kaydeden Kav, artık uygulanması bir yana, adeta hedef haline getirildiğini söyledi. Kav, şunları ekledi: “Bazı basın organları tarafından ‘yuva yıkan 6284’ tarzında atılan başlıklarla kadınları koruyan kanunlarda mantık dışı şeyler de yaşıyoruz. Üçüncü madde ise ‘bu iki maddeyi de uygulamana rağmen kadına dönük bir zarar ortaya çıktıysa zararı cezasız bırakma’ diyor. Burada da Türkiye’de uygulanan ‘cezasızlık’, ‘tayt indirimi’, ‘iyi hal indirimi’, ‘saygın tutum indirimi’ meselelerine geliyoruz. Türkiye’de bu derece vicdanı rahatsız edecek suçlarda cezasızlık durumu çok sık yaşanıyor. Şuana kadar saydığımız 3 madde de Türkiye tarafından lağvedilmektedir.

‘Türkiye hiçbir şey vaadetmiyor

 Sözleşmenin, ülkelerde, kadının güçlendirilmesine yönelik politikaların da geliştirilmesini dayattığını vurgulayan Kav, “Türkiye’de zaten hiçbir maddenin uygulanmamasıyla geldiğimiz noktada kadınları güçlendirme değil daha çok geleceksizleştirildiğini görüyoruz. Kadınların büyük mücadeleleri sonucu ‘Medeni Kanun’, ‘Nafaka Hakkı’, ‘6284’ gibi kazanımlarına çok yoğun tehdit ve saldırı gerçekleşiyor. Sözleşme bize kadınları ‘güçlendir’ dese de Türkiye gidişatı maalesef ki kadınlara hiçbir şey vaat etmiyor. İstihdam alanında hiçbir zaman iş arama şansına erişememiş, çocuk yaşta evlendirilen, ev yükü omuzlarına bindirilen milyonlarca kadından söz ediyoruz. Bu imkana kavuşamadığı için bu kadar milyon kadın istihdam verilerine girmiyor. Geleceğe dönük olarak kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi gerekiyor. ‘Coğrafya kaderdir’ sözünü reddediyorum ve ‘coğrafya kader değildir biz değiştirebiliriz’ diyorum” dedi.

‘Ortanın altı’ vahameti gösteriyor

 Gülsüm Kav, geçtiğimiz haftalarda bütün imzacı ülkeleri denetleyen GREVIO Örgütü’nün açıkladığı raporu ise şöyle değerlendirdi: “GREVIO, Türkiye için ‘ortanın altı durumda’ dedi. ‘Ortanın altı’ söylemi bir ülke için mahcup olunacak bir durumdur. Senelerce durumun vahametine dikkat çekti ve sonuç olarak uluslararası heyet de bunu söyledi. En azından bundan etkilenmelerini ve heyetin raporundan hicap duyup yapılması gerekenlere yönelik adım atmaları çağrısında bulunuyorum.”

Kav, Türkiye’de her gün birden fazla kadın katledilirken ve bu gidişata “dur” denilmediği için hak ihlallerinin artması nedeniyle ‘ortanın altı’ söyleminin doğru olmadığını belirten Kav, “Çocukların kendini istismarda bulunan erkekten ‘ölü’ taklidi yaparak koruduğu bir ülke; ‘ortanın altı’ olsa ne olur, olmasa ne olur? Bu zaten bir felakettir ve en kötüsü olarak kabul edilmelidir. Devlet bir an önce kadınları korumak için adım atmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

JINNEWS/İSTANBUL